Kan Davası

Vendetta

Honore de Balzac
Tahmini Okuma Süresi:
2 sa. 36 dk.
Sayfa Sayısı:
92
Basım Tarihi:
1943
Yayınevi:
Hilmi Kitabevi
Orijinal Dil:
Fransızca
Orijinal Ülke:
Fransa
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·92 syf.··
Beğendi
·
2023 11. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 10 Mart 2023 11:45
Balzac'ın okuduğum ikinci eseri, 92 sayfalık dokunaklı bir hikaye olduğunu söyleyebilirim. Özellikle final bölümü çok vurucuydu. Esasında aşk konulu hikayeleri çok sevemiyorum fakat bu hikayede ki karakterlerin birbirlerine duydukları gerçek sevgi ve yoksullukları sırasında birbirlerine verdikleri destek ve kendilerinden önce eşini düşünmeleri ve fedakarlıkları çok etkileyiciydi. Günümüzde dayanağın paraya, maddeye yapıldığı bir asırdan, Fransa'da bile olsa birbirlerine sevgi ve fedakarlık ile hayat arkadaşlığı yapan Luigi ve Ginevra'ya selamlar ve saygılar gönderiyorum. İçinde yokluk olan hikayeler benim için her zaman ilgi çekici. İşte kitaptan birkaç pasaj: "Bütün bağların en kuvvetlisi belki de sefalettir" Sayfa 5 " - Ben karnımı doyurdum, Luigi'm, bir şeye ihtiyacım yok. Kendisi açtı ama kocasına bu yiyeceği kabul etmesi için sözlerinden de çok bakışlarındaki, yüzündeki şefkatle yalvarıyordu. Luigi onu, 1793 de beraber idam edilmeğe giden dostların biribirlerine sarılmaları gibi kucakladı. Öyle hayatın sonuna erilen anlarda iki insan biribirinin ta gönlünün içini görür. Bahtsız Luigi karısının aç olduğunu birdenbire anlayarak onu kemiren ateşi âdetâ kendi teninde duydu, titredi, acele bir işi olduğunu söyliyerek evden çıktı; evinde kalan son parça ekmeği yiyip ölümden kurtulmaktansa en şiddetli zehiri içmeği tercih ederdi." Sayfa 88 " - İki gündür bir şey yemedim, dedi; karım açlıktan ölüyor, gene ses çıkarmıyor. Zannederim o, son nefesini verirken gene gülümsemesini bırakmayacak..." Sayfa 88 Okuduğum baskının 1943 yılına ait olması da ayrıca bir güzellikti benim için. Kitabı tavsiye ediyorum, herkese faydalı okumalar dilerim.
VendettaHonore de Balzac · Hilmi Kitabevi · 194375 okunma
1/10
·88 syf.·
2022 195. kitabı
Vendetta Honore de Balzac Realizm akımının öncülerinden olan büyük yazar Balzac'ın anıtsal yapıtı İnsanlık Komedyası'nın yayımlanan ilk romanlarından biri olan ve "Özel Yaşamdan Sahneler" kısmında yer alan Vendetta (Kan Davası), Korsikalı Porta ile Plombo ailelerinin Napolyon rejimi altındaki Fransa'ya taşınan kan davalarına odaklanıyor. Ders aldığı ünlü ressamın atölyesine sığınmış bir askerle tanışan Ginevra Piombo, onu daha iyi tanımak ve hayatta kalmasına yardım etmek ister. Ne var ki bu genç adamın aslında kim olduğunu öğrendiğinde, başlamadan lanetlenmiş trajik bir ilişkinin başkahramanları olduklarını anlar. Bu anlamda biraz Romeo Juliet i andıran bir eserdi... "Aşktan hariç bir ortak duygu bu iki insanı birleştiriyor, hareketlerini ve düşüncelerini aynı kaygıyla canlandırıyordu... Belki de sefalet tüm bağların en güçlüsüdür."
Edebiyat
VendettaHonore de Balzac · Hilmi Kitabevi · 194375 okunma
5/10
·86 syf.·
2024 127. kitabı
...KAN DAVASI... "Kan davası" adlı eserinde onun güçlü gözlem yeteneği ve toplumsal ilişkileri derinlemesine ele alan anlatım tarzını yansıtan kısa bir öyküsüdür. Bu hikayemiz intikam, aile bağlılığı ve adalet duygusu gibi temaları işlemektedir. Öykü Korsika'nın sert ve geleneksel atmosferinde geçmektedir. Olay örgüsü ise oğlunu kaybeden bir annenin onu intikamını alma sürecini anlatmaktadır. Honore de Balzac, bu hınca hınç ilerleye eserinde insan doğasının karanlık yönlerini ve toplumun birey üzerindeki etkilerini çarpıcı bir şekilde gözler önüne sermektedir. Özellikle karakterlerin içsel çatışmaları ve çevresinin etkisi hikayenin dramatik yapısını güçlendirir. Ailedeki bağlılığının vermiş olduğu bu intikam duygusu karakterlerin duygu dünyalarını ve dönemin koşullarını etkileyici bir şekilde okuyucuya sunmaktadır. Gündelik yaşamımıza da birçok habere hatta dizilere konu olmuş intikam duygusu bu hikayemizde de başrolde yerini almıştır. Bu duyguyu işlerken aynı zamanda ahlaki ve toplumsal soruları da gündeme getirmiştir. Ben yine biraz duygulandım bazı yerlerinde bazen de bı anne kadar hırslandım. Ki yaralı bir anne söz konusuysa korkulacakların en başında yer alır. Gerçekten okuması bile güç bi yandan. Biz kadınların sınavsız bir günü geçmez belki de lakin konu bir evlat oldu mu anne olan okurseverlerimiz daha iyi bilirler diyerekten hüzünlü yazıyı sonlandırmak istiyorum. Keyifli okumalar...
Kan DavasıHonore de Balzac · Kapra Yayıncılık · 202275 okunma
10/10
·86 syf.·
2024 10. kitabı
Kitabın da adından anlaşılacağı üzere kan davası üzerinde yoğunlaşan ve bir aşk öyküsünün bütününü oluşturan güzel bir hikaye. Hikayenin Balzac ın ilk yazılarından olması nedeniyle biraz fazla önem taşıdığını düşünüyorum. Çünkü bu öyküler bir dehanın karalamaları statüsünde. Günümüzde de hala geçerliliğini koruyan özellikle aşiretler arasında ve orta ölçekli aileler arasında yer yer varlığını sürdürüp duran kan davası. Bu, insanların ve özellikle toplumların altta kalmama şavaşı. Kendi hukuklarını yürütme vahşiliği de diyebiliriz. Keza böyle bir olgu ne dine ne insaniyete ne de evrensel ahlak yasasına uygundur. Geçmiş zamanda birbirlerini inciten insanların, bunun vebalini gelecek günahsız nesillere kesip durması mantık dışı bir olgu olmakla beraber çağdışı ve vahşicedir. Normal hukukta hapis cezası, İslamda kıssas gibi ölçüler varken bunu ilelebet bir kan şovuna dönüştürmek de insanların ruh bozukluğundan sağlıksız akli melekelerinden kaynaklandığını düşünüyorum. Eser deki kan davası olayı da bir aşk hikayesinin hazin öyküsünün perde arkası görevini görmektedir. Güzel akıcı ve hüzün dolu bir kitap.
Kan DavasıHonore de Balzac · Kapra Yayıncılık · 202275 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2025 89. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2025 14:54
Balzak bir sözlə bənzətmələr ilə birlikdə gözəl dram janrında əsər yazıb yaratmışdır. Əsərin əsas ideyası qan davası olan ailələrin övladlarının bir birinə olan sevgisinin əngəl maneə tanımadığını göstərməkdir. Həmçinin ataların öz qızlarına qarşı nə qədər incik olsalar da sonda öz qızlarını bağışlayırlar. Həmçinin insanların nə qədər qürurlu olduqlarını və qonşularına öz problemləri haqda danışmamağı haqda yazıçı maraqlı bir göndərmə eləmişdir. Bir sözlə ailələrin qanlı davasının bitməsinə səbəb olan bu iki gəncin evliliyi olur. Qan davası bitsə də insan həmişə öz taleyinə boyun etməli olur və uduzur.
Kan DavasıHonore de Balzac · Kapra Yayıncılık · 202275 okunma

Yazar Hakkında

Honore de BalzacYazar · 132 kitap
Honoré de Balzac (asıl ismi Honore Balssa; 20 Mayıs 1799, Tours - 18 Ağustos 1850), Fransız yazar. Hayatı Asıl adı Honore Balssa'dır. Ancak ismini Balzac olarak değiştirmiş ve soyluluk ifade eden De’ öntakısını eklemiştir. Köy kökenli bir ailenin çocuğudur. Babası tüccardır. 6 yıl Vendome'da College des Oratoriens'te öğrenim gördü. Napolyon'un devrilmesinden sonra ailesi Paris'e taşındı. Burada 2 yıl daha okula gitti. 3 yıl bir avukatın yanında çalıştı. Ama küçük yaşlardan beri edebiyata gösterdiği eğilim ağır bastı. Trajedi türünü denediği 1819'da yazılmış "Cromwell" başarı kazanamayınca romana yöneldi. Para kazanmak için tarihsel, mizahi ve gotik romanlar yazdı. Bunları değişik adlarla yazdı. Basımcılık, yayıncılık, hatta dökümcülük yaptı. Başarılı olamayınca tekrar edebiyata döndü. Edebiyat hayatında çok başarılı eserler sundu. Birçok ülkede sayılan romanları ve kitapları çok büyük ilgi gördü ve tepkileri üstüne topladı. Edebiyatta başarılı olan Balzac hayatının sonuna kadar edebiyatla uğraştı. Edebiyat kariyeri 1829'da yazdığı "Les Chouans" isimli tarihi roman tanınmasını sağladı. Bu eser Türkçeye (Köylü İsyanı 1974 ve Şuanlar 1977 olarak) çevrildi. 1824-1834 arasında yayıncılarından aldığı parayla bohem bir yaşam sürdü. 1829-1831 arasında yergici gazetelere yazılar yazdı. 1830’lardan sonra bir toplum tarihi yazmak amacıyla, eski ve yeni romanlarını üç bölüm altında toplamaya karar verdi. Örf ve âdet incelemeleri, felsefi incelemeler ve çözümleyici incelemeler. Bu tasarı 1834-1837 arasında 12 cilt olarak gerçekleşti. 1840’ta bu yapıtların hepsine Dante'yi anımsatan bir başlık koydu: "İnsanlık Komedisi". 1842-1848 arasında 17 ciltlik bir baskı yapıldı. 1869-1876 arasında da 24 cilt olarak yayınlandı. Eserlerinde aynı kahramanlara tekrar tekrar yer verme düşüncesini geliştirdi. Bunu gerçekçiliğin baş romanı kabul edilen ve 1834'te yayınlanan "Goriot Baba"da uyguladı. 1836 ve 1837'de İtalya gezisine çıktı. 1828'de Versailles yakınlarında pahalı bir ev yaptırdı. Borç sorunu nedeniyle Passy'de bir eve yerleşti (Bugün Balzac müzesi). Para kazanmak için tiyatroda başarısız denemeler yaptı. Edebiyatçılar Derneği başkanı olarak yazar haklarıyla ilgili girişimlerde bulundu. 1847'de Polonya'da sevgilisi Eveline Hanska'nın şatosunda kaldı. 1850'de Eveline ile evlendi Paris'e döndüler. Birkaç ay sonra yaşamını yitirdi. Geride 85’i tamamlanmış, 50’si taslak halinde eser bıraktı. Romanda gerçekçilik ve doğalcılık akımlarının yaratıcısı olarak kabul edilir. Mantıksal bir sıra izleyen olayların her şeyi gören bir gözlemcinin ağzından anlatıldığı, kahramanların tutarlı bir biçimde sunulduğu, kuralları belli "klasik roman tekniğini" Balzac'ın kurduğu benimsenir. Olağanüstü bir gözlem yeteneği ve güçlü bir hafızası vardı. Kendisini başka insanların yerine koyup onların duygularını paylaşmayı biliyordu. Eserlerinde nedenselliği ve arka plan ile karakterler arasındaki ilişkiyi açıklamakta ustadır. Bütün bu özellikleriyle "romanın Shakespeare'i sayılır. 1789’la başlayan ve uzun bir süreç alan Fransız Devrimi sırasında gelişen toplumsal değişimi anlatan; çatışmaları, iyiyi kötüyü ortaya koyan, Cumhuriyetçiler ve Kraliyetçiler’in 1830’da ülkeyi bırakıp gitmek zorunda kalan X. Charles’e dek yaptıkları kanlı kansız tüm çekişmeyi özellikle göz önüne seren, bireylerin bu çatışmadaki ulu düşüncelerin altında aslında kendi çıkarlarını nice korumaya çalıştıklarını betimleyen; sevgi, güç gibi evrensel konuları tüm çıplaklığı ve eleştirel bir yaklaşımla inceleyen; günümüz okuruna sıkıcı gelebilecek ama öncelikle Fransa ve demokrasiyi algılayabilmekte yardımcı olması bakımından tüm dünya için önemli bir Roman yazardır. Fransız Devrimi’nin geçmişsel belgesidir kitapları. İnsalık Güldürüsü, yazarın 1830’da kendi yapıtlarını toplamaya başladığı bir üst yapıttır. Şu anda emin değiliz ama belkide 1830’da Kraliyetçiler’in yenilgisini perçimleyen sürgünden sonra devrimdeki ulu düşüncelerin bir yalan olduğunu düşünerek böyle bir yola gitti.