Tahmini Okuma Süresi:
2 sa. 57 dk.
Sayfa Sayısı:
104
Basım Tarihi:
Mayıs 2020
Yayınevi:
İletişim Yayınevi
Orijinal Adı:
La cifra
ISBN:
9789750512377
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·104 syf.·
2025 63. kitabı
İlk kez Jorge Luis Borges okuyorum. Daha çok şair olarak bilinen ve kendini de ozan olarak tanımlayan yazarın öykü ve deneme tarzında yazıları da var. Çeviri şiirlerde her zaman bir anlam kayması olsa da, dizelerin şiirselliği bir miktar bozulsa da Borges'in şiirlerini güzel bulduğumu söyleyebilirim. Dizelerinden bir örnek verecek olursak; "Bağışlamalıyım beni yaralayanı. Önemli değil mutluluğum ya da mutsuzluğum benim. Ben ozanım."
ŞifreJorge Luis Borges · İletişim Yayınevi · 2020253 okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2021 52. kitabı
Ah, en çok şiir okurken eserleri kendi ana dilleriyle okuyamamanın eksikliğini çekiyorum. (Bu defa İspanyolca:) Çünkü doğrudan sözlerdeki ince edebi nüansları anlayamamak anlatımın derinine inmemi zorlaştırıyor. Deneme, öykü gibi farklı türlerde yazsa da kendini her zaman bir şair olarak nitelendiren Borges’in kavramsal açıdan zengin dizelerini okurken çevirisi ne kadar iyi olsa da eksiklik hissederek okudum biraz, yine de büyülü sözcük birleşimlerinin akışına bıraktım kendimi. Özellikle Üçüncü Adam şiirini çok beğendim. Şunu söylemeliyim ki ancak Borges’i tanırsak eserlerindeki göndermeleri anlamlandırabiliriz. Bu yüzden tadını almak için güzel bir araştırma yaparak okumanızı tavsiye ederim. Sağlıklı günler, artideabooksartideabooks
Edebiyat
ŞifreJorge Luis Borges · İletişim Yayınevi · 2020253 okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2025 364. kitabı
1899-1986 arasında uzun bir ömür yaşamış Arjantinli öykü, deneme yazarı, şair ve çevirmen, büyülü gerçekçilik akımının öncüsü, gerçeküstücülük konusunda yazdığı denemeleri ile ünlü Jorge Borges tarafından yazılmış değerli bir ŞİİR kitabı. Yazar, bir araya getirdiği felsefi ve fantastik şiirlerle, okura büyülü dünyasının anahtarını sunuyor. Yazarın hayatı ve evreni anlamlandırma çabasına ışık tutuyor. Kitap boyunca; Buenos Aires sokakları, Aşklar, Gizemli diyarlar, Aynada değişen insan yüzleri, Uzak kökler, Yoğun ıstıraplar, Şiddetli ölümlerin hatırası bir görünür, bir görünmez olur. Şiirler, bünyelerindeki gizemi yavaş yavaş açıyor ve herkesin ve her şeyin birbirine dönüştüğü büyük oyunun, yani evrenin şifresini veriyor. Yani yine sonsuzluğun içini boşaltıyor. Simurg olduğumuzu anlamamıza yardımcı oluyor. Okunabilir bir hikaye kitabı.
ŞifreJorge Luis Borges · İletişim Yayınevi · 2020253 okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2016 50. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2016 16:25
Ne kadar iyi bir çeviri de olsa çeviri şiir düz yazı gibi olmuyor bence. Eksikmiş gibi geliyor hep o eksiklikte şairinin katmaya çalıştığı kendi diline has duygular olsa gerek. Hem bu sebepten hem de kitaptaki şiirlerin gerçek anlamda bana göre çok derin şiirler olmasından pek tat alamadım.
ŞifreJorge Luis Borges · İletişim Yayınevi · 2020253 okunma
Puan vermedi·104 syf.··
Beğendi
·
2023 173. kitabı
Ficciones ve Alef'ten sonra, kendine özgü tarzı ile kaleme aldığı muhteşem öykülerine alıştığım ve bir sonraki kitabına başlamayı iple çektiğim Borges'in şiirlerine de bakmak istedim. Her ne kadar şiirde çevirinin mutlaka anlam ve his kaybına uğradığını düşünsem de, yine de okumaktan keyif aldım. Çünkü Borges'in şiirleri, alışılagelmiş aşk, hasret, özlem, sevgili, ayrılık vs gibi konuları barındırmasa da felsefi alanda derin düşünceler içeriyor. Hayatı anlamlandırma çabası içinde yazmış şiirlerini sanki. İçerdiği derin anlamları yakaladığınız zaman -ki bunu yakalamak için bazı şiirleri en az 5-6 kez okuduğum oldu- keyif alacağınızı düşünüyorum. Tüm kitapsever dostlarıma iyi okumalar dilerim.
ŞifreJorge Luis Borges · İletişim Yayınevi · 2020253 okunma
8/10
·104 syf.··
2019 26. kitabı
Kütüphanede aylak aylak gezerken ilgimi çekti ve hemen alıp okudum açıkçası bu yazarı ilk kez okumama rağmen oldukça keyif aldığım bir kitap oldu. Tavsiye ederim.
ŞifreJorge Luis Borges · İletişim Yayınevi · 2020253 okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2016 87. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 23 Ağustos 2016 10:17
Hiç roman yazmamış, herkesin öykü yazarı olarak adlandırdığı ama kendisini daima şair olarak görmüş Borges'in şiiri kendi ifadesi ile "entelektüel şiir". Anlamak için diğer eserlerinden okumalar yapmış olmak gerekiyor diye düşünüyorum. Kavramsal göndermeler çok sayıda var içerisinde.
ŞifreJorge Luis Borges · İletişim Yayınevi · 2020253 okunma
6/10
·104 syf.··
2018 252. kitabı
Jorge Luis Borges'in önemli bir yazar olduğu bir gerçek ancak Borges'i okumak isteyenlere bu kitabını çok fazla öneremeyeceğim. Yazarın ait olduğu kültürün tamamen içinde bulunarak yazılan bir kitap olduğu için yabancı biri okurken beklediğini bulamayabiliyor.
ŞifreJorge Luis Borges · İletişim Yayınevi · 2020253 okunma

Yazar Hakkında

Jorge Luis BorgesYazar · 40 kitap
Jorge Francisco Isidoro Luis Borges Acevedo veya bilinen adıyla Jorge Luis Borges (d. 24 Ağustos 1899 - ö. 14 Haziran 1986), Arjantinli öykü ve deneme yazarı, şair ve çevirmen. Büyülü gerçekçilik akımının önde gelen isimlerindendir ve gerçeküstücülük konusunda yazdığı denemeleri ile ünlüdür. Borges, 24 Ağustos 1899 tarihinde Buenos Aires'te doğdu. Babasının annesi İngiliz olduğu ve evde iki lisan birden konuşulduğu için daha çocukken her iki lisanı da çok güzel konuşabiliyordu. Oğluna satranç tahtasında Zeno'nun paradoksunu öğreten Jorge Guillermo Borges avukat ve psikoloji öğretmeniydi. Evlerinde Borges'in muhayyilesini sürekli olarak işgal edecek bir bahçe ve kütüphane vardı. Babasının görme yetisinin azalması üzerine, aile tedavi için I. Dünya Savaşı'ndan önce (1914) Cenevre'ye taşındı. Burada kaldıkları süre boyunca Borges Calvin Koleji'ne devam ederek, Lâtince, Fransızca ve Almanca öğrendi. Sembolizm akımının örneklerinden Verlaine, Rimbaud ve Mallarmé'in eserleriyle bu sırada tanıştı. Schopenhauer'a olan sevgisi ve Walt Whitman'ı keşfetmesi de Cenevre'deyken başladı. Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra ailesiyle birlikte İspanya'ya taşındı. Borges artık yazar olmaya karar vermişti, babasına 1870'lerde geçen bir roman yazmaya yardım ediyordu. Birkaç edebi gruba girme çalışmasından sonra, kendine akıl hocası buldu: Endülüslü şair Rafael Cansinos-Asséns. Onun etkisiyle kendisini "ultraistler" grubundan saymaya başladı ama kısa zamanda aidiyet hissinden sıkılarak kimseye bağlı olmadan birşeyler yapmaya çalıştı. Denemelerle ve şiirle pasifizm, anarşi, Rus devrimi gibi bâzı şeyleri övdüğü, genel düşüncelerini dile getirdiği iki kitap yazdı. Ama sonra yazdıklarından utanarak, her iki kitabı da İspanya'dan ayrılmadan önce imha etti. 1921'de ailesiyle Buenos Aires'e geri dönmesinden sonra, babasının arkadaşı Macedonio Fernandéz'in düşüncelerinden etkilenmesi, düşüncenin yeni yollarına yönelmesine neden oldu. Fernandez'in düşünceleri Schopenhauer, Berkeley ve Hume'ün bir yansıması idi. Edebi stili ekzantrik ve düşünce tarzı karmaşıktı. Borges'e en büyük etkisi her şeye kuşkuculukla bakmasını sağlamasıdır. 1923'te ilk kitabı olan Buenos Aires Tutkusu (Ferver de Buenos Aires)'i çıkardı. 1924-1933 arası Borges için oldukça heyecan verici bir zamandı. Bu dönemde pek çok yazısı ve şiiri basıldı. Luna de Enfrente 1925'te, San Martin Defteri (Cuaderno San Martin) 1929'da basıldı. 1933-1934 yıllarında Critica'da Alçaklığın Evrensel Tarihi (Historia universal de la infamia) yayımlandı. Bu öykü dizisi, önceden basılmış bâzı hikâyelerden alınan karakterler ve fikirler üzerine yeniden hikâye yazmakla oluşmuştu. Gerçeği ve hikâyeyi harmanladığı bu hikâyeler gerçeküstü bir otantizm taşıyorlardı. Daha sonraları bu tarz "büyülü gerçekçilik"in ilk örneklerinden sayılacaktı. Ama onun asıl kariyeri 1935'te yazdığı "Borges stili"nin ilk örneği denilen, hayâli bir romanı eleştirdiği Al-Motasim'e Bir Bakış isimli öyküsüdür. 1936'da denemelerini topladığı "Sonsuzluğun Tarihi Historia de la Eternidad" basıldı. Bu sırada maddi sıkıntılar çekiyordu, bu nedenle 1937'de Belediye Kütüphânesi'nde çalışmaya başladı. Kütüphânedeki işi hafif olan yazar, iş günlerinin kalanını klâsikleri okuyarak ve modern edebiyatın uluslar arası örneklerini İspanyolca'ya çevirerek geçirmiştir. Virginia Woolf'un ve William Faulkner'ın kitapları İspanyolcaya ilk kez bu dönemde Borges tarafından kazandırılmıştır. Yaratıcılığını kaybetmekten korkan Borges, eşşiz bir eser yazmak istedi ve Pierre Menard, Don Quixote'un Yazarı'nı kaleme aldı. Ardından da Tlön, Uqbar, Orbis Tertius geldi. Her iki hikâye Victoria Ocampo'nun Sur edebiyat dergisinde yayınlandı. Bunların başarısının verdiği motivasyonla Babil Kütüphanesi'nin çalışmalarına başladı. 1941'de bu öykülerin toplandığı Yolları Çatallanan Bahçe basıldı. Aynı hikâyeler toparlanarak Artifices'e eklendi ve ve 1944'de Ficciones adıyla yeniden basıldı. 1942'de "Bustos Domecq" takma adı altında Adolfo Bioy Casares ile birlikte polisiye hikâyeler dizisi olan Don İsidro İçin Altı Problem'i yazdılar. Felsefe, gerçekler, fantazi ve gizemleri harmanladığı bu yeni öykülerin yanında, El Hogar'da anti-semitizmi, faşizmi ve nazizmi eşeltiren politik makaleler de yazıyordu. Bu makalelerle oldukça tanındı. 1946'da Juan Peron'un iktidara gelişiyle, kütüphânedeki işinden atıldı. Bu işten atılma onun için bir tür kurtuluş olmuştu, çünkü hem Arjantin'den Uruguay'a kadar pek çok yeri gezip, Budizm'den Blake'e kadar pek çok konuda seminerler veriyor, hem de iyi para kazanıyordu. Ama ailesi Peron'un baskıcı rejiminde zor günler geçirdi, annesi ve kız kardeşi hapse girdi. 1949'da ikinci önemli kısa hikâyeler kitabı Alef (El Alef)basıldı. 1955'de Peron devrilince Borges hayâlindeki meslek olan Arjantin Ulusal Kütüphânesi Müdürlüğü'ne getirildi. Ailesinden gelen hastalık nedeniyle görme bozukluğu çeken Borges bu dönemde görme yetisini tamamen kaybetti. "Bana aynı anda hem 800,000 kitabı hem de karanlığı veren Tanrı'nın muhteşem ironisi" diyerek bu gerçeği kabullenmiştir. (Umberto Eco unutulmaz romanı Gülün Adı'nda yer alan ana karakterlerden kör kütüphaneciyi Borges'ten esinlenerek oluşturmuştur.) 1956'da Buenos Aires Üniversitesi'nde İngiliz ve Amerikan edebiyatı profesörlüğüne atandı ve 12 yıl bu görevi yürüttü. 1961'de Samuel Beckett'le birlikte Uluslararası Yayımcılar Ödülü'nü (Formentor Ödülü) kazandı. Bu ödül ona gecikmiş bir uluslararası ün kazandırdı. Gözlerinin görmeyişini şiire yönelerek telâfi etmeye çalıştı. 1970'li yıllarda ABD'de çeşitli üniversitelerde dersler verdi. 1973'te Peron geri dönünce, görevinden istifa etti. Ders vererek ve yolculuk yaparak geçirdiği zamanın meyvesi 1975'te basılan toplama hikâyelerin olduğu Kum Kitabı (El libro de arena) oldu. Dünya gezilerinin sonucu ona eşlik eden Maria Kodama'nın resimlerini çektiği yazılarını ise kendi yazdığı Atlas(1984)'la sonuçlandı. Zannedilenin aksine, Nobel ödülünü alamadan 87 yaşında, 14 Haziran 1986'da Cenevre'de karaciğer kanserinden hayatını kaybetti.