Adı:
Sivil Darbe
Baskı tarihi:
Ağustos 2019
Sayfa sayısı:
368
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944612630
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tekin Yayınevi
Baskılar:
Sivil Darbe
Sivil Darbe
Ataol Behramoğlu 4 Ekim 2003 tarihinde Cumhuriyet Gazetesi’nde yayınlanan köşe yazısında, 3 Kasım 2002 tarihinde iktidar oluşlarının üzerinden henüz 1 yıl bile geçmemişken, Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarına “sivil darbe” tanısını koymuştu.

Bu tanı bir sanat insanının gözlem ve sezgilerinin sonucu olduğu
kadar, ülkesinin sorunları üzerine bir toplum bilimci titizliği ile
düşünüp araştıran seçkin bir aydının araştırıcı zekâsı ve sorumluluk bilincinin de ürünüdür.

Aradan geçen zaman bu tanıyı ne yazık ki fazlasıyla haklı çıkarmıştır.

“Sivil Darbe” bir yazılar toplamı olmanın çok ötesinde; dil
ustalığıyla, mizah duygusunun da eksik olmadığı gerçekçi ve
eleştirici bir akılla, yanlışı acımasızca suçlayıp yererken doğrunun
yönünü de gösterip öneren bir aydınlanma ve yurttaşlık bilinciyle
örülmüş, hem toplum-bilimsel hem yazınsal bir başyapıttır.

2002’den günümüze ülkemizin, akıcı bir anlatımla dile getirilmiş bu yakın ve güncel tarihini sunmakla onur duyuyoruz
292 syf.
·7 günde·6/10
Kitap Ataol Behramoglu’nun Cumhuriyet gazetesindeki köse yazilarindan olusuyor. Cok tekrara düsülmüs ve bazen bunu zaten okumustum diye dusunebiliyosunuz. Yine de bu 16 yillik surede olanlari hatirlamak icin, soylenenleri, yapilanlari degerlendirmek icin iyi bir firsat. Ayrica yazarin kac yil onceki tespitlerini gunumuzde yasamamiz sok ediciydi. Nokta atisi neredeyse.
292 syf.
·Beğendi·10/10
Cumhuriyet Gazetesi yazarı, şair, yazar ve en önemlisi Cumhuriyetçi Türk Aydın Ataol Behramoğlu'nun 2003 ila 2014 yılları arasında 11 yıllık süreçte ülkemizde yaşanan olayları değerlendirdiği kitabı çok etkileyici. Sayısız tesbit, öngörü barındıran, olaylara ışık tutan ibretlik bir kitap.
Diktatör “dikte eden” kimse demek.

Böyle bakıldığında, dilimize “buyurgan” diye çevrilebilir. Tartışmadan hoşlanmaz.

Ağzından çıkan her sözü “hikmet” olarak görür. Eleştiriye tahammülsüzdür.

Zaten bir zaman sonra çevresinde onunla tartışmayı göze alabilecek kimse kalmaz.

Eleştirinin en küçük dozu bile bu çevrede yer bulamaz.

Bir an gelir, diktatörün çevresinde sadece şakşakçılar, dalkavuklar ve soytarılar kalmıştır.

Bu onun zaten yerinde olmayan akıl sağlığını daha da bozar. Diktatörleştikçe yalnızlaşır, yalnızlaştıkça diktatörleşir.

Bu yalnızlaşmada diktatör ve seytan birbirine karışır. Kimin diktatör kimin soytarı olduğu ayırt edilmez olur.
Ataol Behramoğlu
Sayfa 243 - Tekin Yayınevi
Benim kuşağım dünyaya umutla bakan bir kuşaktı. Bugünkü
kapkara gün; bu bölünmüş, parçalanmış, kültürsüzleşmiş, kendine
güvenini tümüyle yitirmiş Türkiye görüntüsü aklımızın
ucundan geçmezdi. 12 Mart, 12 Eylül darbeleri, hapisler, işkenceler,
sürgünler, aydınlara, yurtseverlere karşı birbiri ardına cinayetler
bile umudumuzu kıramazdı. Türkiye'yi Türkiye yapan
değerler; Cumhuriyetin, aydınlanmanın değerleri ayaktaydı
çünkü. Türkiye ayaktaydı. Bugün gelinen noktada ise ülke bütünüyle
bir çöküntünün eşiğinde bile değil, tam ortasındadır.

Sözü sakınmaksızın konuşalım. AKP'nin üst üste seçim başarıları
bu partinin ne gerici amaçlarının ne de herhangi bir başarısının
sonucudur. Bu parti merkez sağ ve merkez solun başarısızlığı
sonucunda, Kemal Derviş adıyla özdeşleşen bir liberal
ekonomi politikasını aynen uygulamak üzere, arkasında yeşil
sermayenin ve ABD'nin desteğiyle iktidara geldi. Ülkenin zenginliklerini
saçıp savurarak, yandaşlarını zenginleştirerek, sosyal
devleti tümüyle yıkıp yerine sadaka ekonomisini koyarak ve
yine ABD'nin desteğiyle iktidar olmayı sürdürüyor. Kendileri
bakımından bu son derece elverişli konjonktürün olanaklarından
yararlanarak gerici hedeflerini gerçekleştirmede çok değil
beş-on yıl öncesinde hayal bile edilemeyecek mevziler kazandı,
kazanmayı sürdürüyor. Bu mevzilerin demokratik açılımlarla bir
ilişkisinin bulunmadığı, ülkenin Batılı kimliğinden koparılarak
bir Ortadoğu İslam ülkesine dönüştürülmekte olduğu ise, artık
bıkkınlık verecek kadar çok tekrarlandı... Şimdi ne yapılabilirin,
ne yapmak gerektiğinin tam olarak yol ayrımındayız...
Zordayız, çünkü, üretime ve gelirlere yansımayan, büyümeyle ilgisi olmayan, aldatıcı ekonomik başarılarla göz boyanmaktayken, ülke zenginlikleri elden çıkarılıyor. Ayak bağı olarak görülen hukuka meydan okunuyor.
Ataol Behramoğlu
Sayfa 27 - Kırmızıkedi
Bugün dünya görüşlerinden geleceğe ilişkin beklentilere, günlük konuşmalardaki selamlaşmalardan veda sözcüklerine kadar birden fazla Türkiye'nin varlığı apaçık ortadadır.
Ataol Behramoğlu
Sayfa 95 - Kırmızıkedi
Başbakan Tayyip Erdoğan, Franc Müller marka 18-20 bin dolarlık bir saat taşıyormuş kolunda. Bir başka deyişle, yoksul Türkiye'nin yoksulluktan gelmiş bugünkü dindar ve tüccar başbakanı, kolunda yaklaşık 35-40 milyar taşıyor. Benim bugüne kadar ne böyle bir saat markası konusunda bilgim vardı, ne de bir kol saatinin bu kadar ederi olabileceğini düşünebilirdim...
Ataol Behramoğlu
Sayfa 26 - Kırmızı Kedi Yayınevi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sivil Darbe
Baskı tarihi:
Ağustos 2019
Sayfa sayısı:
368
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944612630
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tekin Yayınevi
Baskılar:
Sivil Darbe
Sivil Darbe
Ataol Behramoğlu 4 Ekim 2003 tarihinde Cumhuriyet Gazetesi’nde yayınlanan köşe yazısında, 3 Kasım 2002 tarihinde iktidar oluşlarının üzerinden henüz 1 yıl bile geçmemişken, Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarına “sivil darbe” tanısını koymuştu.

Bu tanı bir sanat insanının gözlem ve sezgilerinin sonucu olduğu
kadar, ülkesinin sorunları üzerine bir toplum bilimci titizliği ile
düşünüp araştıran seçkin bir aydının araştırıcı zekâsı ve sorumluluk bilincinin de ürünüdür.

Aradan geçen zaman bu tanıyı ne yazık ki fazlasıyla haklı çıkarmıştır.

“Sivil Darbe” bir yazılar toplamı olmanın çok ötesinde; dil
ustalığıyla, mizah duygusunun da eksik olmadığı gerçekçi ve
eleştirici bir akılla, yanlışı acımasızca suçlayıp yererken doğrunun
yönünü de gösterip öneren bir aydınlanma ve yurttaşlık bilinciyle
örülmüş, hem toplum-bilimsel hem yazınsal bir başyapıttır.

2002’den günümüze ülkemizin, akıcı bir anlatımla dile getirilmiş bu yakın ve güncel tarihini sunmakla onur duyuyoruz

Kitabı okuyanlar 8 okur

  • İlhan Çağlar

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%14.3 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0