Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 54 dk.
Sayfa Sayısı:
208
Basım Tarihi:
16 Kasım 2018
İlk Yayın Tarihi:
1997
Yayınevi:
Aras Yayıncılık
ISBN:
9786052100349
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·208 syf.··
2024 8. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2024 21:07
Ermeni edebiyatını Mıgırdiç Margosyan'un ardından ilk okumasını yaptım uzun bir aradan sonra. Kitap içsel yolculuğu tasvir ediyor. Bir hastayı ziyaret edince geçip gideriz acısını o an paylaşarak. Ama hasta günlerin, saatlerin, dakikaların, anların içinde yaşamını zihninde tekrar eder, sorgulamalar yapar, yalnızlığı ile hüzünlü bir yolculuk yapar. Kitap işte bu duyguları bir kaza ile aylardır hastanede felçli yatan birinin zihninden, iç sesinden anlatıyor. Dopdolu empati içeriyor. O kaçınılmaz Varoluş sancıları elbette güzel serpiştiriliyor anlatımın içine. Gayet başarılı, akıcı yormayan bir tarzla yazar harika bir kitap yazılmış. Keyifli okumalar.
Edebiyat
TavanRober Haddeciyan · Aras Yayıncılık · 201868 okunma
8/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2019 69. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 11 Ağustos 2019 18:52
Hastane yatağında yatan felçli bir adamın; çaresizliğine hareketsizliğine şahit oluyoruz. Onun kendi hayal gücüyle zenginleştirdiği bir 'Tavan'ı var. Orada her şeyi bütün hareketliliği ile yaşayabiliyor. Ayrıca 208 sayfalık kitapta yaşama dair müthiş sorgulamalar var. Yalnız adam her şeye rağmen yine de umut dolu olması beni şaşırttı. Yedi aydır neredeyse yatağında kıpırdamadan yatan adamın şu cümleleri beni oldukça etkiledi. ''İşte tam yedi ay ve on iki gün geçti. İnsan bu kadar uzun süre mutluluğa bile katlanamaz. Meğer insan sadece acıya bu kadar uzun süre katlanabiliyormuş.'' Bu Ermeni yazarı ve kitabını herkese şiddetle tavsiye ederim.
TavanRober Haddeciyan · Aras Yayıncılık · 201868 okunma
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2025 72. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 06 Aralık 2025 21:15
Rober Haddeciyan (1926-2025) ‘’Yaşamaya mahkumum ben.. ‘’ ‘’İnsan bu kadar uzun süre mutluluğa bile katlanamaz. İnsan bu kadar uzun süre dinlenmeye, gezmeye, eğlenmeye bile katlanamaz. Meğer insan sadece acıya bu kadar uzun süre katlanabiliyormuş.’’ Kitap, basit bir düşme sonrası kafa travmasına bağlı felç kalan kahramanımızın hastane odasındaki yaşantısına götürüyor bizi. ‘’Talihsizlik dediğin en beklenmedik anda meydana gelir. Her şey onu olanaksız kıldığında. Unutturduğunda. Felaket, bizi hazırlıksız, savunmasız yakalayarak acımıza acı katmak için, dinginliğin içinden patlar.’’ ‘’İnsan, feci bir felaketin ardından geri dönüp baktığında felaketten önceki dakikaların aldatıcılığı karşısında dehşete kapılıyor. Evet, aldatıcıdır o dakikalar, hiç belli etmeksizin bir anda uçuruma dönüşen yollara benzerler.’’ Yeni evi hastane olan 60 yaşındaki kahramanımızı her gün kızı Satenik ziyarete gelir. Bu arada odadaki diğer yatakta değişen farklı yaş gruplarından hastalar da yatmaktadır. Bir de ara ara uğrayan başhekim, hemşire ve hademeleri saymazsak kahramanımızın ufak bir pencere ve tavan dışında oyalanacağı, dakikalarını, saatlerini, günlerini, aylarını geçireceği sadece düşünceleri ve anıları kalmıştır. Ve bu durumunda dahi isyan etmemekte, hayata bağlı olarak yaşamaktadır. ‘’Yetinmeyi bilmezsen, asla iflah olmazsın çünkü her günün mutluluk ve zevkle dolu olsa bile günün birinde daha fazlasını elde edemediğin için pişman olursun.’’ Kitabı çok beğendim. Bu tarzdan hoşlananlara tavsiye ederim.
Edebiyat
TavanRober Haddeciyan · Aras Yayıncılık · 201868 okunma
8/10
·208 syf.··
2021 25. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2021 11:48
Adını bilmesek de hikayesine onun gözünden tanıklık ettiğimiz felçli bir adamın yaşamı, umutları, dünya görüşü var bu kitapta. Kadife yumuşaklığında bir anlatımla buluşuyoruz. Tek mekanda geçen eserlerin başarılı bir örneği. Empati kurma garantili. Tavsiye ederim.
1000Kitap
TavanRober Haddeciyan · Aras Yayıncılık · 201868 okunma
Puan vermedi
Sinekler intihar eder mi? ''Tam altı bin saatten beri sırtımı yataktan kaldırmadım. Ve yine altı bin saatten beri yere basıp pencereye kadar gitmedim. Altı bin diyorum… İnsan bu kadar süre mutluluğa bile katlanamaz. İnsan bu kadar uzun süre dinlenmeye, gezmeye, eğlenmeye bile katlanamaz. Meğer insan sadece acıya bu kadar uzun süre katlanabiliyormuş.'' yaşamımızın bundan sonrasını bir yatağa bağlı olarak geçireceğimizi düşünürmüsünüz ve buna neden olacak şeyin bir muz kabuğu olduğu.Muz kabuğuna basmasıyla değişen hayatı bir hastane odasına sıkışıp kalan bir adam görüyoruz kitapta dünyayla tek bağlantısı, odasındaki diğer yatağa gelen giden hastalar... Tavan (Arasdağı) 20 yıl sonra yeniden yayımlandı. Ermenice edebiyatın yaşayan en üretken yazarlarından addedilen Rober Haddeciyan’ın, Türkçede ilk baskısı 1997’de Telos Yayınları tarafından yapılan romanının gözden geçirilmiş yeni baskısı Aras Yayıncılık
Edebiyat
TavanRober Haddeciyan · Aras Yayıncılık · 201868 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2023 68. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 19 Kasım 2023 16:55
Herşey yolunda giderken, sokakta yürürken, birden bir muz kabuğuna ayağı takılınca sırtüstü yere düşerken, kafasını kaldırım taşına çarpan kahramanımız hastane getirilir, Felç geçirmiş ve arık o hastane yatağına bağımlıdır. Tek çocuğu olan kızı hergün gelip bir saat kadar babayla kalır, ihtiyaçlarını karşılar ve döner. O yataktan sonra gideceği yer belkide mezarı olacaktır. Kocaman bir ömrü geçirmiş 60 yaşında yaşlı bir adamdır. İnsan yattığı yerden ne yapabilir sadece düşünebilir. Hiç bitmeyecekmiş gibi hunharca harcadığı gençliği. Bir zamanlar sahip olduğu herşeyi. Her satırda bende geçmişe gittim. 20li yaşlarımda 30 yaş çok uzak 40 yaşlarındakiler yaşlıydı, 50 60 yaş gözü toprağa bakanlar 70 80 yaş ölmüş ama gömmeyi unutmuşlardı. Ve bende şuan gözü toprağa bakan grubundayım. Aşkın yaşı var zanederdimAma 60 yaşındaki yatağa mahkum adamın karşılık görse hemen aşka yelken açacağını da gördüm. Ve etrafta da çok genç hatun peşinde olan büsürü enayiyi. Ne demişler davul bile dengi ile
TavanRober Haddeciyan · Aras Yayıncılık · 201868 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2024 42. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2024 17:05
Merhaba kitap severler, Ermeni edebiyatından okuduğum ilk kitap. Ne desem bu kitap için az kalır ama şunu diyebilirim ki; Ruhumu doyuran kitapları severim. Roman, uzun yıllar önce eşini kaybetmiş
Roman-Edebiyat
TavanRober Haddeciyan · Aras Yayıncılık · 201868 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
Beğendi
·
2023 93. kitabı
Rober Haddeciyan, İstanbul'daki Ermeni cemaatinin önde gelen düşünürlerinden birisi. Haddeciyan'ın tiyatro, şiir, deneme, roman, eleştiri, edebiyat tarihi üzerine pek çok eseri varmış. Tavan, Ermenice olarak, 1983 yılında yayımlanır ilk kez. Sanırım Telos yayınları tarafından 1987 yılında Türkçe yayımlanmış. Ben, Aras Yayınları'ndan okudum Tavan'ı. Romanın başında öğrendiğimize göre, anlatıcımız, yedi ay on iki gündür bir hastanede, yatağa bağımlı olarak yaşamaktadır. 60 yaşlarında İstanbul'da esnaflık yapan Ermeni asıllı anlatıcımız, bir Ermeni hastanesindedir.Saçma sapan bir kazadır, bu duruma düşmesinin nedeni. Tek çocuğu, değerlisi, kızı Satenik her gün ziyaret eder, onu.Satenik ısrarla babasını eve götürmek istese de kendisi yük olmak istemez kızına. Yan yatağından farklı farklı hastalar gelip geçerken, o gözü tavanda, tüm yaşamını düşünür. Kalp krizinden ölen Anadolu Ermenisi babasını, genç yaşta kaybettiği eşi Verjin'i düşünür.Kızı Satenik'in davranışlarından, sözlerinden, yaşamına, evliliğine dair çıkarımlarda bulunur.Bir yandan da yan yatakta yatan oğlunun başında bekleyen Alis Hanım, cinsellik dolu çağrışımlar yaratır. Bir odaya, bir yatağa hapsolan anlatıcımız, düşünerek, hatırlayarak tekdüzeliği yenmeye çalışırken, varoluşu da sorgular. Çok çok beğendiğim bir kitap oldu, Tavan.
TavanRober Haddeciyan · Aras Yayıncılık · 201868 okunma
8/10
·185 syf.··
2023 72. kitabı
Onlarca eseri olmasına rağmen halen neden Türkçe'ye çevrilmemiş olduğunu sorguladığım, İstanbul'da entelektüel hayatın yaşayan önemli isimlerinden biri olan Rober Haddeciyan'ın Tavan isimli bu kısacık fakat şahane romanını okudum. Kahramanın ağzından anlatılan, tek hayatı bir hastane odasından ibaret olan, düşüncelerini mahkumu olduğu o beyaz daracık tavanına yansıtarak yaşayan 60 yaşında bir erkek. Aylar önce muz kabuğuna basıp düşmüş, o zamandan beri bir hastanede yatalak, iletişim kurduğu insanlar kendisini sık sık ziyarete gelen kızı, hastabakıcılar, hemşireler ve zaman zaman odasını paylaştığı diğer hastalar. Tek mekanda geçen romanda anlatıcı tek mekanın tasvirini yapmıyor sadece, biz onun zihnine giriyoruz, hayal kuruyoruz, geçmişe gidiyoruz, gelecekle ilgili varyasyonlar kuruyoruz. Anlatıcı yatalak fakat, bütünüyle umutsuz değil, intihar düşüncesi geçmiyor kafasından, küçük şeylerden mutlu oluyor. Fakat bir hayat muhasebesi de tutuyor tavanda, zaman ve mekan bazen algısını kaybediyor. Bütünüyle depresif olmasa da sorguluyor hep. Bana farklı şeyler hatırlattı Tavan, okurken ara ara durup düşündüğüm yerler oldu. Sıcak ve dokunaklı bir hikaye... Ben çok sevdim, tavsiye ederim. .. .. "Tam 6 bin saatten beri sırtımı yataktan kaldırmadım. Ve yine 6 bin saatten beri yere "basıp pencereye kadar gitmedim. Düşünün bir kere, tam 6 bin saat... İnsan bu kadar uzun süre mutluluğa bile dayanamaz. Insan bu kadar uzun süre eğlenmeye, tatile bile katlanamaz. İnsanoğlu yalnızca acıya bu kadar uzun süre eğlenmeye, tatile bile katlanamaz. İnsanoğlu yalnızca acıya bu kadar uzun süre dayanabiliyormuş." ..
TavanRober Haddeciyan · Telos Yayıncılık · 199768 okunma

Yazar Hakkında

Rober HaddeciyanYazar · 1 kitap
Ermenice edebiyatın yaşayan en önemli ve üretken yazarlarından biridir. 26 Ocak 1926’da Avedis-Siranuş çiftinin çocuğu olarak İstanbul Bakırköy’de dünyaya geldi. Ailesinin Kurtuluş’a taşınmasının ardından Pangaltı Mıkhitaryan Ermeni Okulu’na kaydolarak liseye kadar bu okulda eğitim gördü. 1944’te mezun olduktan sonra bir yıl İstanbul Üniversitesi Fizik-Matematik bölümüne devam etti, daha sonra geçiş yaptığı Edebiyat Fakültesi Felsefe-Psikoloji Bölümü’nden 1950’de mezun oldu. Askerliğini yedek subay olarak Ankara ve Ağrı’da tamamladıktan sonra Süzan Tamikyan’la evlenerek büyük bir tekstil firmasının temsilcisi olarak çalışma hayatına atıldı. Daha okul yıllarında edebiyat yeteneğiyle dikkat çeken Haddeciyan, öğretmenlerinin de teşvikiyle 1946’da “Paraskhal” [Kelime Yanlışı] adlı öyküsünü Aniv [Tekerlek] aylık dergisine gönderdi. O tarihten itibaren kendisini tamamen Ermenice edebiyata adayarak Zahrad, Zareh Khrakhuni ve Varujan Acemyan’la birlikte günlük Ermenice Marmara gazetesinin edebiyat sayfalarını hazırlamaya başladı. 1967’de Marmara’nın yayın yönetmenliğini üstlenerek günlük toplumsal meselelere dair köşe yazılarının yanı sıra çeviri çalışmalarında bulundu. 1983’te en önemli eseri kabul edilen Arasdağı [Tavan] yayımlandı. Vasdag [Kazanç] 1976’da, Arasdağı da 1983’te merkezi ABD’de bulunan Alek Manukyan Vakfı Edebiyat Fonu’nun birincilik ödülüne layık görüldü. Edebiyat bilimci Suren Tanielyan’ın R. Haddeciyan, neraşkharhi keğarvesdagan knnutyun [R. Haddeciyan, Sanatsal Bir İç Dünya İncelemesi] başlıklı kapsamlı çalışması sayesinde Ermenistan’da da geniş kitlelerce tanındı. 2001’de Ermenistan Gazeteciler Birliği’ne üye olarak kabul edilen Haddeciyan, aralarında Ermenistan Kültür Bakanlığı Altın Madalyası, Ermenistan Devleti Movses Khorenatsi Madalyası, Erivan Devlet Üniversitesi Altın Madalyası, Ermenistan Gazeteciler Birliği Altın Kalem Ödülü, S. Mesrob Maşdots Ödülü, Surp Sahak Surp Mesrob Madalyası’nın da bulunduğu sayısız ödüle layık görüldü. Haddeciyan, Marmara gazetesinde ve sahibi olduğu basımevinde Ermenice edebiyata, kültür-sanat ve toplumsal hayatına katkıda bulunmayı sürdürmektedir. Roman, öykü, eleştiri, deneme, oyun, gazete yazıları türlerinde yüzden fazla kitabı vardır.