Adı:
Tutanak Defteri
Baskı tarihi:
Ocak 1998
Sayfa sayısı:
218
ISBN:
9789755451114
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Book Of Evidence
Çeviri:
Güler Kiper
Yayınevi:
Telos Yayıncılık
Tutanak Defteri yayınlamayı planladığımız bir üçlemenin ilk kitabı. Bu üçlemenin (Tutanak Defteri, Hayaletler, Athena) yazarı John Banville'i İrlanda kökenli yazarlar meclisinde iki büyük ustanın -James Joyce ile J. Swift'in- arasına oturtmak olanaklı. Banville'nin yazış tarzının bu iki yazarı da anımsatan yönleri var. Hem Joyce gibi okurdan fazlaca düşünsel çaba istiyor, hem de Swift gibi soğuk alaycılığıyla son derece eğlendirici. Yalnızca eğlendirici değil, deşip gösterdiği gerçeklerle de ürkütücü ve tedirgin edici.
Tutanak Defteri, hapishanede cinayetten yargılanmayı bekleyen Freddie Montgomery'nin yargıç için kaleme aldığı bir ifade biçiminde yazılmış. Freddie'nin amacı kendini savunmak değil, bir insanı nasıl öldürebildiğini anlamak. İki suç işlemiştir: Zengin bir aile dostunun evinden Hollandalı bir ressamın resmini çalmış, resmi çalarken kendisini suçüstü yakalayan oda hizmetçisini de öldürmüştür. "Neden öldürdün?" sorusuna söyleyecek fazla bir şey bulamaz. Öldürmüştür çünkü bunu yapacak gücü kendinde bulmuştur, çünkü kız onun canını sıkmıştır. Kafasına çekici indirmek çok akla yatkın gelmiştir. Ama anlayamadığı bir şey vardır: Acaba kim olduğu bilinmeyen orta yaşlı, basit bir kadının portresini çalma isteğini neden duymuştur?
James Joyce'tan sonra en büyük İrlandalı romancı kabul edilen John Banville, okurun zihnini fitilleyen, okuru ele geçirip bırakmayan, karmaşıklığın basitliğini göstererek onu afallatan bir yazar.
(Arka Kapak)
Kitap, cezaevinde yatan bir mahkûmun yaşamından bahsetmiş. Bunu yaparken de olay örgüsünü anlatmaktan öte açıkçası iş biraz psikolojiye dökülmüş.

Yani belli bir olay akışı yok. Yazar genel olarak iç dünyasında yaşadıklarını ve düşündüklerini dış dünyayla kıyaslama, kıyaslamadan öte dış dünyayla olan yansıma şeklini dile getirmiş.

Yazarın üslubunu beğendiğimi pek söyleyemem okurken öbür büyük yazarlarla içten içe karşılaştırdım da arada biraz kalite farkı varmış onu da anlamış oldum.

Edebi bir eser şiir gibi olmalı, konu bakımında kopukluğu pek kaldırmaz. Ama bu eserde aslında net olarak bir olay örgüsü olmamasına rağmen kavramının iç dünyasıyla yaşadıklarını anlatmaktan konu kavramı geri planda kalmış.

Peki, Okunmaya değer bir eser mi? Bana soracak olursanız evet. Okunmaya değer. Çünkü işin içinde insani açıdan bir yenileme içeren bir eser. Ve bu yüzden herkes kendisinden bir şeyler bulabilir diye düşünüyorum.
Keyifli okumalar dilerim...
"Bu insanları anlamıyorum. Daha önce de söyledim. Onları anlamıyorum."
John Banville
Sayfa 97 - Telos yayıncılık
"Ağlamayacağım, ağlamayacağım. Ağlamaya bir başlarsam susamam."
John Banville
Sayfa 147 - Telos yayıncılık
**Geçmişimi düşündüğümde sanki bir başkasının, hiç karşılamadığım ama geçmişini ezbere bildiğim birininkini düşünüyor gibiydim.**
John Banville
Sayfa 151 - Telos yayıncılık
"İnsanın çocukluğunu geçirdiği evin kokusu kadar güçlü ve acıtıcı çağrışımlar doğuran başka bir şey var mıdır?"
John Banville
Sayfa 47 - Telos yayıncılık

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tutanak Defteri
Baskı tarihi:
Ocak 1998
Sayfa sayısı:
218
ISBN:
9789755451114
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Book Of Evidence
Çeviri:
Güler Kiper
Yayınevi:
Telos Yayıncılık
Tutanak Defteri yayınlamayı planladığımız bir üçlemenin ilk kitabı. Bu üçlemenin (Tutanak Defteri, Hayaletler, Athena) yazarı John Banville'i İrlanda kökenli yazarlar meclisinde iki büyük ustanın -James Joyce ile J. Swift'in- arasına oturtmak olanaklı. Banville'nin yazış tarzının bu iki yazarı da anımsatan yönleri var. Hem Joyce gibi okurdan fazlaca düşünsel çaba istiyor, hem de Swift gibi soğuk alaycılığıyla son derece eğlendirici. Yalnızca eğlendirici değil, deşip gösterdiği gerçeklerle de ürkütücü ve tedirgin edici.
Tutanak Defteri, hapishanede cinayetten yargılanmayı bekleyen Freddie Montgomery'nin yargıç için kaleme aldığı bir ifade biçiminde yazılmış. Freddie'nin amacı kendini savunmak değil, bir insanı nasıl öldürebildiğini anlamak. İki suç işlemiştir: Zengin bir aile dostunun evinden Hollandalı bir ressamın resmini çalmış, resmi çalarken kendisini suçüstü yakalayan oda hizmetçisini de öldürmüştür. "Neden öldürdün?" sorusuna söyleyecek fazla bir şey bulamaz. Öldürmüştür çünkü bunu yapacak gücü kendinde bulmuştur, çünkü kız onun canını sıkmıştır. Kafasına çekici indirmek çok akla yatkın gelmiştir. Ama anlayamadığı bir şey vardır: Acaba kim olduğu bilinmeyen orta yaşlı, basit bir kadının portresini çalma isteğini neden duymuştur?
James Joyce'tan sonra en büyük İrlandalı romancı kabul edilen John Banville, okurun zihnini fitilleyen, okuru ele geçirip bırakmayan, karmaşıklığın basitliğini göstererek onu afallatan bir yazar.
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 3 okur

  • Yunıs
  • G A
  • Yaşar Baykal

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%50 (1)
7
%50 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0