Etrafta ses sade yok, insan yok, sadece kar ve hem de bol bol kar.Dışarıda kar, içeride iç hesaplaşmalar olarak ilerliyor kitabımız.
Senna, otuz beş yaşında bir yazar.Tek başına yaşamakta.Birlikte hapsedildiği adam ise eskiden birlikte yaşadığı,onu hem bedenen hem de ruhen tedavi eden doktor Isaac.
İkisi birlikte hayatta kalmaya çalışıyorlar.Onları hapseden "bakıcı" yiyecek bırakmış, bir süre idare edecek kadar.Bu süre içerisinde Senna'nın anılarına tanıklık ediyoruz.Daha derine inecek olursak ; (hafif spoiler içerir) Senna tecavüze uğramış ve meme kanserine yakalanmış bir kadın.Gerisi siz düşünün.
Kitap yaklaşık 350 sayfa ve oldukça akıcı.İlk yüz sayfada biraz sıkıldığımı itiraf etmeliyim; ama daha sonra işler ilginçleşmeye başladı ve bir anda kitap beni yuttu.Ne olduğunu anlayamadan bitiverdi.
Dram, romantizm, vazgeçiş ve hayata tutunma...
Mutlaka okuyun :'')
Siyah DamarTarryn Fisher · Aspendos Yayıncılık · 2014295 okunma
Kitap beklediğimden daha iyi çıktı, yazar güzel kurgulamış ve sunmuş. Karakterler ve duyguları çok yoğundu, genel olarak beğendim.
Ayrıntılı yorum için; yorumatolyesi.blogspot.com/2015/09/siyah-d...
Siyah DamarTarryn Fisher · Aspendos Yayıncılık · 2014295 okunma
Bu yazarın S*ktir Et Aşkı kitabını okuduğumda kesinlikle diğer kitaplarını okumam gerektiğine karar vermiştim. İyi ki de öyle yapmışım!
Kurgusu, konusu , akıcılığı ile harika bir kitaptı. Neler söyleyebilirim bilemiyorum. Kitap bittiğinde sadece büyülenmiş bir haldeydim. Psikolojiyi zorlayan bir kitap olmasının yanında derin felsefe de barındırıyordu. Aşk ve ruh eşinin arasında aslında nasıl bir fark olduğunu yaşatarak gözler önüne serdi yazar. Bu kitap benim en sevdiğim kitaplardan biri oldu artık. Sevgili yazar Tarryn Fisher'in kitaplarını bir kez daha kendime söz vererek okuyacağım.
Çarpıcı... Geçmiş, gelecek sonra daha da eski bir geçmiş. Gerilim, macera, aşk ve sevgi. Okurken sonunu çok merak etmeme rağmen kurgusunu anlayabilmek için bazı yerlerde durup beklemem gereken bir kitaptı.
Aşk sahiplenmedir; bu sanki hayatınızdaki insanlardan bir tabakaya sahip olmak gibi. Ama benim hayatım bir kek olsaydı katmansız bir kek olurdu, pişmemiş ve malzemesi olmayan bir kek olurdu. Birinin sevgisini sahiplenmek için kendimi çok sesli bir biçimde soyutlamıştım.
Siyah DamarTarryn Fisher · Aspendos Yayıncılık · 2014295 okunma
Sevgili Tarryn Fisher’ım, benim biricik yazarım. Sevgi ve nefret arasında beni tokat manyağı yapan, çaattt bir oraya çaatt diğer tarafa attıran yazar. Yazarla ilk tanışma kitabımdı kendileri ve üüff diyorum... amma iyi bir tanışma kitabı seçmişim. Feleğimi şaşırttı. Ruhum çöktü. Mutluluğumu son damlasına kadar sömürürken hayata dair bir gram umut ışığı bırakmadı. Ama mükemmel bir kitap.
Yazarın diline, o dark olarak kategorilendirilen tarzına bayıldım. Okuduğum hiçbir kitaba benzemiyor. Daha ne yapabilirsin dedikçe sanki bana karşıdan joker gülümsemesiyle bakan yazarımız üzerimden bir kez daha geçiyor. İnsan kendi oluşturduğu karakterebu kadar mı acımaz bacım? Senin eline düşen karakterin vay haline, kızın bir kere yüzü gülmedi, bir kere! Abartmıyorum.
Durağan bir kitap, aksiyon falan yok ama insanı ortadan ikiye çatlattığı için okumayı bırakamıyorsunuz. Genelde kitapların ters köşelerini tahmin ederim. Sonundaki malum olayı yapan şahsı dünya tersine dönse yine tahmin edemezdim.
Kitabın olayını kısaca anlatıyorum; yazar olan bir hanım kızımız hiçliğin ortasında bir dağ evinde kendine geliyor, sonra evin bir odasında yatağa bağlanmış bir erkek daha buluyor. Ve bu adam geçmişinden bir adam. Kapı kilitli, kilerde aylarca yetecek kadar gıda var. Kim tıktı bu garibanları o eve tahmin et. Kızımızın başına geleceklere hiç değinmiyorum bile bence mutlaka okunmalı. Acı verici bir deneyim olsa da bunu yaşamalısınız.
Yazar Senna Richards sabah uyandığında kendin tanımadık bir evde, başka kıyafetler içinde bulur bir kulübeye hapsedilmiştir.
Kitaba başlarken sadece bu bilgiler yeterli, arka kapak yazısı benim için bir çok şeyi mahvetti ne yazık ki.
Kapağından ne kadar erotik roman çağrışımı yapsa da kitap sıkı bir gerilim romanı-en azından benim için-. Kitabı tam anlamıyla elimden bırakamadım.
Bazı yerlerde tatmin olmadım ve sonunu o kadar gerilim tırmanışından sonra daha uç bekliyordum ama bu kitabı sevmeme engel olmadı.
Gözümden uyku akarken bile sayfaları çevirmeyi durduramadım ve kendisine uykulu bir halde bile inceleme yazdıran bir eser türünü sevene tavsiye edilir!
Siyah DamarTarryn Fisher · Aspendos Yayıncılık · 2014295 okunma
Yüzyıllar sonra inceleme yazmak > kitabı okuduktan sonra inceleme yazmak
Siyah Damar Aycan’ın ‘uçurumdan düştüm’ ifadesinden sonra çok merak ettiğim bir kitaptı ve sanırım okumaya geçen yaz başlamıştım. Çok net hatırlamıyorum, ama yoğun sıcağın etkisiyle okumaktan sıkılınca ve elimde sürünme aşamasına gelince kitaptan soğumamak için başka bir kitaba geçtim.
Kitabı gerçekten çok saçma bir yerde bırakmışım 85. Sayfa da ve eğer 86’yı okusaydım asla bırakamazmışım. Buradan kendimi tebrik ederim.
Ve yeniden okumak için de, Asla Asla’nın bitiminden daha uygun bir an olamaz diye düşündüm çünkü o kitaba BAYILDIM. Ve Tarryn’ın kitabı varken, birde onunla teke tek tanışalım deyip başladım.
Bu sefer kitabın hiçbir kısmında sıkılmadım. Hatta en başlarda bile. Belki de bu sefer daha meraklı ve
heyecanlı başladığımdandır bilemiyorum ama, hiç sıkılmadım. Hele 86. Sayfayı okurken gerçekten çok kötü oldum. Çünkü böyle bir şeyi asla beklememiştim. Aslında bu kitapta karşıma çıkan hiçbir şeyi beklemedim.
Kitabın baş kahramanı Senna adında bir yazar. Uyandığında kendini odasında değil, başka bir yerde buluyor. Ve üstündeki kıyafetler dahil hiçbir şey ona ait değil. Buraya nasıl geldiğini hatırlamıyor ve dolayısıyla korkuyor. Bulunduğu yeri araştırmaya başlıyor ve çok geçmeden yerde aşağıya açılan bir kapak olduğunu fark ediyor ve onu açıp aşağı iniyor.
Aşağı indiğinde karşılaşmayı hiç beklemediği biriyle karşılaşıyor: Isaac. Isaac’ın kim olduğunu
yazmayacağım çünkü bu başlarda merak ettiğiniz unsurlardan birisi ve bunu yavaş yavaş geçmiş
kısımları okurken öğreniyorsunuz. Isaac hakkında tek verebileceğim bilgi, kendisi bir doktor. Ve
Senna’yla bir şekilde bağlantılılar. Acaba…nasıl??
Neyse, sonra Isaac’i bağlı olduğu yerden çözüp birlikte evi araştırmaya başlıyorlar ve dolapta
Siyah DamarTarryn Fisher · Aspendos Yayıncılık · 2014295 okunma
Tarryn Fisher'ın okuduğum ikinci romanı. İlki "S*ktir Et Aşkı" idi. Sanırım bu ikinci romanla birlikte yazarın karakter ve kurguya psikolojik bir etki katma eğilimiyle yaklaşmayı sevdiğini söylemek yanlış olmayacak. Romanla ilgili yoruma gelecek olursak (bakış açınıza göre biraz spoiler içereceğini söyleyebilirim);
Siyah Damar, bende karanlık bir ormanın çukurlarla dolu yollarında yürümeye çalıştığım hissi yaşattı. Öncelikle zaman atlamalarından bağımsız olarak kurgu kopuktu. Akışta geriye dönüşleri severim. Bu yöntem ağır ağır içinize sindirtir romanı. Ama Siyah Damar'da daha çok daldan dala atlamışlık hissi uyandırdı. Baş karakteri (Senna) anlamak adına çok fazla noksan bilgiyi tamamlamaya çabalamak ve nihayetinde de anlamsızlık hissi duyumsamak sinir bozucuydu. Evet, annesi tarafından terk edilmiş bir çocuktu ve bu yaralamıştı. Babası, annesiz bir çocuğu büyütme sürecini iyi idame edememişti ama şiddet, taciz gibi bir kötü muamele de uygulamamıştı. Senna'nın 30'lu yaşlarına doğru yaşadığı kötü deneyim öncesindeki sağlıksız ruhiyetinin sebebini çözmeye çalışmak cidden eziyetti. Romana başladığınız anda baş karakterin kendini içinde bulduğu ortama sebebiyet veren kişinin ortaya çıktığı an ayrı bir saçmalıktı. Nasıl ve neden sorularım hiç bitmedi. Bütün roman boyunca geçen zamanda baş karakterin ve diğer kişinin (Isaac) iletişim şekli, her ne kadar içsel sesin susmak bilmezcesine konuşmasına rağmen, kopuk, boşluklarla dolu ve sürükleyicilikten çok uzaktı. Romanın tanıtımı her şeyin sona erişini bir gerçeğin itiraf edilmesine bağlamıştı. Bu müthiş gerçeğin ne olduğunu bekledim durdum. Baş kahramanın duygularını çözümleyip aşkını algılayış anı geldiğinde ise bu hiç de müthiş bir gerçek itirafı gibi durmadı.
Kısacası bende biraz aceleyle kaleme alınmış, üzerinde fazla
Siyah DamarTarryn Fisher · Aspendos Yayıncılık · 2014295 okunma
Yazarın okuduğum ilk romanı, diğer romanları da bu tarzda mı merak ettim açıkçası. Korku gerilimden çok psikolojik bir romandı. Tanıtımında okuduğumda daha farklıydı, daha derindi bu olayları hiç beklemiyordum.
Kısa bir roman olmasından çok anlatımından dolayı akıcıydı, merak içinde okuduğum için nasıl geçtiğini anlamadım doğrusu. Bütün kitap boyunca kim yapıyor bunu, ne olmuş geçmişte, neden soruları içinde geçti.
Kesinlikle değişik bir roman konu açısından ve olaylar açısından. Yada ben bu tarz pek okumadığım için bana öyle geldi.
Ne yorum yazacağımı ve kaç puan vereceğimi bilmediğim bir romandı.
Ah, karanlık bir karakter ne ifade etmeli? Çok fazla derine inildiğini düşünmüyorum. Depresif bir kitap mı evet ama daha fazlası değil. Sanırım kitap şöyle özetlenebilir: dram, dram ve daha fazla dram...
Siyah DamarTarryn Fisher · Aspendos Yayıncılık · 2014295 okunma
Tarryn Fisher, çocukken yetimleri yakalayan bir köpekle ilgili bir seri yazdı. Arkadaşları tarafından çok beğenilince beşinci sınıftayken yazar olmaya karar verdi. Ailesi ve lamaları Milton ve Mort ile Washington'da yaşıyor.