Adı:
Sonuncu Kadeh
Baskı tarihi:
Haziran 2011
Sayfa sayısı:
278
ISBN:
9789751031211
Kitabın türü:
Yayınevi:
İnkılap Kitabevi
"Ne temiz, ne güzel görünüyor bu su, billur gibi. Halbuki mikrop yuvasıdır, tifo geçirir insana, öyle mundardır ki! Ben de öyleyim, temiz, güzel görünen bir Kaa suyu kadar mikroplu, murdarım. Serinletecek sanılırım, içeni kırk derece ateşle yakarım."

"Gir yatağına, üstünü örteyim, uyumaya çalış."

"Bir kadeh konyak ver, şişe ile kadehler ortada. Sen de iç, bir daha öyle konyağı nerede bulacaksın? Zaten ölüm günlerimiz yaklaştı, sen çölde vurulup gideceksin, ben bir topun yıkacağı şu evin enkazı altında kalacağım, hurdahaş olacağım. Belki de bu, beraber içeceğimiz sonuncu kadeh!'"

Refik Halid Karay, aşkı, tutkuyu, sevgiyi, nefreti, yalanı ve güvensizliği harmanladığı Sonuncu Kadeh'te, emsaline az rastlanan bir âşıklık hikâyesini anlatırken, aşkın tüm hayatı etkileyen ve iç acıtan yönünü de usta anlatımıyla dile getiriyor.
(Tanıtım Bülteninden)
Kitabın bu sitede bu kadar az okunmaya sahip olması aslında biraz tuhaf geldi bana. Çünkü gerek karakterler bakımından gerekse de konunun işlenişi bakımından buradaki çoğu okurun ilgisini çekeceğini düşündüğüm bir kitap bu. Evet şimdi kitap için sitedeki ilk incelemeyi kaleme almaya başlayabilirim.

Refik Halit Karay’ı Bugünün Saraylısı kitabı ile tanımak istiyordum. Fakat sahafta ‘’Sonuncu Kadeh’’ gözüme çarpınca neden tanışmamı bu kitap ile gerçekleştirmeyeyim dedim. Kitabın arkasında konusuna dair hiçbir bilgi yoktu. Dolayısıyla ne okuyacağımı bilmeden yalnızca yazarına bakarak kitabı almış oldum. Çok beklentim de yoktu haliyle, ama kitap umduğumdan çok daha iyi çıktı.

Hikayemiz Murad Naci isminde, altmışlarında, maddi durumu çok iyi, hoş görünümlü bir tüccarın vapur gezintisi ile başlıyor. Murad Naci’nin hayattaki en büyük zaafı kadınlar, kendisi de tam bir çapkın. Vapur gezintilerini de güzel kadınlarla karşılaşmak ve onları seyretmek için gerçekleştiriyor zaten. Yaşlılık da kadınlardan mahrum kaldığı için zaman zaman kendisini üzüyor. Okurken karakterin birçok düşüncesini tasvip etmedim ve hatta bazı davranışlarına şiddetle karşı çıktım. Bir diğer karakterimiz ise Cemşit ve kendisi çok daha ilginç bir karakter. Hayatın getirdiği güzellikleri görmeyi ve yaşamayı ısrarla reddeden, birçok şeye karşı çıkan bir karakter. Kitap bu iki karakter ekseninde zıtlıkları ortaya koyuyor, iki farklı karakterin birbirinden tamamen farklı düşüncelerini çarpıştırıyor. Bunları yaparken de arka planda usul usul farklı konular hakkında düşünmeye sevk ediyor. Ayrıca kitabı okurken film seyrediyormuş hissiyatını da yoğun olarak hissettim, onu da ekleyelim.

Kitabın bir diğer hoşuma giden yanı da eski İstanbul’u betimlemesiydi. Karakterlerimiz oradan oraya gittikçe biz de eski İstanbul’da gezinmiş oluyoruz. Ayrıca kitap iki farklı zaman dilimini kapsadığı için 1910’lar ve 1950’ler hakkında karşılaştırmalar da okuyabiliyorsunuz. Yalnızca şehir değil, yaşantılar ve hatta zamanın giyim tarzının farklılıklarını dahi görebiliyorsunuz.

Ben kitabı zevkle okudum. Kitabın başında konunun basit olduğunu düşündüysem ve ana tema her ne kadar basit gibi görünse de gerek işleniş gerek karakterler o hissi yok ediyor. Zaten kitabı yarılayamadan ana konunun ne olduğunu da tam olarak anlayamıyorsunuz, o açıdan da merak duygusunu canlı tutuyor. Sadece tesadüfler biraz fazla geldi bana, ama çok da önemi yok.

Refik Halit Karay’ın başka eserlerini de okumak isterim. Bu kitabı da beğendim, tavsiye ederim. Hepinize iyi okumalar dilerim…
Sana laf yetiştirilmez.
Dünyayı bu kadar kara, kötü gördükten sonra yaşamakta dayatışına mana veremiyorum.
Refik Halid Karay
Sayfa 33 - inkilap yayınevi
Yaşlılık!
Gençliği ve yeniliği çekemediğimiz, yeniliklerin zevkine varamadığımız, kadın için artık enteresan olamadığımız ve fedakarlığı göze alamadığımız zaman başlar.
Refik Halid Karay
Sayfa 17 - inkilap yayınevi
Ah! diyordu, neden daha önce tanışmadık!
Tanışmamız son geceye mi kalmalıydı?
Refik Halid Karay
Sayfa 27 - inkilap yayınevi
(...) hatıralara güvenmem. Zamanla insan kötüyü iyi görür, iyiyi kötü.
Refik Halid Karay
Sayfa 30 - İnkılap Yayınları, 3.Basım, 1994
Deli veya akıllı? Hepsi bir kapıya çıkar ya! Deli, akıllıyı anormal farzeder, akıllı da deliyi!
Refik Halid Karay
Sayfa 32 - İnkılap Yayınları, 3.Basım, 1994
İnsan durup dururken en küçük zevkler için kendisini zehirleyen tek canlıdır. Tabiat ne kadar zararlı bitki ve madde verdiyse arar, sorar, didinir, didişir, bunları bulur, kullanır. Başka hiçbir hayvan o deliliği yapmaz.
Refik Halid Karay
Sayfa 72 - İnkılap Yayınları, 3.Basım, 1994
Halbuki Cemşit'in gençliğinde beğenilen tipler bambaşka idi: İnce hastalığın yani veremin moda olduğu devirdi bu! Hastalıklı olmayan genç kız veya erkek de - hele orta ve yüksek sınıf ailelerde - hasta imişçesine bir hal almaya çalışır, beti benzi uçmuş, süzme revani, sarı ve solgun, güçsüz ve neşesiz görünmeyi süs sayardı.
O görünüş hoşa gider, isteği; o hayal-i fener, hülyalı ve ümitsiz yüzler kamçılardı. Edebiyat-ı cedide, dekadan zamanın roman tipi bunlardı; bunlara aşık olunur, bunlar için ağlanır, inlenir, menekşe kokulu kağıtlara nameler yazılır, gözyaşlarıyla ıslanmış mendiller atılır, göğüsler kabarır, ahlar, oflar çekilirdi.
Refik Halid Karay
Sayfa 121 - İnkılap Yayınları, 3.Basım, 1994

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sonuncu Kadeh
Baskı tarihi:
Haziran 2011
Sayfa sayısı:
278
ISBN:
9789751031211
Kitabın türü:
Yayınevi:
İnkılap Kitabevi
"Ne temiz, ne güzel görünüyor bu su, billur gibi. Halbuki mikrop yuvasıdır, tifo geçirir insana, öyle mundardır ki! Ben de öyleyim, temiz, güzel görünen bir Kaa suyu kadar mikroplu, murdarım. Serinletecek sanılırım, içeni kırk derece ateşle yakarım."

"Gir yatağına, üstünü örteyim, uyumaya çalış."

"Bir kadeh konyak ver, şişe ile kadehler ortada. Sen de iç, bir daha öyle konyağı nerede bulacaksın? Zaten ölüm günlerimiz yaklaştı, sen çölde vurulup gideceksin, ben bir topun yıkacağı şu evin enkazı altında kalacağım, hurdahaş olacağım. Belki de bu, beraber içeceğimiz sonuncu kadeh!'"

Refik Halid Karay, aşkı, tutkuyu, sevgiyi, nefreti, yalanı ve güvensizliği harmanladığı Sonuncu Kadeh'te, emsaline az rastlanan bir âşıklık hikâyesini anlatırken, aşkın tüm hayatı etkileyen ve iç acıtan yönünü de usta anlatımıyla dile getiriyor.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 8 okur

  • Merve
  • halit
  • Ilve Karadeniz
  • Özgür Beden
  • Nrdn Dstyvsk
  • Levent Göven
  • Sema Aydın
  • YASİN YILMAZ

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (1)
9
%0
8
%0
7
%66.7 (2)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0