Adı:
Yenilmez
Baskı tarihi:
Eylül 1998
Sayfa sayısı:
227
ISBN:
9789754706888
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Niezwyciezony
Çeviri:
Erol Özbek
Yayınevi:
İletişim Yayınevi
Bu kitabı küçük bir sözlükle sunuyoruz; çünkü bilimkurgu edebiyatının usta yazarı bize öyle “yeni bir dünya” sunuyor ki, onu da bu sözlüğün yardımı olmadan anlamamız bir hayli zor olacak. Öykü, bir uzay gemisi ile mürettebatının “organik” ilişkisi çerçevesinde gelişir. “Yenilmez” gemisinden inenler, bir şehrin harabeleriyle karşı karşıya olduklarını sanırlar; yıkılmış “bina”larda yok olan bir hayatın izlerini bulduklarını düşünürler. Mürettebat, ortasına düştükleri bu yeni dünyayı tanımaya çalışırken... Aslında uzay gemisi, içindekilerle birlikte, indikleri dev gezegen tarafından yutulmuştur. Artık “organik” bir bütündürler. Atmosferiyle, hareketleriyle, karanlığı ve aydınlığıyla rasyonel bir varlıktır, bu “yeni dünya”. “Yenilmez” gemisinin mürettebatı, her yaptığının belli bir amacı olan bir “gezegen”le karşı karşıyadır.
Kitabın anlattığı hikaye kesinlikle ilgi çekici ölü bir evrime karşı ne yaparsın nasıl yaparsın sorusu Rohanın sonlara doğru kendi içinde girdiği çatışmalar okuyanı düşündürüyor. Fakat kitabın dili başlarda yorucu geldi bana hikayenin ısınması biraz zaman aldı açıkcası. Kitabın sonu beni biraz tatmin etmedi genelde hikayenin sonlanmasından yana olduğum için kitabın sonunda nasıl yani ya ne oldu şimdi durumuna düştüm biraz. İthakinin bilim kurgu klasiklerinden olan bu kitap kesinlikle okunmalı bence sadece hikaye olarak bakılmadan insan ve onun davranışlarınında düşünülmesi lazım
Son derece güzel bir bilim kurgu romanı. Horpach Yenilmez adlı uzay gemisinin komutanıdır ve yardımcısı Rohan'dır. Yenilmez, 8 sene önce kaybolan kardeş gemisi Kondor'u bulmak üzere yola çıkar ve Regis 3 adlı gezegene gelir. Gezegenin atmosferi dünyaya çok benzer ancak canlı bulunmamaktadır. Kondor bulunur ancak bütün mürettebat ölmüştür. Bunun sebebini araştırmaya başlarlar. Gezegende aşırı bir metal birikimi vardır. Sonradan anlaşılır ki aslında burada robot tarzı yaratıklar vardır ve kendi içgüdülerini geliştirerek canlılarla karşılaştıkları zaman onlara saldırmaktadır. Bulut şeklinde olan bu ufak yaratıklar nedense Rohan'ı etkilemez. Ekibin yarısı aklını yitirmiştir ve bazı kayıp olanları aramaya Rohan gider. Acaba geri gelebilecek midir? Tek kelime ile mükemmel bir roman.
Olay orgusu ve konu bakimindan Aden ve Yenilmez bence Lem in en tutarli ve en ayaklari yere basan kitabi...Bu ne demek?Yani kitabi okirken hayal edebiliyorsunuz:)
Ön not: İthaki Yayınları, Lehçe aslından Seda Köylü çevirisi.

“Rohan geminin gövdesinin vinçin korkuluğu ardında kayan dışbükeyine bakıyordu eski bir alışkanlıkla ve o gün ilk kez donup kaldı, bu o gün için ilk olmayacaktı.”

Bu cümlenin ardından PES ediyorum. 21 Şubat'tan beri zorla ancak 54. sayfaya gelebildim; kitabı okumayı çok istesem de anlayamıyorum. Belki sakin kafayla gündüz vakti okusam bir şeyler anlayabilirim ama çorbaya dönmüş beyinle yatmadan önce olmuyor.
Harikaydı.Sadece bazı kısımlar gereksiz yere çok detaylandırılıp uzatılmış gözükse de verdiği hissiyat üstünü örtüyordu,yani anlatılacak gibi değil okuyun görün.Ancak sonu daha iyi olabilirdi.
Bilim kurgunun bana yakın bir tür olmadığını sanan ben, bir bilim kurgu romanını bitirmiş bulunuyorum. Biraz da hayretle. Üstelik sürüklenerek te okudum. İthaki Yayınları'nin çevirisini de beğendim üstelik, birkaç yayinevi takıntısı olan ben. Biraz karışık biraz zordu benim için. Çocukluğumun Uzay Yolu dizisinin içerisinde yasarmışcasına okudum. Kitap yazarının başyapıtlarından. Polonyalı yazar tüm Avrupa da bilum kurgu türünde adını kabul ettirmiş bir isim. Okunmalı diyorum.
Kitap bölüm bölüm kendine o kadar güzel bağlıyor ki. Bir çırpıda bitiriveriyorsunuz. Ben askerde olduğumdan bu kadar geç bitti bakmayın siz 13 günde bitirdiğime. :)

Yavaş yavaş, sindire sindire okuyup başka bir gezegenin kapılarını gıcırdatmaya ne dersiniz?
Öncelikle şunu söylemek isterim: O ne biçim kitap kapağıdır abi? :) :) 90' larda bu işi bilmiyormuşuz tabi. İthaki' nin bilimkurgu serisinde ise "geç karşısına uzun uzun seyret" tarzında minimal, zarif ve gayet hoş bir renk seçimi olan kitap kapakları kullanılmış. BU kitabın rengine ayrıca bittim. Kitabımız uzayda geçmekte malumunuz. Regis III gezegenine yaptığı yolculuk sonrasında hiçbir haber alınamayan Kondor isimli uzay gemisini bulmak için gönderilen Yenilmez adlı geminin gezegen üzerinde ve zeminindeki macerası anlatılmakta. Başlarında yoğun bir şekilde kullanılan uzay, fizik ve biyoloji terimleri sizi zorlayabilir. Bu terimler, uzun paragraflar ile birlikte bir olayı açıklarken kullanıldığında daha da zorlayıcı olabiliyor. Bu sebeple sakin bir kafayla okumanızı tavsiye ederim. Aksi takdirde sonunu getirmeniz zor olur. Bunların haricinde konu gayet dikkat çekici. Kendini okutuyor. Mürettebat gezegen üzerinde yaşanan durumlar kendi uzmanlıklarına göre açıklamaya çalışırken birçok şey öğreniyorsunuz. Birçok teori de tam olarak olayı açıklayamasa da gayet keyifliydi. Sonunu ise ben beğenmedim. Daha vurucu ya da daha farklı olabilirdi. Neyse bilimkurgu sevenlere, özellikle farklı konu arayanlara tavsiye edilir. Saygılarımı sunuyorum. Biraz şiir okuyacağım :)
“Evren kimbilir ürkünç, insan kavrayışına yabancı daha kaç tane olgu gizliyordur. Her yere, imha silahları taşıyan silahlarınızla inmeli, kavrayış yeteneğimizi aşan her şeyi paramparça mı etmeliyiz?”
Stanislaw Lem
Sayfa 321 - İletişim ~epub~
“Bu “her ne pahasına olursa olsun” zafer kazanma çabasının ne kadar deli cesareti ve aynı zamanda da gülünç olduğunu, “insanın bu kahramanca direnişinin”, sırf onları ölüme göndermiş olduğumuz için ölmüş olan arkadaşların ölümünü, birilerine ödetme tutkusunun...”
Stanislaw Lem
Sayfa 308 - İletişim ~ePub~
Yüz kilometre yükseklikten bir füzenin, en iyi teleobjektifle bile nasıl göründüğünü biliyor musunuz?

Toplu iğne başı, onun yanında koca bir dağ kütlesi kalır.
Stanislaw Lem
Sayfa 19 - İletişim Yayınları (epub)
Biyoloji hakkında bir parça bile bilgisi olanlar bilir ki, belirli bir biyotopun dışında, yani çevre ve bu çevre içinde görülen tüm türlerden oluşan bir üst birim olmaksızın, hiçbir organizma yaşayamaz. Şimdiye kadar araştırılmış tüm evrende böyledir bu. Yaşam ya devasa bir biçimsel çeşitlilik yaratır ya da hiç ortaya çıkmaz. Dolayısıyla da karadaki bitkiler, başka simetrik, omurgasız organizmalar ve saire gelişmedikçe, böcekler ortaya çıkamazdı. Size genel evrim teorisi hakkında bir sunuş yapmak istemiyorum, sanırım bunun imkânsız olduğuna dair size güvence vermem yeterli olacaktır. Burada ne zehirli sinekler, ne de derikanatlılar ya da örümcekler gibi başka eklembacaklılar yoktur. Ayrıca bunlarla akraba biçimler de yoktur.”
İnsan - şu anda gayet iyi anlıyordu ki - gerçek yüceliğe ulaşmış değildi, eskiden beri göklere çıkarılan galaktosantrik düşünceyi sahiplenmiş değildi ve bu düşüncenin anlamı sadece, kendine benzer yaratıkları arayıp anlamak olamazdı, tersine yabancı, insan dışı meselelere karışmamayı öğrenmek olmalıydı.
Kısacası varlığını sürdürme, hayatta kalma savaşı. Evrim buna dayanıyor ya. Ayaklanmaya.
Bunun bir anlamı yok. Bulutu yok etmek istiyoruz ama bunu yaparak hiç kimseyi kurtarmış olmayacağız. Regis insansız, insanın burada işi yok. O hâlde bu inat niye?

...Hiç kimsenin bilinçli bir niyeti, hiçbir düşmanca düşünce çıkmadı ki yolumuza. Ölü bir öz örgütlenme süreci işte.. Sırf daha en başından onu, saklandığı yerden çıkıp önce Kondor'a, sonra da bize saldıran pusuya yatmış bir düşman olarak kabul ettik diye elimizdeki tüm gücü ve enerjimizi onu yok etmek için harcamaya değer mi?

Evren böyle daha kaç inanılmaz, insan kavrayışına yabancı olgu gizleyebilir içinde? Kavrayışımıza ters düşen her şeyi paramparça etmek için gemilerin güvertelerinde yok edici güçlerle her yere gitmeli miyiz yani?...
Stanislaw Lem
Sayfa 164 - İthaki

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yenilmez
Baskı tarihi:
Eylül 1998
Sayfa sayısı:
227
ISBN:
9789754706888
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Niezwyciezony
Çeviri:
Erol Özbek
Yayınevi:
İletişim Yayınevi
Bu kitabı küçük bir sözlükle sunuyoruz; çünkü bilimkurgu edebiyatının usta yazarı bize öyle “yeni bir dünya” sunuyor ki, onu da bu sözlüğün yardımı olmadan anlamamız bir hayli zor olacak. Öykü, bir uzay gemisi ile mürettebatının “organik” ilişkisi çerçevesinde gelişir. “Yenilmez” gemisinden inenler, bir şehrin harabeleriyle karşı karşıya olduklarını sanırlar; yıkılmış “bina”larda yok olan bir hayatın izlerini bulduklarını düşünürler. Mürettebat, ortasına düştükleri bu yeni dünyayı tanımaya çalışırken... Aslında uzay gemisi, içindekilerle birlikte, indikleri dev gezegen tarafından yutulmuştur. Artık “organik” bir bütündürler. Atmosferiyle, hareketleriyle, karanlığı ve aydınlığıyla rasyonel bir varlıktır, bu “yeni dünya”. “Yenilmez” gemisinin mürettebatı, her yaptığının belli bir amacı olan bir “gezegen”le karşı karşıyadır.

Kitabı okuyanlar 51 okur

  • Emre Erol
  • merv
  • Halim Ayatar
  • Mustafa Bostancı
  • Ahmet Boyraz
  • Berna ŞAHİN
  • sadık
  • Serkan Küçük
  • Ezgi Erdoğan
  • Ömer Canbekli

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%7.7
18-24 Yaş
%26.9
25-34 Yaş
%30.8
35-44 Yaş
%15.4
45-54 Yaş
%11.5
55-64 Yaş
%3.8
65+ Yaş
%3.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%23.4
Erkek
%76.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%6.7 (2)
9
%36.7 (11)
8
%30 (9)
7
%23.3 (7)
6
%0
5
%3.3 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0