Adı:
Taş Bebek
Baskı tarihi:
Kasım 2016
Sayfa sayısı:
512
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052990087
Kitabın türü:
Çeviri:
Selim Yeniçeri
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus Yayınları
Kuğuya dönüştüğüne inanamayan çirkin ördek yavrusu…


Taş Bebek’in dünyasına hoş geldiniz!


Fleur Savagar, kendisi hariç herkese göre dünyanın en güzel kadınıdır. Aşırı büyük elleri ve ayakları, dikkat çekici sarı saçları ve parlak yeşil gözleriyle sır dolu bir hayat sürdürmektedir. Tüm bu gizemse güzel ve çekici annesi, James Dean’i bulmak için evden ayrılıp onun yerine Errol Flynn’le karşılaştığında başlamıştır. Şimdi Fleur çabucak büyümek zorundadır ve hayat, işini hiç kolaylaştırmayacaktır.


Acılarla dolu bir geçmişe sahip, maço bir film yıldızı…


Jake Koranda hem New York’un en yetenekli senaristi hem de Hollywood’un en çekici aktörüdür ve uluslararası üne sahip kızlara, hatta güzel vücutlu ve ağzı laf yapanlarına bile tahammülü yoktur. Ancak Taş Bebek’te ilk bakışta görülen parıltıdan fazlası vardır ve Fleur, Jake’in beklediğinden daha çetin cevizdir. Fleur karşılaştığı bütün zorluklara rağmen içindeki güçlü kadını keşfedip ona dönüşmeye kararlıdır.


Kırık hayaller diyarındaki bu ikili birbirlerine kalplerini açabilecek mi?

“Çok ilginç bir hikâye. Taş Bebek mutlaka okunması gereken bir roman.”


- Sandra Brown
512 syf.
·4 günde·9/10
Yazarın en yeni benim de en son okuduğum kitabı olurlar kendileri. Yazarın her zamanki haline göre biraz hayal kırıklığı olduğunu belirtmem gerekir. Beklediğim bol kahkahalı hikayeyi bulamadım. Duygusaldı ancak diğer dram ağırlıklı kitapları kadar insanın gönlünü de fethedemedi. Kitap çok uzun bir zaman aralığını anlatıyor. Esas kızın annesinin hikayesinden başlıyor anlatmaya. Dolayısı ile insan bir an önce esas olaya gelmeyi bekliyor. Bu şekilde yazmanın karakterlerin daha iyi anlatılmasını sağladığı açık ancak bir aşk romanı için olayların biraz ağırlaşmasına da sebep oluyor. Fleur'un biraz olgunlaşmasını ve daha çok akıllanmasını hevesle bekledim kitabın sonuna kadar. Ve tabi mutlu son beni de mutlu etti. Hayatımda bu kadar çok çekmiş, bu kadar herkesten darbe yiyen insanı çok az görmüşümdür. Kitap boyunca ne çektin be Fleur deyip durdum. En sonunda o da buldu mutluluğu çok şükür. Sonuç olarak kitap sürükleyiciydi ve aşk romanları kategorisinde değerlendirildiğinde gayet iyiydi. http://expectokitabum.blogspot.com.tr/...h-phillips.html#more
512 syf.
·8/10
TAŞ BEBEK
Bu kitaba nasıl yorum yapılır bilmiyorum. Klasik bir E. Philps kitabı değildi. Kahkaha atılacak şeyler yoktu içinde ya da sizi hüzünden ağlatacak sahneler... Ama yine de Susan'ın imzasını taşıyor kitap. Konu olarak farklı bir konusu var. Tabi ki her aşk romanında olduğu gibi ayrılmalar ve barışmalar vardı kitapta. Yine de Jake'in hiç bilmediğimiz yanları kitaba sürükleyicilik katarken Alexi'nin tavırları siz de mide bulantısı uyandırabilir, dikkat edin derim ben. Belinda'nın bir kadın olarak gücü ve güçsüzlükleri vardı elbette. Ama hiçbir noktada yaptığı hareketi af ettiremezdi bu güçsüzlükler. Ah Fleur kitaptaki en masum karakter ama acılar masum ya da suçlu dinlemiyor. düşününce kitap boyunca kızımız akla hayale gelmeyecek şeylere maruz kaldı. Ama o kadar güçlüydü ki siz ona acır iseniz kendinizden utanırdınız. Kitaba puanım 10 üzerinden 8. :)
512 syf.
·4 günde·8/10
Yorum yapmam gerekirse kitabın ilk 250 sayfası yarım bıraksam içim acımaz diyerek geçti bunun nedeni ise bu 250 sayfada esas kızımız Fleur yerine annesi ve onun ünlü olma zengin bir hayat yaşama, ünlülere sınırsız özgürlük tanıdığı hastalıklı zihniyetini okumaktı hele birde her detayın ayrıntılı tasvirlerini okumak yordu beni ve öyle kısımları atlayarak diyalog kısmına geçtiğim de doğrudur.

Kitabın özüne yani Fleur'un yaşantısına döndüğümüzde heyecanlı bir hal aldı. Görmek istediğim aksiyonu bol olmasa da yaşam mücadelesi kendini bulma ve gerçekleştirme bu bölümde olduğu için kitap burdan sonra benim için başladı.

Alexi - Fleur, Belinda - Fleur, Jake - Fleur mücadeleleri okunmaya değer. Ama dediğim gibi o ilk 250 sayfa beni neredeyse kitabı okumaktan vazgeçirecekti neyseki devam ettim
512 syf.
·2 günde·6/10
Evet kitap bitti bir Susan hayranı olarak bu kitabı sanki o yazmamis gibi okudum.
Aşk dolu kitaplarını seviyorum kadının bu tamamen aile dramı gibi durmuş bence
İlk yüz zaten flour yoktu ve belindayi okuduk oda nedense midemi bulandırdı tabi bu bana özel sebeplerle yanlış anlaşılmasin sevmiyorum ben böyle karekterleri
Sonrası ise annenin hırsı ve flourun kaybedişleri çabası ile geçti
Erkek kahramanı sevdim ama yalan söylemeyim gerçekten doğrucu hali müthişti
Alexi o nasıl bir adamdı ya acaip hisler bıraktırdı bende ıyy sırf beyaz gül görünce aklıma gelecek bu adam
Niyse kitap benim için vasatti sadece sonuna bayıldım bayıldım hayal kadar güzeldi bence
512 syf.
·4 günde·8/10
Yazarın yazımını zaten seviyorum ve beğeniyorum ama Chicago Stars serisinden sonra bu kitabı oldukça farklı geldi bana. Nasıl anlatsam; bol sinsi planlar, bol benmerkezcilik, saklanan sırlar, yalanlar, yıkımlar ve bunların arasında güçlü olmak ve güçlü kalmak adına verilen bir mücadeleyi okuyoruz.

Fleur Savagar, Taş Bebek diye anılan kendisi kendisini beğenmese de güzel bir kızdır. Onun hakkında bilinenin ardında yaşanan birçok şey vardır. Belinda ve Alex'in sakladığı sırlar ve sonrasında gerçeklerin o karanlık ışığıyla karşı karşıya kalan Fleur, çok erken hayata atılmak zorunda kalır. Hayatına farklı bir pencereden bakmaya başlaması zaman alsa da kendini keşfeder ve güçlenerek geri döner. Şimdi her şeyle mücadele edebilecek durumdadır. Peki zamanında aşık olduğu adam Jake ile tekrar karşılaşma da bu dahil midir?

Kitap şimdiki zamandan başlıyor ama kısa bir zaman sonra geçmişe geçiş yapıyor ve bize, 'şimdiye' gelene kadar ki her şeyi anlatıyor; sonrasında ise geçmiş ve şimdi aynı noktada buluşurken hikâye devam ediyor. Fleur'ı anlasam da kızmaktan geri duramadım; bu derece kendi isteklerini geri plana atması beni sinir etti ama çok da üzüldüm. Yaşadıkları, yaşatılanlar çok zordu. Önce yıkıldı sonra bir ayağa kalktı ki, işte benim kızım, dedim. Bu tarz durumları çok seviyorum. Belinda'yı yolmak, sarsmak istedim; Alex'i ise öldürmek... Ikisi de kendi bulvarlarında birer canavardı. Jake'e gelirsek; sanki yazar ona da bir acı yazmalıyım, demiş ve sonradan o durumu ekleme yapmış gibiydi, çok anlamlandıramadım ama kitaba kötü bir yan da katmamış. Aslında Jake konusunda Fleur'a kızdım, tekrar onunla muhattap olmasına falan ama sonra rahatsız etmedi. Kısacası kitabı beğendim.
512 syf.
·7 günde·6/10
Uzun süredir okumayı düşündüğüm yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Sanırım denemek için yanlış bir kitabını seçmişim. Kitabın yarısı zaman kaybı. Son 100 sayfası benim için kitabı vasatlıktan bir tık öteye geçirdi diyebilirim. Hastalıklı iki yetişkinin yanlış evliliği sonucu ziyan olan iki çocuk yeterince rahatsız etmişken, bir de üvey babanın ensest yaklaşımları midemi bulandırdı ve kitaptan soğuttu. Ama bunlar olmuyor mu gerçek hayatta da elbette oluyor! Neyse ki adalet yerini buldu mutlu son oldu da huzurla kapatabildim son sayfasını. Yine de çok beğendim diyemeyeceğim bu kitabı. Okumasanız da bir şey kaybetmezsiniz...
Uzun süre bir yılanın yanında kalınca çamurdan sürünerek geçmeyi öğreniyorsun.
Susan Elizabeth Phillips
Sayfa 476 - Pegasus Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Taş Bebek
Baskı tarihi:
Kasım 2016
Sayfa sayısı:
512
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052990087
Kitabın türü:
Çeviri:
Selim Yeniçeri
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus Yayınları
Kuğuya dönüştüğüne inanamayan çirkin ördek yavrusu…


Taş Bebek’in dünyasına hoş geldiniz!


Fleur Savagar, kendisi hariç herkese göre dünyanın en güzel kadınıdır. Aşırı büyük elleri ve ayakları, dikkat çekici sarı saçları ve parlak yeşil gözleriyle sır dolu bir hayat sürdürmektedir. Tüm bu gizemse güzel ve çekici annesi, James Dean’i bulmak için evden ayrılıp onun yerine Errol Flynn’le karşılaştığında başlamıştır. Şimdi Fleur çabucak büyümek zorundadır ve hayat, işini hiç kolaylaştırmayacaktır.


Acılarla dolu bir geçmişe sahip, maço bir film yıldızı…


Jake Koranda hem New York’un en yetenekli senaristi hem de Hollywood’un en çekici aktörüdür ve uluslararası üne sahip kızlara, hatta güzel vücutlu ve ağzı laf yapanlarına bile tahammülü yoktur. Ancak Taş Bebek’te ilk bakışta görülen parıltıdan fazlası vardır ve Fleur, Jake’in beklediğinden daha çetin cevizdir. Fleur karşılaştığı bütün zorluklara rağmen içindeki güçlü kadını keşfedip ona dönüşmeye kararlıdır.


Kırık hayaller diyarındaki bu ikili birbirlerine kalplerini açabilecek mi?

“Çok ilginç bir hikâye. Taş Bebek mutlaka okunması gereken bir roman.”


- Sandra Brown

Kitabı okuyanlar 41 okur

  • İlkim Pınar Saral
  • Büşra T.
  • Divane
  • remziye şen
  • Senem Bayrak
  • Gulsahhh
  • Nuray Ertürk
  • esra baş
  • KÜBRA
  • AYŞEGÜL

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%13 (3)
9
%13 (3)
8
%17.4 (4)
7
%21.7 (5)
6
%21.7 (5)
5
%8.7 (2)
4
%4.3 (1)
3
%0
2
%0
1
%0