Sina (Çatışma)

·
Okunma
·
Beğeni
·
19
Gösterim
Adı:
Sina
Alt başlık:
Çatışma
Baskı tarihi:
2019
Sayfa sayısı:
589
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057726322
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Perseus Yayınları
“Ben kızımı terk etmiyorum.” Fidan’ın sesi, öyle yumuşak, öyle huşu içindeydi ki, Sina kalbinin boğazında attığını hissediyordu artık. “Aksine, onun yaşaması için sana emanet ediyorum. Beni bulduklarında bebeğimi öğrenirlerse; onu da yaşatmazlar. Bir anne, evladı için kendisini feda eder, öyle değil mi? Ben, onun yaşamasını istiyorum. Tıpkı adı gibi özgür olarak. Asla peşimizi bırakmayacaklar ve asla benim kızım özgür olamayacak. Ama bir şansı var ve ben, ona o şansı vereceğim.”

Fidan, Sina’ya bakarken yalnızca gülümsedi. Bakışları yine kızına eğildi. Yumuşak bir gülümseme yüzüne yayıldı. Kızının alnındaki saçları geri itti yumuşak dokunuşlarla; parmağının tersiyle yanağını okşadı.

“O adamın, neden senin peşine düştüğünü anlıyorum ben. Sen, senin farkında değilsin abla. Sen sevdiğin için hem ondan hem kendinden vazgeçtin. Herkes sevmenin sahiplenmek olduğunu sanıyor. Oysa sevmek, vazgeçmektir. Sevdiğin için vazgeçmektir. Ona bir şans vermek için vazgeçmektir. Sen, kalbin parçalana parçalana vazgeçtin ondan. Bir şansı olsun diye. Ben de kızımın bir şansı olsun diye vazgeçeceğim ondan.”

Gittiğin yerden geldim yanına

Kuş misali ömrümün baharına

Bir fidan azat ettim özgür ruhuma...


(Tanıtım Bülteninden)
589 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Aralık ayının ilk kitabını vakit kaybetmeden okudum ve yorumluyorum. Serinin ikinci kitabı da en az ilk kitabı kadar çok güzeldi. Seri diyorum ama karakterlerimiz aynı sadece kurgu uzun olduğundan dolayı karşımıza üç kitap halinde çıkacak diye biliyorum. Sina ile Karan’ı okurken çok mutlu oluyorum. Kitap hakkında ne söylesem eksik gelecekmiş gibi geliyor. Dolu bir kitaptı her türlü duyguyu hissettim.
Ama özellikle bir iki yer vardı ki kelimeler kifayetsiz kalır derler ya aynen ondan işte..
Karan’ın İber ile ilgilendiği anlar vardı ki; kitabın başından beri tanıdığımız Karan’ın bu kadar anlayışlı, sevgi dolu olabileceğini tahmin edemezdim.
Ve bir de Fidan ile Azad vardı ki; işte tıkandığım nokta da bu. Ne anlatayım neyi anlatayım.. Keşke diyorsun keşke onların hikayesi de bambaşka olsaydı.
“O adamın, neden senin peşine düştüğünü anlıyorum ben. Sen, senin farkında değilsin abla. Sen sevdiğin için hem ondan hem kendinden vazgeçtin. Herkes sevmenin sahiplenmek olduğunu sanıyor. Oysa sevmek, vazgeçmektir. Sevdiğin için vazgeçmektir. Ona bir şans vermek için vazgeçmektir. Sen, kalbin parçalana parçalana vazgeçtin ondan. Bir şansı olsun diye. Ben de kızımın bir şansı olsun diye vazgeçeceğim ondan.”
Aslıhan Doğa
Sayfa 521 - Perseus Yayınları
Sina nasıl bir tepki vereceğini bilemiyordu. Böyle bir şeyi asla ummamıştı. İber’e ait bir oda düşüncesi aklının ucundan dahi geçmemişti. Kendi evi çok küçüktü ve bunu yapması olanaksızdı ama Karan’ın böyle ince düşünceli olması, hayatında ilk defa birinin bunu kendisinden önce düşünmüş olması onu serseme çevirmişti. İber heyecanla önlerinde bittiğinde donuk bir tavırla çocuğun mutluluktan aydınlanmış yüzüne baktı.
Aslıhan Doğa
Sayfa 175 - Perseus Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sina
Alt başlık:
Çatışma
Baskı tarihi:
2019
Sayfa sayısı:
589
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057726322
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Perseus Yayınları
“Ben kızımı terk etmiyorum.” Fidan’ın sesi, öyle yumuşak, öyle huşu içindeydi ki, Sina kalbinin boğazında attığını hissediyordu artık. “Aksine, onun yaşaması için sana emanet ediyorum. Beni bulduklarında bebeğimi öğrenirlerse; onu da yaşatmazlar. Bir anne, evladı için kendisini feda eder, öyle değil mi? Ben, onun yaşamasını istiyorum. Tıpkı adı gibi özgür olarak. Asla peşimizi bırakmayacaklar ve asla benim kızım özgür olamayacak. Ama bir şansı var ve ben, ona o şansı vereceğim.”

Fidan, Sina’ya bakarken yalnızca gülümsedi. Bakışları yine kızına eğildi. Yumuşak bir gülümseme yüzüne yayıldı. Kızının alnındaki saçları geri itti yumuşak dokunuşlarla; parmağının tersiyle yanağını okşadı.

“O adamın, neden senin peşine düştüğünü anlıyorum ben. Sen, senin farkında değilsin abla. Sen sevdiğin için hem ondan hem kendinden vazgeçtin. Herkes sevmenin sahiplenmek olduğunu sanıyor. Oysa sevmek, vazgeçmektir. Sevdiğin için vazgeçmektir. Ona bir şans vermek için vazgeçmektir. Sen, kalbin parçalana parçalana vazgeçtin ondan. Bir şansı olsun diye. Ben de kızımın bir şansı olsun diye vazgeçeceğim ondan.”

Gittiğin yerden geldim yanına

Kuş misali ömrümün baharına

Bir fidan azat ettim özgür ruhuma...


(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 2 okur

  • nynawea
  • mucdem

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%66.7 (2)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%33.3 (1)