Tutku Oyunları - Hesaplaşma (Tutku Oyunları Serisi - 3)

·
Okunma
·
Beğeni
·
941
Gösterim
Adı:
Tutku Oyunları - Hesaplaşma
Alt başlık:
Tutku Oyunları Serisi - 3
Baskı tarihi:
Ağustos 2016
Sayfa sayısı:
380
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759999926
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Convicted
Çeviri:
Esra Çetin
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Arkadya Bitter
Eski alışkanlıklara karşı yeni başlangıçlar…
Oyunun gidişatını etkileyecek, kimsenin aklına gelmeyen bir taş…
Ve sonucu değiştirecek beklenmedik bir hamle!

Claire, korkuları ve güçsüzlüğü ile yüzleşti. Şimdiyse gerçek hisleri ile hesaplaşmak zorunda. Yeni keşfettiği bu güç, Tony'yi dizleri üzerine çöktürmeye yetecek mi? Yoksa bir kez daha o karanlık esarete boyun eğen kendisi mi olacak?

Geçmişin günahları bir bir ortaya dökülürken, yıllardır gömülü kalmış sırlar da açığa çıkıyor.

Claire ile Tony'nin hayali satranç oyununda bu kez atılacak her adım çok daha tehlikeli ve her hamle, bir öncekinden daha riskli. Özgürlük, huzur, aşk… Artık bunların hiçbir önemi yok, çünkü Claire'in kaybedecek çok daha önemli bir taşı var. Ve onu korumak için her şeyini feda edebilir.

Tutku Oyunları'nda üçüncü round başlıyor.
(Tanıtım Bülteninden)
380 syf.
·1 günde·6/10
Alıntılarımı da ekledikten ve parmaklarımı birbirine geçirip şöyle bir çıtırdattıktan sonra sıra geldi "Tutku Oyunları" serisine ilişkin yorumumu yazmaya.
Söyleyecek çok şeyim var. Öncelikle yapılmış olan yorumlara değinmek isterim. Eleştiriler, serinin ilk kitabındaki şiddete yönelikti. Bu beni seriyi okumaktan alıkoymuştu. Şöyle ki; Grinin elli tonu kopyası bir roman grubu daha mı? diye düşündüğüm için. Şimdi şunu açıklığa kavuşturmak isterim; ne denli dehşetana eleştiriler almış olsa da Grinin Elli Tonunun bir fenomen olduğu gerçeğini kimse inkar edemez. Geçtiğimiz yıllarda Ankara'da yapılan bir psikologlar toplantısının gündemine bile damga vurmuş bir seridir Grinin Elli Tonu ve beraberinde Gabriel Serisi ve Crossfire Serisi ile birlikte. Bunu niye belirtme ihtiyacı hissettim? Dünya üzerinde bu tarz romanlara gösterilen büyük ilginin bir nedeni olduğu gerçeğinden dolayı. Yani artık bir romandaki bu tarz içerik bir eleştiri nedeni olmaktan çıkmış durumda. Ve daha da ötesi bu seride yazar her bir romanın başında uyarısını yapmış ve içeriğindeki şiddet ve sapkınlıkları üzeri örtülü bir şekilde geçip gitmiştir.
(Detaylara ilişkin tek kaygınız kendi hayal gücü sınırlarınızdır kısacası!)

Gelelim seriye:
Konuya kısaca değinmek gerekirse Claire Nichols adlı yirmilerinin sonlarındaki genç bir kadının bir gün uyanıp kendisini gerçekte kim olduğunu bilmediği ultra zengin kırklı yaşlardaki Anthony Rawlings adlı bir adamın lüks malikanesinin bir odasında esir bulması ile başlayan olayları konu alan bir seri.
Serinin ilk kitabında Anthony Rawlings'in Claire'e uyguladığı psikolojik, fizyolojik ve cinsel şiddet, serinin eleştirilmesine sebep olan unsurlar. Bir süre boyunca adamın yaptıklarına Claire gibi bir anlam verememek oldukça gerilim dolu anlar yaşatıyor.
Ve üç kitaplık bir serinin iç yüzünü de aslında bu sebepler oluşturuyor.

Seriye aslında psikolojik gerilim türü olarak yaklaşmak gerektiğini düşünüyorum. Bence tam anlamı ile bir aşk romanı kesinlikle değildi (Kapağındaki maskeli kadın resimlerine ya da ismine aldanmamak gerekiyor yani) Mütemadiyen geri planda sebebe dair gizemler sürüp giderken, Anthony ve Claire arasında yaşanan psikolojik ve zihinsel savaşa özellikle Claire'in hayatında yer alan insanların dahil oluş süreci gerilimi belirli bir çıtanın altına düşmeden alıp götürmeyi başarmıştı. Claire'in tek kişinin varlığı ile yarattığı görünmez hapishane içinde yaşadığı ikilemler gel gitler yer yer onun adına kahrolmanıza çoğu zamanda elinizin altında olsa saçını başını yoluvermek istemenize sebep oluyor. Ama kendisinin de kendisini tanımlamak da kullandığı tabirle ister Stockholm sendromu olarak adlandırın isterseniz başka uygun ya da uygunsuz (!) sıfatlar kullanın yaşadığı çatışmalar bence olayların gidişatı ve şahsi analizleri ile anlaşılabilir ve hak verilebilir şekle ustaca getirilmişti.
Ben seriye en başta sonu nedeni ile olumsuz bir eleştiri yapmak isterim. Olaylar iyice çetrefilleşmişken sayfalar ise azaldıkça panik duygusu ile internette bir anda serinin kaç kitap olduğuna bakmak aklıma geldi. Çünkü kalan safya sayısına bir sonun sığdırılabileceğine inanmam imkansızdı. (İki elim kanda olsa romanın sonuna asla bakmama gibi bir huyum var ne yazık ki)
Evet, 3 ciltti. Ve gerçekten o kalan azıcık sayfa sayısına da bir son sığdırılmıştı. İnanamadım. Gerçi yazar orjinal romanlarının ardından aralara buçukluklar attırmış ama bizde yok. Olsaydı da hüsranımı telafi edemezdi. Onca sayfa tüm o gerilime, çözüm arayışlarına, Claire'in git gellerine katlandıktan sonra....

Serinin sonunda pek çok şey gün yüzüne çıktığında Anthony'nin Claire'e yaptıklarının boyutunun amacını aşmış olduğunu görmek de neden yani dedirten cinstendi.

Özellikle üçüncü romanda bazı bölümlerdeki olayların lüzumu var mıydı dedirttiğini de söylemeden geçemeyeceğim. Seriye sonradan katılan karakterlerin dahil edilme sürecinde verilen pek çok ayrıntının olayların akışı ile bir noktada kesişmesini beklerken böyle bir anın hiç gelmemesi gibi. Evet bu süreç de okurken aklınızda başka hikayeler yazmanıza ve gerilmenize katkı sağlıyor ama yazarın amacının bu olup olmadığına şüphe duyduğum için şimdi boşunaymış demeden geçemiyorum.

Bir esinlenme (!!!) fazlasıyla hissedilen bir durumdu bence. Yukarıda adı geçen romanların ve buna benzerlerinin bir ortaya karışığı halinde. Ama kategoriler kesinlikle farklıydı.

Her bölümün başındaki alıntılar gelen kısma bağlantılı ve çok şıklardı (Zaten neredeyse tamamı buraya aktarılmış durumda:))

Markalar amacını aşan sıklıkta kullanılmıştı. Biz anlamıştık zaten Anthony'nin çok çok çooook zengin olduğunu:)

Mekan tasvirleri bence güzeldi. Bolca yer verilmişti ve neredeyse dünyanın pek çok meşhur köşesindendi.

Dediğim gibi son çok daha detaylı ve can alıcı şekilde bağlanmalıydı. O ana gelene değin yaşananlar bunu gerektiriyordu. Ciddi hüsrana sebep oldu. Ama bu kısmı ve o ilk andan itibaren Claire'in adına yapmasını istediğiniz şeyleri yapmadığını da göz ardı edersek heyecan dolu bir seriydi.

DÜZELTME/ÖZÜR:
Serinin dilimize çevrilme çalışmaları olan bir kitabı daha olduğunu bir 1000Kitap okuru sayesinde öğrenip yayınevinden araştırdım. Daha önceki bir kitap ikiye bölünüp yayınlanmış (Yüzleşme ve Hesaplaşma). Son kitapta da benzer bir durum olmaz ise 4. kitap değerlendirmeler için asıl kriterleri içinde barındıracak. O nedenle serinin sonuna dair hissettiğim hayal kırıklıklarını dile getirdiğim tüm kelimelerimi geri alıyorum. Okumaya devam.
380 syf.
·37 günde·Beğendi·8/10
Serinin 3. kitabı da benim istediğim kıvamda ilerlemişken 3. kitap da okundu ve bitti. Hesaplaşma'da Claire beni bazı yerlerde delirttiği için aslında yalan değil 3 yıldız verdim ilk başta ama sonra kurguya kıyamadığımdan 3.5'dan 4 verdim diyelim ;)

Malum sebepten dolayı-ki okuyanlar bilir ne olduğunu- Anthony'nin kollarına bu kadar kolay koşmuş olması beni gerçekten inanılmaz sinirlendirdi. Yahu tamam adam kendini kontrol etmeye çalışıyor, yaptığı hatanın farkında falan filan da sen bu adama savaş açmadın mı, hayatından çıkarmayı bu kadar kafana koymadın mı nasıl böyle güvenirsin de bu kadar kolay onu affeder kabullenirsin -ki ortada artık sadece söz konusu olan sen değilken- anlayamadım.

Sırlar çözüldü, yeni şeyler ortaya çıktı. Catherine'in hikayedeki rolünü daha 2.kitapta geçmişe dönüldüğünde anlamıştım ama okumak yine de ayrı bir zevk verdi. Kitabın sonu da çok iyi yerde bitti. Bakalım bu intikam nasıl son bulacak. Herkese iyi okumalar :)
380 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
İkinci kitabın havada asılı kalanlarla bitmesi, seriden biraz soğumama sebep olsa da; üçüncü kitap hikayeye hakkını verir nitelikteydi ve kitabı kesinlikle çok beğendim. İçten içe Tony'nin ve Clara'nın birbirlerine olan tutkularının gerçekliğe ve geçmişe yeniden yön verebileceğini okuyucu olarak hissediyorduk. Çok heyecanlı ve elimden bırakamadığım bir kitap oldu.
380 syf.
·2 günde·10/10
Aklıselim tek bir karakter yok ve manipüslasyon hat safhada.
Kısaca, size neyin çarptığını anlamadığınız türde bir seri!

İlk iki kitap boyunca sürekli bir resmin küçük parçalarına bakıyorduk, bu kitapta ise sonunda resmin bütününü gördük. Sanırım seriyle ilgili en sevdiğim şeylerden biri de bu oldu. İlk kitaptan beri tahmin edilebilirlikten çok uzaktı. Neler olduğu ve konunun nereye doğru gittiğini anlamıyorsunuz. Ne zaman bir şeyleri birleştirdiğinizi düşünseniz bazı parçalar hep dışarıda kalıyordu.

Belki önemsiz gibi duran ve ilk iki kitabı okurken dikkat etmediğiniz karakterler birden anlam kazandığı için bu kitabı okumadan önce ikinci kitabı tekrar iyice gözden geçirmenizi tavsiye ederim. Özellikle de Yüzleşme'yi okumanızın üzerinden zaman geçtiyse bunu kesinlikle yapmalısınız. Pek çok karakteri olan ve hepsinin yeri olan bir kurgu. Eğer karakterler kafanızda tam olarak oturmadıysa Hesaplaşma'yı okurken bocalayabilir ve bu da kitaptan aldığınız keyif olumsuz etkilenebilir.

Mesela ben ikinci kitaba tekrar göz atmadan başladığımdan dolayı okurken tepki vermem gereken çok önemli bir yeri geç algıladım. Sonra da hayret nidaları içerisinde ayağa fırlayıp "Başından beri sana ısınmamıştım! Sende bir numaralar olduğunu biliyordum!!" gibi coşkuyla kendi kendime konuşmaya başladım. Tabii bu kadarını tahmin edememiştim, edemezdim de.

Üstelik yazar mükemmel bir zamanlamayla ağzındaki baklaları çıkarttı. En güzeli de tüm kitap boyunca lafı geveleyip son bölümde her şeyi açıklığa kavuşturmak yerine okuyucuya her bölümde elde tutulur yeni malzemeler verdi. Kitabın sonuna geldiğimizde biz her şeyi anlamıştık ve ana karakterin parçaları nasıl birleştirdiğini gözlemledik.

Bir de içinize o kadar kuşku yerleştirilince artık hiçbir şeye güvenemiyorsunuz. Tony ne yaparsa yapsın, "Samimi mi? Başka bir dolap mı çeviriyor?" veya Claire için, "Acaba gizlice başka bir planı olabilir mi?" diye sürekli şüpheyle yaklaştım.

Kötü adam ve kahraman aynı kişi olsaydı ne yapardınız? İşte kitabın sizi düşünmeye sevk ettiği soru buydu.

Tony size ikilemi yaşatan bir karakter. Hem nefret ediyorsunuz hem seviyorsunuz. Anthony Rawlings-Anton Rawls iyi biri değil. Gerçek bir kötüydü, insanların hayatlarını mahvetti. Bunu bilerek, isteyerek yaptı. Diğer yandan ilk tanıdığımız Tony gelişme kaydetti, bir nevi değişti. Bu kitabın bir özelliği de Tony'nin sadece avcı olmadığını görmemiz oldu. Yine de yazar bunu anlatırken Tony'i aklamaya kalkışmadı. Sadece her şeyin bu raddeye nasıl geldiğini izah etti. Ve Tony'nin kendisinin de bunu görmesini sağladı.

"Ana kahraman aynı zamanda kötü adam" denenen ama benim okuduğum kadarıyla sonu hep hezimet olan bir çabaydı. Aleatha Romig bunu beyhude bir çaba olmaktan çıkarmış ve ortaya muazzam bir kurgu dizisi koymuş.

Kitabın son kısmını okurken zaman zaman nefes almayı unutmuş olabilirim çünkü bir tren son sürat üzerime yaklaşıyor gibi yüreğim ağzımdaydı. Burada "zavallı annem" demek istiyorum. Çünkü, etrafımda seriyi okuyan kimse olmadığı için tüm bu heyecanımı ne bu kitaba ne de okuduğum tarzda kitaplara hiçbir ilgisi olmayan anneme yansıttım. Kelimenin tam anlamıyla dırdır ettim. Annemin okuduğum kitaplarla ilgili sevimsiz düşünceleri varsa -ki var- bunu beslemiş olabilirim. Yine de fark etmedim sanmayın. Ben anlatırken, o da içten içe ne olacağını merak ediyordu. Bence öyle yani. Tabii ne zaman susacak bu kız diye düşünmüş de olabilir.

Ne diyebilirim ki? Bu serinin -özellikle Türkiye'de- daha bilinir olmaması da tam bir kayıp.

Geçmişin 'sonuçlarına' tanık olduk, 'gerçekleri' öğrendik ve en sonunda 'suçlu' kim bulduk. Fakat seri yine de yeni soru işaretlerinin yarattığı heyecan ile bitti.

Tony'nin bakış açısından olan kitaplar ile ilgili çok olumlu yorumlar okudum. Sadece kuru kuruya Tony'nin ağzından anlatmıyor aynı zamanda olayın görmediğimiz yüzüyle ilgili ortaya yeni hikayeler katıyormuş. Ayrıca duygusal olarak daha yoğun olduğunu söyleyenler de var. Umarım kitaplar hemen yayınlanır!

Arkadya Bitter'a seriyi bizimle buluşturduğu için teşekkür ederim.
380 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Tutku oyunları serisinin üçüncü kitabı ve bence en güzel olan kitap.. Tüm sırlar çözülüyor ve bu kitap ta çok entrika var..
Bu kitapta bir çok sürpriz sizi bekliyor ki bunlardan biri ikiliyi tekrar bir araya getiriyor, aslında bu kitabın asıl kahramanı Anthony'nin evinde çalışan ve geçmişten gizli bir bağları olduğunu hissettiğimiz Catherine karakteriydi, kadın resmen şaşırttı bizi, kendisi yeniden bir kaçma kovalama canın başlamasına ve her şeyin bir anda değişmesine neden oldu , herkesin kendince bir planı var, kimse kimseye güvenemiyor,maskeler düşmeye ve gerçeklerin bir kısmı ortaya çıkmaya başlıyor, özellikle son sayfalarda Claire'in sempatimizi yeniden kazanmasına neden olan sağlam bir hamlesiyle oyun içinde oyun olduğuna tanık oluyoruz .....
Claire hamiledir ve tabi ki bebek Anthony'den ve tehditler alırlar Claire ve bebeği öldürmekle ilgili.....
380 syf.
·3 günde·7/10
YORUMUM SPOİLER İÇERİR!!!

Kitap bitti ben de bittim. Kitap 2'ye bölündüğü için Yüzleşme ile beraber yorumunu gireceğim, hatta ben yorum boyunca kitap ismini Yüzleşme olarak kullanacağım.

İlk kitaptaki saf Claire'nin yerini ne yapması gerektiğinin farkında olan daha cesur bir Claire alıyor. Tabi arkasındaki destek ekibini de unutmamak gerekiyor :)

Anthony'den artık nefret etmesem de, sevemeyeceğim onu. Hapisten çıkana kadar Tony, Claire'yi bir kez bile umursamadı, çıkınca "Pişmanım, seni seviyorum." demesi hiç inandırıcı gelmedi. Daha çok yaptıklarına üzgün gibi geldi. Keşke intikamımı hiç gerçekleştirmeseydim diye aklından bir kez bile geçtiğini sanmıyorum.

Claire'ye aşık olan diğer karakter Harry'e aşık olmuş olabilirim *-* Claire, böyle bir adamı kaçırdığın için tam bir aptalsın. Neşeli, kendine güvenen, korumacı, sevdi mi tam seven bir adam yerine git; ne sevdiği belli, ne dürüstlüğü belli birinin peşine takıl. Ah ah, ben yazarın yerinde olacaktım, ilk kitabı olduğu gibi yazardım, 2. kitapta Harry-Claire aşkına başlayıp seriyi öyle bitirirdim.

Yalnız yazarı Claire ve Harry'i baya bir yakınlaştırdığı için tebrik ederim. Çoğu yazar, kadınlarını sürekli ana karaktere ihanet etmeyecek şekilde tasarlar. Aslında Claire'nin yaptığı ihanet değildi fakat nedense yazarlar artık ilişki yaşamadığı biricik aşkına sadık yapmak zorundalar kadınlarını.

Bunun haricinde kitapta sırların açığa çıkmasını sevdim. 3. kitap biraz daha rahat kafayla okunacak gibi görünüyor.

Yine de kitapla ilgili kocaman bir sorunum var. Şimdi, ben bu kitabı ilkine göre daha yavaş okusam da başıma yine 1. kitapta olan şey geldi. BEN GENE ANLAMADIM SONUNU :D

Şöyle anlatayım, Claire'nin peşine biri düşüyor ve onu tehdit ediyor, Catherine de Claire'nin güvenliğini sağlamak için kaçmasını sağlıyor. Sonra olanların göründüğü gibi olmadığı anlaşılıyor. O sırada Claire'nin kardeşi, Claire'ye bir şey yaptığını düşündüğünden Tony'i mahkemeye veriyor. Fakat Claire kaçarken şüphelerin Tony'nin üzerine çekilmemesini sağlamaya çalışıyor. Başarısız olduğunu okuduğu haberlerden anlıyor. Şimdi durum böyle olunca Claire'nin geri dönmesi lazım değil miydi, sonuçta tehlike yok, Tony'i de seviyor. Orada ben bir şeyi mi kaçırdım acaba :D Neyse ki son sözü anladım, kitabın azıcık ileri zamanı anlatılmış.

Kısacası,Yüzleşme, ilk kitaba oranla daha iyiydi. Merak ettiğim serinin bir de Tony açısından anlatımları varmış. Acaba yayın evi onları da yayınlar mı?
380 syf.
·1 günde
İsmine bakıp da basit olduğunu düşünerek (benim gibi) aldananlardan olmayın! Her şey 'görüntü' demek değildir!!! Seri mükemmeldi, etkisinden çıkamam (çıkmayı da düşünmüyorum) Yazar, yazmış da yazmış ama o son neydi öyle? Daha fazla Tony ve Claire görmeyi arzuladı bu zihin. Serinin devamı da çevrilmeyecekmiş maalesef. Bu şartlar altında Koşa koşa serinin orijinalini bulup okumam lazım.
380 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Kocaaamaaan bir vaaauuuuvvv.

Anthony, ilk kitapta herkesi sinirlendirmişti malumunuz. :) Meğer işin içinde bilmediğimiz neler neler varmış, şok içinde okudum. Hiç bitmesin istedim; ama bitiyosa da diğer serileri çabucak gelsin istedimmm.

Yüzleşme de çok çabuk bitmiş gibi gelmişti bana; ama bunun nedeni aslında bu kitabı bizde 2’ye bölmeleriymiş. Yani aslında orijinalinde yüzleşme ve hesaplaşma tek kitapmış. Bu demek oluyor ki serimizin 2 kitabı daha var :)

Bu romanda gizemler yavaş yavaş çözülüyor gibi. 2 kitap daha olduğu için her şey sonuçlanmıyor; ama kitaptaki insanların kişilikleri kafamızda daha da oturuyor sonunda. Tony’e dair daha fazla şeyler öğreniyoruz. Yaptıklarının ve yapmaya çalıştıklarının sebeplerini öğreniyoruz. Claire’ye gelince yüzleşmeden de hatırlayacağınız üzere Claire artık daha cesur ve güçlü. Bağımsızlığından asla ama asla ödün vermiyor.

2. kitapta şüphelendiğim biri vardı ve bence bu kitabın kilit karakteriydi. Şüphelerim doğru çıktı ve sinir oldum. Artık nasıl bir intikamsa ömür boyu sürmüş ve sürmeye de devam edecek gibi gözüküyor kitabın son bölümündeki sinsi düşüncesinden dolayı. :@ Hele de ona bu nankörlüğü hiç mi hiç yakıştırmadım -ki kendisine güvenen ve destek olan onca insana karşı, içinde bu derece kötülük biriktirmesi. Neyse Tony'den ziyade ondan nefret etmeliyiz. :(

Tony ve Claire sahneleri mükemmeldi. Tony'nin değime çabalarını müthiş bir beğeni ve heyecanla okudum. Kimbilir diğer 2 kitapta neler neler vardır tahmin edemeyeceğimiz. Ve neler neler olacak Sinsirella Marie yüzünden.
380 syf.
Kitabı anlamak ? Yarısına kadar normal bir biçimde okudum. Olan olayları okurken ağzım 5 karış açıldı . İkinci kitapta olduğu gibi sonunda yine bir hüsrana uğradım. Hayır ben şuan kitabın sonundaki adam o dedektif mi ? Tony mi ? Anlamadım . Hüsrana uğradım kesinlikle. Yazarın hayal gücü inanılmaz güzeldi , kitap akıcıydı . Sonunu anlamasamda...
380 syf.
Serinin en iyi kitabi bence.Tüm sırlar açığa çıkiyor ve siz Anthony i cok seviyorsunuz. Ilk kitapta sana cok kotu sozler soyledim cok uzgunum Tony. Claire ile mutlu ve uzun bir hayatın olsun.
Cesaret, devam etmek için güce sahip olmak değil, gücünüz olmadığı zaman devam etmektir.
Napoleon Bonaparte
Umarım çok çirkinleşmemişsindir. Çok yara izi biriktirdin. Minnettar ol. Yara izlerimiz bize geçmişin gerçek olduğunu hatırlatan bir güçtür.
Kızıl Ejder
Aynı hatayı iki kez yapamazsınız. Çünkü bunu ikinci kez yaptığınızda bu bir hata değil, bir seçimdir.
Gözyaşlarının bir kutsallığı vardır. Zayıflığın değil, gücün simgesidir. Büyük bir acının ve tarifsiz bir sevginin elçisidir.
Washington Irving
Aşkın karşıtı öfke değil, kayıtsızlıktır. Kızgın olmak çok fazla önemsemektir.
Doris Moreland Jones

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tutku Oyunları - Hesaplaşma
Alt başlık:
Tutku Oyunları Serisi - 3
Baskı tarihi:
Ağustos 2016
Sayfa sayısı:
380
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759999926
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Convicted
Çeviri:
Esra Çetin
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Arkadya Bitter
Eski alışkanlıklara karşı yeni başlangıçlar…
Oyunun gidişatını etkileyecek, kimsenin aklına gelmeyen bir taş…
Ve sonucu değiştirecek beklenmedik bir hamle!

Claire, korkuları ve güçsüzlüğü ile yüzleşti. Şimdiyse gerçek hisleri ile hesaplaşmak zorunda. Yeni keşfettiği bu güç, Tony'yi dizleri üzerine çöktürmeye yetecek mi? Yoksa bir kez daha o karanlık esarete boyun eğen kendisi mi olacak?

Geçmişin günahları bir bir ortaya dökülürken, yıllardır gömülü kalmış sırlar da açığa çıkıyor.

Claire ile Tony'nin hayali satranç oyununda bu kez atılacak her adım çok daha tehlikeli ve her hamle, bir öncekinden daha riskli. Özgürlük, huzur, aşk… Artık bunların hiçbir önemi yok, çünkü Claire'in kaybedecek çok daha önemli bir taşı var. Ve onu korumak için her şeyini feda edebilir.

Tutku Oyunları'nda üçüncü round başlıyor.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 70 okur

  • EMEL AYDINGÖZ
  • Znature
  • esranınkitaplığı
  • ŞULE KARA
  • Utku Tunçal
  • Büşra T.
  • Merve Naykı
  • Pnr
  • Atiye Merve
  • Çekilmez Bir Kadın

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%34.3 (12)
9
%17.1 (6)
8
%22.9 (8)
7
%14.3 (5)
6
%8.6 (3)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%2.9 (1)
1
%0