Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·126 syf.·
2021 6. kitabı
Kitap, konu başlıkları şeklinde şiirlerden oluşuyor. Şiirler sürükleyici; yazar yalın, akıcı ve açık bir yazım dili kullanmış. Gelelim “hafif sıkıntılar”a, dananın kuyruğunun koptuğu yere. Öncelikle Nihal Atsız zaten Turancılık akımına olan katkılarıyla tanınan bir yazar. Bu uğurda çok önemli eserler vermiş. Fakat kendisiyle ilgili birtakım 'ırkçılık' söylentileri dolaşıyor. Ben de olaya hakim olmak ve artık cümle alemin kitaplarını okuduğu Nihal Atsız'a başlamak adına bu kitabı seçtim. Okurken neden insanların Atsız hakkında olumsuz düşündüğünü de anladım. Kendi görüşlerimse bu iddiaların yanlış olduğu ya da yazarın yanlış anlaşıldığı yönünde. “Mazini ve ırkını unutma!” gibi bir mısra geçiyordu şiirlerin birinde. Mesela ben buradan kendimce şu anlamı çıkardım: Irkı, ataları ya da geçmişi insanın kendi tercihi değildir. Bu yüzden olduğumuz kişiyi kabul etmeli, benimsemeli ve sevmeliyiz. İstesek de istemesek de biz buyuz çünkü ve olduğumuz kişiyi deyim yerindeyse “satmak” bu kadar kolay olmamalı. Maalesef kendi devletini para uğruna diğer ülkelere şikayet edenler ve dahası var; yazarın eleştirdiği nokta zaten bu, herhangi bir ırkçılık mevcut değil. (En azından bu kitapta) “Kim olduğunu unutma, maziye bak” gibi bir mısra vardı yine. Geçmişimize baktığımızda çok önemli kayıplar vermiş, zor zamanlar geçirmişiz. Her ne kadar şimdi ülkemiz sorunsallarla baş ediyor olsa da ben bir Türk olarak ırkımı suçlayamam. Bu olsa olsa halkın suçudur.(Cinayetler vs.) Umarım demek istediğimi anlatabilmişimdir. Yani Nihal Atsız ve diğer Türkçüler haklı. Tekrar kitaba dönersek, tek puan kırdığım nokta “bazı yerlerde” rahatsız edici derecede kadınlar üzerinden gidilmişti, her ne kadar “düşmanımız” olsa da kadın olduğu için biraz daha ölçülü olunabilirdi. Mesela ilk şiirlerin birinde
Yolların SonuHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken · 20158,8bin okunma
10/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2021 2. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2021 14:12
“Vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin; Sen öldürüyorken de vururken de güzelsin!” İçerisinde “Geri Gelen Mektup” adlı en sevdiğim ve hayatımda önemli bir yeri olan şiirini de barındıran, çoğunlukla epik ve lirik şiirlerinden oluşan 87 sayfalık bu mini şiir kitabını birkaç gün gibi uzun bir sürede, sindire sindire #okudumbitti Kitabın son birkaç sayfasında yazarın dörtlüklerini de okumak mümkün. Çanakkale Savaşı’ndaki kahramanlardan tutun da Ulu Fatih, Yavuz, Mete Han, Alparslan, Kılıçarslan gibi önemli kahramanların adlarını bulabilirsiniz dizelerde ve bu dizelerin milli duygularınızın harekete geçmesine neden olduğunu hissedebilirsiniz. Lirik şiirlerinde ise aşk temasını dizelerinde nasıl içten ve etkileyici işlediğini göreceksiniz. Sevgisinin naifliğine siz de hak vereceksiniz. Her mısrası ayrı güzel olan “Geri Gelen Mektup” adlı şiirinin hikayesini okuyunca aslında neden etkileyici olduğunu daha iyi anlayacaksınız. Hikayeyi ve şiirin bestelenmiş halini aşağıya bırakıyorum isterseniz dinleyerek okuyun, isterseniz okuyun sonra dinleyin hiç fark etmez ama mutlaka okuyun... Şiirle kalın... Gençliği fikir ve dava yolunda süregeçen Hüseyin Nihal Atsız, Hiçbir kadınla duygusal anlamda bağ kuracak vakit ayıramamıştır kendine. Atandığı okulda hayatı dersine girip çıkan onun harici öğretmenler odasında bile diğer Hocalarla muhabbet etmeyen içine kapanık sessiz biridir. Bir gün okula yeni gelen bir meslektaşı öğretmenler odasına girer girmez ilgisini çeker. Kadının o kadar güzel yeşil gözleri vardır ki Atsız'ı etkisi altına alabilmeyi başarmıştır. O ana dek hiçbir kadına ilgisi kaymamışken o kadına yüreği akmaya başlar. Kendisine her ne kadar karşı koymaya kalkarsa kalksın bu ilgiyi üzerinden atamayan Atsız, en sonunda meslektaşına açılmaya karar verir. Bir şiir kaleme
Şiir
Yolların SonuHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken · 20158,8bin okunma
10/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2021 8. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 10 Mart 2021 15:17
Yolların Sonu, Atsız Beğ'in tek şiir kitabıdır. Kitap; büyük Türk milletinin ve târihinin yüceltildiği, aşkı, sevgiyi en saf şekliyle okura aktarıldığı şiirleri içerir. Atsız Beğ'in romanlarında olduğu gibi şiirlerinde de mertlik, sertlik ve romantizm hâkimdir. Kâh millîlik içeren şiirleri, okuyanın millî duygularını kabartır ve okuyana ülküsünü hatırlatır kâh ayrılığı, yalnızlığı, sevgiliyi ihtivâ eden şiirleriyle gönüller sevgiliyi düşünerek çağlar. Beni en çok etkileyen şiir, "Adalar Denizi'nden Altayların Ötesine Kadar Bütün Türk Gençliğine"; hikâyesi bakımından en çok etkilendiğim ise "Topal Asker" şiiridir. "Bütün Türk Gençliğine" şiirinden buraya birkaç alıntı da bırakıyorum: "Hayatın kamçısıyla sızar derinden kanlar Senin büyük derdinden başkaları ne anlar Vicdanını "Paris"e, "Moskova"ya satanlar Küfür diye bakarlar senin dualarına Hey arkadaş! Ben de bu yolda coşkun bir selim Beraberiz seninle, işte elinde elim Seninle şu hayatın gel beraber gülelim Ölümüne, gamına, tipisine, karına"
Şiir
Yolların SonuHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken · 20158,8bin okunma
Yolların Sonu
9/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2021 5. kitabı
"Hiç bir şeye değişmem şu öksüz Türklüğümü" diyen şairin tıpkı bunun gibi daha nice güzel şiirlerinden oluşan bu kitap, okuyucuları kendisine hayran bırakıyor. Okunması gereken güzel bir şiir kitabı
Edebiyat
Yolların SonuHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken · 20158,8bin okunma
10/10
·88 syf.··
2020 2. kitabı
Ruha iyi gelen bir yanı var. Her şiirde farklı bir yanınızı keşfediyorsunuz. Şiirler, üstten farklı anlamlar taşıyor gibi görünsede, sonrasında düşününce ruhunuza farklı bir şeyler katıyor.
Yolların SonuHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken · 20158,8bin okunma
8/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2021 30. kitabı
Yazarın romanları gibi şiirleri de oldukça yalın ve akıcı. Kahramanlık ve aşk şiirleri ağırlıklı kitabımızı şiiri az sözle çok şey anlatma sanatı ve kafiyeyi şiirin vazgeçilmezi olarak görenler bu kitaba kitaplığınızda mutlaka yer verin.
Yolların SonuHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken · 20158,8bin okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2021 23. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2021 12:15
Hüseyin Nihal Atsız'ın "Yolların Sonu" adlı kitabında şiirlerini toplamıştır. Şiirlerinden en çok "Geri Gelen Mektup, Ay Yüzlü Güzel Konçuy, Özleyiş" ve şiir kitabında yer almayan "Mutlak Seveceksin" şiiri çok hoşuna gitti okurken YouTubeden dinleyerek okumam çok da anlamlı oldu. Şunuda söylemeden geçemeyeceğim Atsız vatanını çok seven biri ve yazdığı bir çok şiirinde bunu görüyoruz ama ben romantik bir insan olduğum için sevgi içerikli şiirlerini daha çok beğendim ve Atsız gibi Vatanını seven çocuklar yetişmesi dileğiyle... ♡
Yolların SonuHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken · 20158,8bin okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2021 8. kitabı
tüm şiirleri benim için kıymetlidir fakat hikayesi ve güzelliğiyle Geri Gelen Mektup benim için bambaşka... Mehtaplı yüzün Tanrı'yı kıskandırıyordur. En hisli şiirden de örülmez bu güzellik. Yaklaşması güç, senden uzaklaşması zordur Kalbin işidir, gözle görülmez bu güzellik...
Yolların SonuHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken · 20158,8bin okunma
10/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2020 55. kitabı
Atsız'ın romanları kadar Şiirleri de güzel (ikisini birden başarılı bir şekil de yapmiş) özellike Ruh adam kitabın da da geçen 'Geri gelen mektup şiirini çok beğendim hikayesini ruh adamı okursanız anlarsınız. şiirlerin de genelikle tarihi, vatanı konu alan atsız yine mucizeler yaratmiş bir çok şiirinin şarkısı çıkmış özellikle yalnızlık ve geri gelen mektubu dinleyin derim.Atsızın tek şiir kitabı. Vaktiyle bir atsız varmış...
Yolların SonuHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken · 20158,8bin okunma
10/10
·88 syf.·
2020 4. kitabı
Öyle bir kelime söylenir, bir cümle kurulur ki o kelimenin o cümlenin neler hissettirmek istediğini okuyucu o anda anlayıp idrak edebilir. O anda okuyucu kendini bambaşka diyarlarda o şerait içinde kendini hissedebilir. Romanlarına bu denli hayat veren, okurlarını da o hayatın içine çeken ve okurlarının ruhunu çoşturan şairlerden birisidir Atsız. Atsız bey tüm şiirlerini tek bir çatı altında topladığı " yolların sonu " adlı kitabın her mısraları anlam kokuyor. Şiirlerin hikâyelerini de dinleyince o şiirler daha da anlamlaşıyor. Ve hissederek okunuyor. Kalemine sağlık Atsız Beğ!
Yolların SonuHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken · 20158,8bin okunma

Yazar Hakkında

Hüseyin Nihâl AtsızYazar · 45 kitap
Hüseyin Nihal Atsız, Türk yazar, şair, tarihçi ve ideologdur. Nejdet Sançar'ın ağabeyidir. Yağmur Atsız ve Buğra Atsız'ın babasıdır. Rıza Nur'un mânevi oğludur. Kendisini Türkçü ve Turancı olarak tanımlar. Atsız'ın babası Gümüşhane'nin Torul kazasının Midi köyünün Çiftçioğulları ailesinden Deniz Güverte Binbaşısı Mehmet Nail Bey, annesi Trabzon'un Kadıoğulları ailesinden Deniz Yarbayı Osman Fevzi Bey'in kızı Fatma Zehra Hanım'dır. Mehmet Nail Bey'in ilk eşinden üç çocuğu olmuştur. 12 Ocak 1905'de Hüseyin Nihal (Atsız), 1 Mayıs 1910'da Ahmet Nejdet (Sançar) ve Aralık 1912'de Fatma Nezihe (Çiftçioğlu) dünyaya geldi. 1930 yılında ilk eşinin damar sertliğinden vefatı üzerine Mehmed Nail Bey, 1931 yılında yeniden evlenmiştir. İkinci eşinin adı da Fatma Zehra'dır. İkinci eşinden 1932 yılında Necla (Çiftçioğlu) adlı bir kızı olan Mehmed Nail Bey ikinci eşiyle geçinememiş ve iki yıl sonra ayrılmıştır. Hüseyin Nihâl Atsız, 12 Ocak 1905'te İstanbul Kadıköy'de doğdu. İlköğrenimini Kadıköy'deki çeşitli okullarda, orta öğrenimini Kadıköy ve İstanbul Sultanilerinde (İstanbul Lisesi) yaptı. Buradan mezun olunca Askeri Tıbbiye'ye yazıldı. Atsız, yükseköğrenim çağına gelip Askeri Tıbbiye'ye kaydolduğu çağlarda Türkçülük fikrinin etkisi altına girmeye başladı. Ziya Gökalp'in cenaze töreninin yapıldığı günün gecesi Türkçülük fikrine karşı öğrencilerle kavga ettiği ve daha sonrasında ise aralarında bir takım problemler geçen Arap asıllı Bağdatlı Mesut Süreyya Efendi adlı bir mülazım (teğmen)'a selam vermediği gerekçesi ile 4 Mart 1925 tarihinde 3. sınıf talebesiyken Askeri Tıbbiye'den çıkarılmıştır. Bu olaydan sonra üç ay kadar Kabataş Erkek Lisesi'nde yardımcı öğretmenlik yapan Atsız, daha sonraları Deniz Yolları'nın Mahmut Şevket Paşa adlı vapurunda kâtip muavini olarak çalışmış ve bu vapurla İstanbul-Mersin arasında birkaç sefer yapmıştır. Üniversite Yılları ve İlk Fikirler 1926 yılında İstanbul Dârülfünunu'nun Edebiyat Fakültesinin "Edebiyat Bölümü"ne ve İstanbul Dârülfünunu'nun yatılı kısmı olan Yüksek Muallim Mektebi'ne kaydolan Atsız, bir hafta sonra askere çağırılmış, tecil isteği kabul edilmeyen Atsız askerliğini 9 ay olarak 28 Ekim 1926-28 Temmuz 1927 tarihleri arasında İstanbul'da Taşkışla'da 5. piyade alayında er olarak yapmıştır. Ahmet Naci adlı arkadaşı ile birlikte hazırladığı 'Anadolu'da Türklere Ait Yer İsimleri' adlı makalenin Türkiyat Mecmuası nın ikinci cildinde yayınlanması ile hocası olan Mehmet Fuad Köprülü' nün dikkatini çeken Atsız, 1930 yılında Edirneli Nazmi'nin divanı üzerinde mezuniyet çalışması yapmıştır ('Divân-ı Türki-i Basit, Gramer ve Lügati', 1930, 111 s. Türkiyat Enstitüsü Mezuniyet Tezi, no 82). Aynı yıl Edebiyat Fakültesi'nden mezun olmuştur. Atsız'ın sınıf arkadaşları arasında Tahsin Banguoğlu, Ziya Karamuk, Orhan Şâik Gökyay, Pertev Nâili Boratav, Nihad Sâmi Banarlı gibi isimler yer alıyordu. Mezuniyetinden sonra Edebiyat Fakültesi Dekanı olan hocası Prof. Dr. Mehmet Fuad Köprülü, Maarif Vekâleti'nde Atsız için girişimde bulunarak, Yüksek Muallim Mektebi'ni öğrenci olarak bitirdiği için, liselerde yapması gereken 8 yıllık mecburi hizmetini affettirmiş ve 25 Ocak 1931'de Atsız'ı kendisine asistan olarak almıştır. Atsız, yine 1931 yılında Dârülfünunun felsefe bölümünden mezun olan ilk eşi Mehpare Hanım ile evlenmiş, ancak 1935 yılında ayrılmıştır. Atsız, 15 Mayıs 1931'den 25 Eylül 1932 tarihine kadar Atsız Mecmua (17 sayı)'yı çıkarmaya başladı. Mehmet Fuad Köprülü, Zeki Velidi Togan, Abdülkadir İnan gibi edebiyat ve tarih bilginlerinin de içinde bulunduğu bir kadro ile yayın hayatına atılan bu Türkçü ve Köycü dergi, devrinde ilim, fikir ve sanat alanında çok tesir yaratan Türkçü bir çığır açmış, âdetâ Cumhuriyet devri Türkçülüğünün öncüsü olmuştur. Atsız, kendini tanıtmaya başlayan ilk yazılarını (H. Nihâl) imzası ile, hikâyelerini de (Y.D.) imzasıyla, bu dergide yayınlamaya başlamıştır. 1932 Temmuzunda Ankara'da toplanan Birinci Türk Tarih Kongresi esnasında, Prof. Dr. Zeki Velidi Togan'a Dr. Reşid Galib'in yaptığı eleştiriler üzerine Atsız, içerisinde ikinci eşi Bedriye Atsız ile Pertev Nâili Boratav' ın da bulunduğu 8 arkadaşı ile, Dr. Reşid Galib'e "Zeki Velidi'nin talebesi olmakla iftihar ederiz" diyen bir protesto telgrafı çekmiş ve bu telgraf üzerine de Reşid Galib'in tepkisini üzerine çekmiştir. 19 Eylül 1932'de Reşid Galib, Maarif Vekili olmuştu. Kısa bir süre sonra da Mehmet Fuad Köprülü'nün dekanlıktan ayrılması üzerine Edebiyat Fakültesi Dekanlığı'na vekâleten bakan Ali Muzaffer Bey asâleten tâyin edilmiştir. Reşid Galib, Atsız Mecmuanın 17. sayısındaki 'Dârülfünun'un kara, daha doğru bir tabirle, yüz kızartacak listesi' adlı makalesi nedeniyle Edebiyat Fakültesi Dekanı'na baskı yaparak, 13 Mart 1933 tarihinde Atsız'ın üniversite asistanlığına son vermiştir. Atsız, 1975 yılının kasım ayının ortalarında hasta olduğundan şüphelenmiş, ancak yapılan muayene ve testler sonucunda bir hastalık bulunamamıştır. 10 Aralık 1975 Çarşamba gününün akşamı kalp krizi geçirmiş, gelen doktor enfarktüs olduğunu anlayamamıştır. Ertesi akşam Atsız yeni bir kriz geçirmiş, 11 Aralık 1975 Perşembe günü vefat etmiştir. 13 Aralık 1975 tarihinde Kurban Bayramı'nın ilk günü Kadıköy Osmanağa Câmii'nde Kılınan ikindi namazını müteakip Karacaahmet Mezarlığı'na defnedilmiştir. Türkçülüğün öncülerinden olan Nihâl Atsız, Turancı çevreler tarafından aynı zamanda güçlü bir Türkolog olarak kabul edilir. Bu çevrelere göre Türk dilini, tarihini ve edebiyatını gayet iyi bilen Atsız, özellikle Türk tarihinin Göktürk kısmında uzmanlaşmıştı. Çok sevdiği bu devreyi "Bozkurtların Ölümü" ve "Bozkurtlar Diriliyor" adlı iki eser ile romanlaştırmıştır. "Deli Kurt" adlı romanı Osmanlı tarihinin ilk devrelerinin romanlaştırılmış şeklidir. "Ruh Adam" 'daki Selim Pusat'ın şahsiyetinde Atsız'ı görürüz. "Ruh Adam" 'ın devamı olarak "Yalnız Adam" 'ı yazacağını söylüyordu. Yine yazacağını bildirdiği bir eseri de Bozkurtlar serisi'nin 3. cildi idi. Yayınlanmamış eserlerinin içerisinde "II. Mahmut'tan Günümüze Kadar Osmanlı Hanedanı Tarihi" adlı bir eseri de vardır. Nihâl Atsız'ın şiirleri "Yolların Sonu" adı ile kitap halinde basılmıştır.