Kitapların sağı-solu yoktur, olmaz. Kitapların dini, dili, ırkı yoktur, olmaz. Ama bu kitabın var. Kitap ayırt etmem elime ne geçerse okurum, vardır onun içinde de güzel şeyler diye düşünür okurum. Ama bu kitapda ki olumsuzlukları anlatmaya çalışacağım. Öncelikle konudan kitaptan bağımsız bir şekilde, yahu arkadaş 260 sayfa kitap çıkarmışın ve bunun 100 sayfası tamamen boş evet boş yazı çizi hiçbir şey yok, neden amaç ne? Konu ne bu kitapta saçma bir aşk oluşturup etrafında dönerek kendi siyasi görüşlerini yansıtmaya çalışmak mı? Şeyh Sait başkaldırısı diyor. İsyan değil diyor, hak savunma diyor, önder ve lider diyor. Böyle bir şey nasıl olabilir arkadaş, Türk olmamın, Atatürk'ü sevmemin gerçekten alakası yok. Ama eşkıyalık yapanı nasıl hak savunucusu olarak görürsünüz, dönemi gözlerinizin önüne getirin, dış güçlerle savaşırken içeride de bir isyan var. Dersimde isyan, Kürtlerde isyan, vatan sevdalısıyız diyip hırsa ve kibre dönüşen Çerkez Ethem isyanı, inkılap, cumhuriyet, özgürlük düşmanı din kisvesi altında bağnaz kafaların isyanı, menemende isyan ve Atatürk'ün yaptığı ayırt etmeden Kürtmüş, türkmüş bakmadan ortadan kaldırması idi. Sen gelip bu adamı toprak bütünlüğünü bozmaya çalışmış adamı övemezsin ha översin o zaman da gözümde hain olursun. Bakın biz ırk ayrımı, tensel ayrım yapmıyoruz. Haine hain diyoruz. Bu kitabın yazarı da yazdıkları da birilerinin beyinlerini yıkamak için yazılmış müsveddelerdir. Kitabın 130. Sayfasında kahramanımız Memduh Salih bey için hümanist der, nasıl bir hümanist silahla hak savunmak ister, savaş yaşamak için diyorlar bir de, kendileri rahat koltuklarında oturup cahil bilinçsiz halkı fakirlik ve savaşla besledikleri için bu tepedekilerin kin ve hevesleri asla bitmeyecek. Bu sadece Kürtler için değil bütün yozlaşmış milletler için