Siciliyalı

·
Okunma
·
Beğeni
·
4.597
Gösterim
Adı:
Siciliyalı
Baskı tarihi:
2019
Sayfa sayısı:
368
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789952363104
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Sicilian
Dil:
Azerice
Ülke:
Azerbaijan
Yayınevi:
Qanun Nəşriyyatı
Baskılar:
Sicilyalı
Sicilyalı
Siciliyalı
Gözəl mənzərələri və münbit torpaqları olan Siciliya fəlakətlər girdabında boğulur. Mafiya, kilsə, kommunizm – nəyin bahasına olursa olsun hakimiyyəti ələ keçirmək uğrunda qanlı mübarizə aparır. Sadə insanlarsa yaşamaq uğrunda mübarizəyə qalxıb. Siciliyalıların qəzəbi, yoxsulluğu, eyni zamanda məğrurluğu və ailə dəyərləri, yoxsa mafiyanın qanunları üstün gələcək? Baş qəhrəman, siciliyalı Robin Hud, Gilyano sadə xalqın yeganə ümid yeridir! Doğma vətənlərini sevən, amma vətənin naz-nemətindən məhrum olan insanların pənahıdır! 20 yaşlı gənc Salvatore Gilyano xalqın qanını soran hər kəsə – mafiyaya, korrupsioner hökumətə, saxtakar kilsəyə qarşı mübarizəyə qalxıb. Amma bu mübarizədən kim qalib çıxacaq?

“Siciliyalı” romanı dostluq və ədavət, sevgi və nifrət, “susmaq” və “qisas almaq” haqqında kitabdır
445 syf.
·10/10 puan
Birkaç gün önce Yaşar Kemal'in ilk ve mükemmel romanı İnce Memed'i okurken daha önce üç kez okuduğum Mario Puzo romanı Sicilyalı'yla tematik benzerliklerin ne kadar çok olduğunu fark ettim. Yaşar Kemal'in pastoral bir destan sofrasına dizdiği ziyafet son derece lezizdi ama Puzo'nun romanındaki o içeriden bakışın İnce Memed'de eksik olduğunu hissettim. Puzo'nun, Sicilyalı'da, 15 sene evvel Baba'da New York mafya düzenini anlatırken boca etmediği, edemediği yerelliği kendi toprakları olan İtalya'nın mafyaya ev sahipliği eden Sicilya'sında geçen bir hikayede olabildiğince dolu dolu kullandığını gözlemlemek mümkün. Baba'da New York öykünün yalnızca mekanı iken Sicilyalı'da Sicilya romanın asıl baş kahramanı. Mario Puzo'nun o güne kadar yazdığı Amerikan mafya öykülerinde diplomatça bir his var. Her ne kadar Baba'da Sicilyalı ailelerin yaşam alışkanlıklarını öyküye zekice yerleştirmiş olsa da sicilyalı romanında hikaye doğduğu toprakların göbeğinde daha kolay yerelleşiyor.

Sicilyalı, gerçek olayların da etkilediği bir eşkıyalık destanı. Dağlarda 7 yıl Sicilya'nın Robin Hood'luğunu yapan ve büyük bir üne kavuşan Salvatore Guiliano'nun trajedisi. Ama Puzo romanı yalnızca bir modern zaman efsanesi biçiminde yazmakla yetinmiyor. Capo di tutti capi Don Croce Malo karakteriyle Sicilya mafyasının eşkıyalıkla olan paralel rekabetini, Roma'daki hükümet yetkililerini, ulusal jandarma güçlerini ve eski dostlarımız Corleone ailesini de Guiliano'nun epik öyküsüne yerli yerince ekliyor ve ortaya bir kurgu monografi çıkarken bir yandan da tarihi zorbalıklarla dolu bir adanın, Sicilya'nın anatomisini çiziyor. Bu anatomi, biz Türk okurlara Gladio'yu, derin devleti ve kaçınılmaz biçimde Susurluk'u dahi hatırlatıyor. İnce Memed ise devleti dağdan keskin çizgilerle ayıran ve iki karşıt gücü sarmallamayı denemeyen bir öykü.

Sicilyalı, Baba'nın gölgesinde kalan bir roman olsa da en az onun kadar güçlü bir öykü. Farklı coğrafyaların ama benzer kaderin hikayesi olmasıyla Çukurova'yla Sicilya'yı paralelleyen epik bir çalışma ve her türlü övgüyü hak eden onlarca detayla taçlandırılmış. Mario Puzo'nun iki dev romanından küçük kardeş olanı.

Daimi Not: Altın Kitaplar baskısı eksik. 1001 Kitap baskısı Türkçe hatalarıyla dolu olsa da hiç olmazsa tam baskı.
445 syf.
·4 günde·6/10 puan
Puzo için bir yapı taşı denebilir. Kitap akıcı bir çırpıda okunabilir. Benim tuhafıma giden bir kaç nokta var Turi dağlarda bir gerilla savaşı veriyor sınıf farkını sevmiyor ama iktidarda sosyal demokrat parti var sosyal sınıfı reddederken koministleri korkutmaya çalışıyor ama sonuc hüsran bir çok masum ölüyor bu ne yaman çelişki ! Sicilia halkına gelince bütün papaz ve keşişlerin dolandırıcı olduklarını bildikleri halde onlara günah çıkarmaya gidiyorlar çok tuhaf bir halk ben puzoyu iyi bildiğim için içimden şunlar keçti "ah Sicilia aşk, ihanet ,kan , ölüm , gözyaşı ortadoğudan farksız.
416 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Köleleştirilmiş toplumlarda kurtarıcı olmak umut olmak güzeldir.
Kölelerin ne istediğini bilmezseniz hürriyet adına kurban secilir ihanete uğrar bedelini de hayatınız ile öder sonrada Kahraman ilan edilirsiniz.

Devletin derin aklı yada kirli siyasettin kullanamadıkları ne kadar güçlü olur ise olsunlar onların kontrolünde,himayesinde,müsade ettikleri kadar yaşanmasına ileri gitmelerine müsade edilir hayatta kalırlar işleri bitince yanı başına koydukları gözlemciler tarafından harcanır.
Nasihatın kabul görmediği yerde musibet taht kurar. Güçlüler her zaman. Oyunun kuralını belirledikleri için kazanır.
Sicilyalı kitabını okumanızı tavsiye ederim.
445 syf.
·21 günde·Beğendi·8/10 puan
Sicilya, tarihin atlasında toprağı en karanlık, kırmızı ve kaotik renklerle boyanmış ve fakat iç karartıcılığının yanında, bir başak buğdayı bile gizeme bulayan iklimi, "omerta" kültürüyle yoğrulan çocukları,çocuklukları ve insanlarının kendine özgü hayatta kalma yöntemleriyle de, beşeriyetin belleğinde kendine yer edinmiş talihsiz bir ada.

Önce Normanlar(evlerini beyaza boyarlardı), ardından Yunanlar(evlerini maviye boyarlardı), Araplar(evlerini pembe ve kırmızıya boyarlardı) ve Yahudiler(evlerini sarıya boyarlardı).

"Ancak artık hepsi kendilerini İtalyan ya da Sicilyalı saymaktadır ve bin yılda kanları o kadar karışmıştır ki, evin sahibini özellikleriyle tanıyamazsınız ve sarı evin sahibine Yahudi atalara sahip olduğunu söylerseniz karnınıza bıçağı yersiniz."(Syf. 85)

Puzo'nun şöhretini borçlu olduğu kitapları her ne kadar 'suç' ve 'mafya' aortundan akıyor olsa da, kılcallarında gezinen nüanslar, bence Mario Puzo romanlarının hakim damarlarıdır.  "Gizem" , "Güç" , "İhanet" , " Sadakat" , " Adalet" ve "İntikam"  gibi çok temel duygu ve dürtülerin işlenişi ve bu duyguların toplum vicdanında incelikle kurulmuş denklemleri,Puzo hikayeciliğini şöhrete kavuşturmuştur. Seçtiği suç desenli arkaplan bu tarz duyguların tüm çıplaklığı ve sadeliğiyle resmedilebileceği rahat bir dekor sağlamıştır Puzo'ya. Bu, Puzo'nun ne derece umrundadır onu bilmem. Puzo'nun edebi bir kaygı taşıyıp taşımadığı da tartışmaya gayet açıktır. Tartışmaya açık olmayan şey şudur ki, Puzo, en iyi bildiği şeyi yazmıştır. Bahsini açtığı konuların duayeni, kullandığı mafyatik enstrümanların virtüözüdür. Puzo müthiş bir 'oyun kurucu' ve etkileyici bir 'sunucu'dur. Ayrıca hasta bir kumarbazdır. Ayrıca Superman I ve II'nin de senaristlerindendir.Ayrıca "Baba" karakteri için "Marlon Brando" isminde ısrarcı olan kendisidir.Ayrıca Napolilidir.

Sicilyalı'ya gelecek olursak, hikayesinin "Baba" ile kesişen bir kurgusu olmasıyla beraber başlı başına kült bir karakterdir "Salvatore Giuliano". Öyle ki "Baba" karakterinde Puzo'nun üstünden atladığı bütün incelikler "Sicilyalı"ya enjekte edilmiş halde diyebilirim. Aynı durum "Aspanu" için de geçerli. Hatta aynı şey "Sicilyalı" nın filmi için de geçerli. Kitabın ağır atmosferiyle, senaryonun hızı arasında örtüşen en güçlü bağlantı, Christopher Lambert'ın karizmasından ve başarılı oyunculuğundan ibaret olsa da başarılı bir yapım diyebilirim fakat başarılı bir uyarlama değil haliyle. Kitap ve filmde aynı havayı yakayabilmiş tek karakter "Sicilyalı", belki biraz da "Aspanu", fakat onlar da havada asılı kalmış doğal olarak. Yönetmenin de(the deer hunter'ın yönetmeni, Michael Cimino) hakkını teslim etmekle beraber, filmin senaryosu kitabın vermek istediklerinden, gerçekçiliğinden ve komplike yapısından biraz uzak ve epey de romantik kaçmış. Fakat tekrar edeyim, kitaptan bağımsız değerlendirilecek olursa başarılı bir yapım. Godfather'ı müziğiyle hatırlayanlar için belirtmek isterim ki, "Sicilyalı"nın müzikleri ve melodilerinin de Baba'dan aşağı kalır bir yanı yok. Merak edenler için soundtrackini şuraya bırakayım.

 https://youtu.be/B-JEALf7X8Y

Her ne kadar filmde Baba'nın bahsi geçmese de ve filmin sloganı "before the Godfather there was the Sicilian" olsa da kitapta Godfather, Sicilyalı'nın ağa babası pozisyonundadır ve Giuliano, muhatabı Michael Corleone'la yaşıttır. Fakat Giuliano bir mafya babası değil hatta Sicilya'daki mafya babalarına kök söktürmüş bir eşkiyadır.

"Sicilyalı" romanı, gerçek bir hayat hikayesinden esinlenilerek yazılmış olup, gerçekte olup biten şeylerin küçük sayılamayacak bir oranda değiştirildiği söylenmektedir. 1922-1950 yılları arasında yaşamış ve Sicilya'nın halk kahramanı,hatta Robin Hood'u olarak görülen eşkiya Salvatore Giuliano, bir güç odağı haline geldikten sonra siyasi hesaplara bulaşarak bir halk katliamının müsebbibi olmuş veya bir komplonun içine çekilmiştir. Kesinlik arz eden bir kaynak bulamadım. Ancak 2. Dünya Savaşı'ndan sonra, Giuliano'nun, Sicilya ayrılıkçı hareketinde ve komünist akım karşısında Amerikayla ve Romayla birlikte saf tuttuğu yönündeki ithamları değerlendirirken, yıllarca kendi yağında kavrulmaya mahkum edilmiş yoksul Sicilya halkının, Mussolini İtalya'sındaki zavallı hallerini göz önünde bulundurmak gerekir. Olaylar biraz karışık. Gerçi Mussolini'den sonra tekrardan azıtan mafyaların Mussolini'ye ne derece tercih edilebilir olduğu da tartışılır. Ve Sicilya'nın bağrında doğan "mafya" kültürü, gemilerle Amerika'ya göç etmiş ve kendi yaşam ekolünü uzun bir süre devam ettirirken, güçlü "aile"lerin adalet anlayışının, zaman zaman, güçsüz devletin adalet anlayışına yeğ tutulabilirliğine kanıtlar sunmuş ve epeyce taraftar ve üye toplamıştır.

"Eğer Sicilyalıysanız ya kanun adamısınızdır ya da bir mafiosi. Üçüncü seçenek ölümdür. Ya da Salvatore Giuliano."

Bir Attila İlhan hastası olarak şunu da belirtmek isterim ki Puzo'nun kitaplarındaki karanlık aurada ve sert karakterlerde, bir Attila İlhan şiiri havası yakalamışımdır hep. Gerçi esrarengiz ve puslu bütün havalarda bir Attila İlhan esintisi mevcuttur bende. "Sicilyalı" kitabında da,Puzo, ihanetin haritasını tüm izohipsleriyle tarif ederken, aklımda dönüp dönen şiiri de şudur Kaptan'ın :


tut ki gecedir
karanlık sıvaşır ellerine camlardan
birden kırmızıya döner
trafik ışıkları
kükürtlü dumanlar yükselir
korkuya batmış
camkırığı adamlardan
tehlikeye büyür sakalları

tut ki gecedir
ihbarlar birer sansar
bir telefondan bir telefona atlar
yeraltı örgütleri tetik üstünde
adres değiştirmiş silah kaçakçıları
fahişeler birbirinden kuşkulanıyor

tut ki gecedir
katiller huzursuz
hırsızlar sinirli
hainler ürkekçedir
elleri telefona kendiliğinden uzanıyor
ihanete gece müthiş bir gerekçedir
ihbarlar birer sansar
bir telefondan bir telefona atlar

ihanet bir bilmecedir
445 syf.
·1 günde
Guiliano, o bir halk kahramanı, o haksızlıkla mücadeleye kendini adamış adalet savaşçısı.

Dönemin İtalyasını, mafya örgütlerini ve siyasi bir kaç olayları güzel tasvir etmiş yazar. Kitabın arkasındaki yazıdan Baba romanıyla ilişkili bir kitap izlenimi veriyor ancak bu kitapta çok kısa geçiyor. Ona rağmen başarılıydı.
445 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10 puan
İnsana demezler mi bu nasıl kitap diye. Kitap çok güzel, işleyiş mükemmel. Baba da var Corleone ailesi de var ama gel gör ki kitap Salvatore Guiliano üzerinden ilerliyor. Başta Michael ile başlayınca gene tamam dedim bu saracak ama adama bir giriş yaptık daha da çıkamadık. E hiç BABA figürü eklenmeden de bu yapılabilirdi bence reklam ve satış amaçlı eklenmiş ama güzel olduğu için ses çıkartamıyoruz. Zaten ne demek istediğim anlaşılacaktır bana göre.
Burada Sicilya'dan kurtarılmaya çalışılan Salvatore Giuliano konusu geçiyor. Kitabın henüz başında daha Michael Amerika’ya kaçmadan. Burada çok önemli bir mevzu var. Gerçekten de bu kişiliğin yaşadığını öğreniyoruz. Yaklaşık 40 dakikalık bir araştırma sonucu olarak söylüyorum bunu. Ancak burada bu kişinin hem Robin Hood olarak anılması hem de Halkını Katletmesi arasında bir tezatlık gözüme çarptı. Hatta ilk notları alırken bu tezatlıktan yakınmıştım ama bir sonraki araştırmalarımda, Mario Puzo'nun bu tezatı gidermek için katliamı Salvatore'nin adamlarından Passatempo ile yaptırdığını görüyoruz. Tabi yanlışım varsa da lütfen düzeltin. İtalyancam olmadığı için birkaç arkadaştan yardım almak durumunda kaldım ve genellikle de çeviri kullandık. O yüzden çok da emin olamadık tabi.
Kitabın sonuna geldikten sonra görüyoruz ki bu iki adam birleşiyorlar hikâyede ama abartmıyorum. Kitap 100 sayfa olsun; bunun 85 sayfası Guliano, 5 sayfası Michael ve 10 sayfası da beraber geçirdikleri kısımdır. En net haliyle bunu diyebilirim. O 10 sayfa da şüpheli tabi. Bir de Komünizm destekçisi arkadaşların kitabı OKUMAMASI daha faydalı olacaktır. Bana kalsa okuyun derim tabi de moralleri bozulacaktır yazanları görünce. Herkesin kendi fikri tabi ben karışamam.
Ben sadece keyifli okumalar ve iyi akşamlar dileyebilirim ve öyle yapacağım. Herkese de iyi hafta sonları ve tatiller diliyorum. Sağlıcakla..
445 syf.
Bu kitabın önce filmini izlemiştim. Filmi hoşuma gitmişti. Daha sonra bu kitabı aldım.
Kitap aslında Baba kitabının bir uzantısı şeklinde. Baba'yı okuyanlar bilir ( veya filmi izleyenler), Michael Corleone saklanmak için baba ocağına ( Corleone köyüne ) gider. Bir süre oralarda takılır. Babasının isteği üzerine Salvatore Guiliano adlı adamı yanında getirmek için aramaya koyulur. Öte yandan Salvatore ise Sicilya mafyası ile savaş hazırlıkları içerisindedir. (Gerçek hayatta Salvatore Giuliano Sicilya'da yaşamış bir eşkıyadır. Daha doğrusu Robin Hood olarak tanınır. Dönemin şartlarına kurallarına karşı durduğu için kanun kaçağı durumuna düşmüştür. Bu kitapta anlatılanların bir kısmı gerçek olaylara dayanmakta imiş. Puzo bazı olayları atlayarak yazmış deniyor araştırdığım kaynaklarda.)
Salvatore'nin yoldaşı, arkadaşı ve kuzeni Gaspare Pisciotta (Aspanu) adlı karakterdir. Aspanu ile haydutluk yaparlar. Tüm maceralarda beraberdirler. Aspanu da gerçek bir karakter. ( ben bunların gerçek karakter olduklarını sonradan öğrendim).
Kitap baştan aşağı entrika, ihanet, hainlik, çakallık, kahramanlık kokuyor. Salvatore'nin ölümü ise daha acı şekilde. Çünkü Aspanu, Sicilya'nın ihanet adetini devam ettiriyor ve Salvatore'yi öldürüyor.
Kitap gerçelk olaylara ve karakterlere yansa bile aslında kurgudur. Puzo'nun güzel kurgusu ve karakter betimlemeleri ile dolu bu kitabı okuyacak arkadaşlara şimdiden iyi okumalar dilerim.
445 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10 puan
Dikkat spoiler içerir.
Michael Corleone, Sicilya'daki son günlerinden babasından bir görev alır. Sicilya'da meşhur asi gangster Salvatore Guiliano adındaki adamın karısı ile beraber güven içinde ABD'ye gönderilmesini sağlayacaktır. Ancak burada bazı sorunlar vardır. Guiliano kimseye güvenmemektedir. Sicilya'daki meşhur baba Don Croce, İtalya Adalet bakanı ve carabinieri'ler peşindedir. Ona yaklaşanlar da hedef olacaktır. Ancak Guiliano'nun bazı avantajları da vardır. Dağları iyi bilmekte, kendisine sadık bir yardımcı olan Aspanu Pisciotta ve ordusu bulunmakta, bir de elinde İtalya yetkililerine ait bazı belgeler bulunmaktadır. Bu belgeler ortaya çıkarsa hükümet bile düşebilir. Bu ortamda Guiliano'yu ve ailesini güven içinde göndermesi gerekecektir. Acaba başarılı olabilecek midir? ABD'ye gittiğinde babası ile ne konuşacaktır? Salvatore'nin çocukluğu nasıl geçmiştir? Yoksulluk içindeyken bir kalıp peynir yüzünden bir askeri vurması ve zorunlu olarak eşkiya olması, halkın yararına çalıştığı için cidden büyük bir ün kazanması, Don Croce ve askerin bu durumu engellemek için her şeyi yapması, hatta bazen onun yanında halka ateş açıp itibarını bitirmeye çalışması, önüne çıkan engellere ve büyük tekliflere rağmen Don Croce ile çalışmaması gibi konuların da anlatıldığı bu roman, bir solukta okunanlardan
445 syf.
·153 günde
Tesadüf eseri elime alıp okumaya başladığım bu kitap bitene kadar elimden düşmedi desem yeridir. Karakter analizleri çok iyi. Kitapta dostluk, sadakat ve ihanet çok iyi işlenmiş. Kitap insanlık için verilen bir ders niteliğinde.
445 syf.
Kitabı biraz önce okuyup tamamladım, fazla ayrıntıya girmek istemiyorum ama gerçekten çok beğendim, film tadında bir kitap olmuş.Sürprizlere açık olun..
MICHAEL CORLEONE, Palermo’da uzun, tahta bir iskele üzerinde durmuş, Amerika’ya gitmek üzere okyanusa doğru yelken açan büyük gemiyi izliyordu. Bu gemiye binmiş olması gerekiyordu fakat babasından yeni talimatlar gelmişti.
Mario Puzo
Ben Caner CORLEONE hepinizi yakarım.
Bütün yapmanız gereken; polis tarafından vurulacak kadar aptal olmak, cinayet işlemek ve kanun kaçağı durumuna düşmek. Sonra sevdikleriniz size şefkatle yaklaşıp, cennetten gelen bir aziz gibi davranacaklardır.
“Mafya,” Arapçada, sığınak anlamına gelir ve Sicilya diline, Müslümanlar ülkeyi onuncu yüzyılda yönetirken geçmiştir. Sicilya halkı, tarih boyunca Romalılar, Papalık, Normanlar, Fransızlar, Almanlar ve İspanyollar tarafından acımasızca baskı altında tutuldu. Hükümetleri, yoksul çalışan sınıfı köleleştirdi, emeklerini sömürdü, kadınlarına tecavüz etti, liderlerini öldürdü. Zenginler bile talan ve zulümden kurtulamadı. Kutsal Katolik Kilisesinin İspanyol Engizisyonu, muhalif oldukları gerekçesiyle mal varlıklarına el koydu. Ve bu yüzden “mafya”, intikamcıların gizli örgütü olarak yayıldı. Kraliyet mahkemeleri, bir çiftçinin karısına tecavüz eden bir Norman soylusunu cezalandırmayınca, köylüler çetesi onu öldürdü. Polis şefi, küçük bir hırsıza, cassetta ile işkence ettiğinde, polis şefi de öldürüldü. Nispeten iradesi güçlü köylüler ve yoksullar halkı savunmak için organize bir şekilde örgütlendiler ve gerçekte, ikinci ve daha güçlü bir hükumet oluşturdular. Öyle ki, artık düzeltilecek bir hata olduğunda, insanlar resmi makamlara değil, probleme arabuluculuk eden yerel mafya liderine gitmeye başladılar.
Guiliano, katakompun küf kokulu taşlarına oturarak, sırtını bir tabuta yasladı. İçerdeki yüz yıllık ölüleri inceledi. Mavi ipek fırfırlı üniforması içinde, başında bir miğfer, elinde bir kılıçla Kraliyet Mahkemesi’nin bir şövalyesi; Fransız tarzı beyaz peruklu ve yüksek topuklu botlar giymiş bir hükümdar maiyeti; kırmızı cüppesi içinde bir Kardinal; tacını takmış bir başpiskopos vardı. Cam bir muhafazanın içinde de beyaz fırfırlı bir gece elbisesi giymiş, beyaz eldivenli bir genç kız bulunuyordu.

Guiliano, orada geçirdiği iki gece iyi uyuyamadı. Kim uyuyabilirdi ki? Bunlar son üç, dört yüzyılın en büyük soylularıydı. Bu şekilde kurtlardan kaçabileceklerini düşünmüşlerdi.
Mario Puzo
Sayfa 394 - 1001 Kitap
Vücudu havada asılı gibiydi. Acıdan ve korkudan uzaktı. Hiç ölecek gibi hissetmiyordu. Çok kan kaybının öforiye* neden olacağını bilmiyordu.

Öfori, hastanın kendisini iyileşmiş gibi hissetmesi. Zindelik hissi.
Zenginlerin kaçırılması, yüzyıllardır, Sicilya'nın küçük ölçekli ev sanayilerinden biriydi. Genellikle fidyeciler, Mafiosi'nin en korkunçlarıydılar, fidyenin önceden ödenmesini sağlayıp sıkıntıdan kurtulmak için kaçırmadan önce yalnızca bir mektup gönderilirdi. Bu nazik bir formda olurdu. Bir toptancının acil para ihtiyacı için indirim yapması gibi, fidye miktarı da nispeten azdır çünkü gerçek bir kaçırmadaki bütün sinir bozucu detaylar uygulanmaz.
Suçlu olarak doğan, kadınların çiçek toplaması kadar kolayca öldüren, kurnaz birer kalleş ve sosyal olarak zamanın üç yüz yıl gerisinde olan Sicilyalıların bile çoçukları sevdiği hatta tapındığı tartışma götürmez. Bu yüzden Sicilya'da içinde çocuk kelimesi geçen bir kaçırma ifadesi yoktur.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Siciliyalı
Baskı tarihi:
2019
Sayfa sayısı:
368
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789952363104
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Sicilian
Dil:
Azerice
Ülke:
Azerbaijan
Yayınevi:
Qanun Nəşriyyatı
Baskılar:
Sicilyalı
Sicilyalı
Siciliyalı
Gözəl mənzərələri və münbit torpaqları olan Siciliya fəlakətlər girdabında boğulur. Mafiya, kilsə, kommunizm – nəyin bahasına olursa olsun hakimiyyəti ələ keçirmək uğrunda qanlı mübarizə aparır. Sadə insanlarsa yaşamaq uğrunda mübarizəyə qalxıb. Siciliyalıların qəzəbi, yoxsulluğu, eyni zamanda məğrurluğu və ailə dəyərləri, yoxsa mafiyanın qanunları üstün gələcək? Baş qəhrəman, siciliyalı Robin Hud, Gilyano sadə xalqın yeganə ümid yeridir! Doğma vətənlərini sevən, amma vətənin naz-nemətindən məhrum olan insanların pənahıdır! 20 yaşlı gənc Salvatore Gilyano xalqın qanını soran hər kəsə – mafiyaya, korrupsioner hökumətə, saxtakar kilsəyə qarşı mübarizəyə qalxıb. Amma bu mübarizədən kim qalib çıxacaq?

“Siciliyalı” romanı dostluq və ədavət, sevgi və nifrət, “susmaq” və “qisas almaq” haqqında kitabdır

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0