5/10
·344 syf.··
2026 15. kitabı
Kitap basit ,sürükleyici ve gündelik bir dilde yazılmış olmasına rağmen konunun ahlaki yönü nedeniyle beğenmediğim ,bu kadar da olmaz dediğim bir kurgu.Hadi okuyup bitireyim sonunda ne oluyor diyerek bitirdim ama bir çok konu havada kalmış.Yazarı araştırırken anladım ki biraz popülarite kaygısıyla yazılmış.Gençler içinde polisiye var diye ve bir lisede geçiyor diye çok beğenmiş olabilir ama benim kırmızı çizgilerimi aştığı için beğenmedim.Kızımın isteği üzerine okumuştum ama kızıma hem zaman kaybı hem de ahlaki yozlaşmayı normalleştirmeye çalıştığı için okumamasını söylediğim bir kitap.
ÖğretmenFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20251,976 okunma
10/10
·156 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
Kitabın içeriği çok güzel kaliteli iyi ki almışım kızıma tüm gün elinden bırakmıyor severek okuyor çizimleri çok kaliteli Umarım kitabın 2 serisi kısa sürede çıkar
Pofidik Ajan KediAdrian Beck · The Çocuk Yayınevi · 202642 okunma
NASIL YAŞANIR?
7/10
·432 syf.·
2026 14. kitabı
Roger-Pol Droit, 1949 Paris doğumlu, Fransız filozof, gazeteci, eğitmen ve yazardır. École Normale Supérieure de Saint-Cloud'da öğrenim görmüş. Felsefe alanında öğretmenlik yeterliliği derecesine, felsefe doktorasına ve araştırma yönetme yetkisine sahip. İlk makaleleri 1972 yılında, 23 yaşında henüz bir öğrenciyken Le Monde gazetesinde yayımlanmış. Berck ve ardından Honfleur liselerinde öğretmenlik yapmış. 1989'dan itibaren CNRS'te araştırmacı ve üniversite profesörü olarak görev almış. İlk olarak Hegel ve Marx Üzerine Araştırma ve Dokümantasyon Merkezi'nde, ardından Jean-Pépin Merkezi'nde çalışmış. Ayrıca Le Monde Des Livres, Les Échos, Le Point ve Clés yayınlarında köşe yazarlığı yapmaktadır. Droit’nın araştırmaları, Batı düşüncesinde "öteki"nin temsilleri üzerine odaklanmaktadır. Felsefeyle, edebi ve şiirsel yaratıcılığın kesişim noktasında yer alan alışılmışın dışında, oyunbaz ve kimi zaman şaşırtıcı görünen daha kişisel metinleriyle geniş kitlelerce tanınıyor. Bu tarzın ilk örneği, 24 dile çevrilen ve televizyona da uyarlanan "101 Gündelik Felsefe Deneyimi" adlı eseridir. Droit, bazıları geniş kitleler nezdinde büyük başarı yakalamış olan felsefe ve fikir tarihi üzerine 30’a yakın kitabın sahibi. "Düşünürlerin Eşliğinde (1998)", "Kızıma Dinleri Öğretiyorum (2000)", "101 Gündelik Felsefe Deneyimi (2001)", "Kızıma Felsefe Öğretiyorum (2004)", "Dostlar Arasında Küçük Felsefe Deneyimleri (2007)", "Kısa Felsefe Tarihi (2008)", "Felsefeyle Saadet Olmaz (2015)", "Yalnızca Bir Saatim Kalsaydı (2014)", "Filozoflar Nasıl Yürür? (2016)" ve son olarak "Alice Fikirler Diyarında (2025)" eserlerini yazmış. Droit, geçen yıl yayımladığı bu romanıyla felsefeyi her yaştan okura sevdirmek adına Lewis Carroll'ın klasik kurgusunu felsefi bir zemine taşımış. Harikalar Diyarı’nın yerini kavramların, mantık
Edebiyat
Alice Fikirler DiyarındaRoger-Pol Droit · Domingo Yayınları · 202635 okunma
Puan vermedi·416 syf.··
2026 21. kitabı
Yasaklı Lal Figan 2 ​Herkese selaaam! Ay ben geldim ama içimdeki fırtınaları bir bilseniz... İlk kitabı bitirir bitirmez hız kesmeden hemen ikinciye geçmiştim, iyi ki de öyle yapmışım. Ama peşin peşin söylüyorum: Okurken yine bol bol sinir krizi geçirdim! Neyse ki sonradan olaylar toparladı da tansiyonum dengelendi. Özellikle o "ismi lazım olmayan" tiplerin sahneleri azaldıkça benim de kafa rahatladı, oh be dedim! ​Şimdi müsaadenizle şuraya biraz içimi dökeceğim çünkü söylemezsem çatlarım! ​Doru... Sana ne desem az! Ya gerçekten soruyorum; bir insanın seni sevip sevmeyeceğini, o ağır lafları söylerken ne hissettiğini anlamayacak kadar hödük müsün be adam? Okurken "Yok artık" dediğim çok an oldu. Neyse ki bu krizler çok uzamadı da birazcık sakin kalabildim. Ama yiğidi öldür hakkını yeme; tüm delirmelerime rağmen bu ikiliyi okumak bana müthiş bir seyir keyfi verdi. Birbirlerini her anlamda o kadar güzel tamamlıyorlar ki... Siz kesinlikle nazar değmeden mutlu mesut hayatınıza devam edin, ben sizi uzaktan sevmeye razıyım. Ah benim canım Erva'm... Gelelim kitabın sonuna... Spoiler olmasın diye detay veremiyorum ama cidden neden öyle bir şey oldu ya? Neden?! Ben sonuna kadar canım kızıma hak veriyorum. Erva bence yaşayabileceği en ağır şeyleri yaşadı. Ve işin en acı tarafı, canı yanarken bile sevdiklerini düşünmediği tek bir an olmadı. Okurken "Kızım dur, yalvarırım önce bir kendini düşün!" diye bağırmak istedim ama Erva hiç bencil olamadı. Peki şimdi o sevdiklerine soruyorum: Siz bu kıza bunu neden yaptınız? Sizi affedebilir miyim hiç emin değilim, Erva bunları zerre hak etmedi. Ve Ceylin.. Senden nihayet kurtulduk ama yalan yok, içimin yağı zerre erimedi. Keşke senin için çok daha farklı bir son olsaydı. İçimde en ufak bir rahatlama hissi bile oluşmadı, sana hala çok
YasaklıPınar Salman · Pukka Yayınları · 2024263 okunma
9/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Öncelikle yazarımızla İzmir Kitap Fuarı'nda tanıştım. Kendisi son derece cana yakın ve samimi biriydi. İmzaları için kendisine çok teşekkür ederim. Bu kitaplar, benden kızıma kalacak değerli hazinelerim arasında yer alacak. 🩷 Kitaba gelecek olursak; zaman zaman baş karaktere sinirlendiğim, zaman zaman da şaşırdığım, polisiye ile absürd unsurları başarılı bir şekilde harmanlayan bir roman olmuş. Yazarın dilini, kurgusunu ve keskin çıkarımlarını her zaman çok sevmişimdir. Kitap, okuyucuyu içine çekiyor ve olayların tam ortasındaymış hissi vererek akıcı bir şekilde ilerliyor. Daha önce "Oğullar ve Rencide Ruhlar" ile "Gizli Ajans" favorilerim arasındaydı. "Kan ve Gül" de bu listeye eklendi. Yazarın yeni çıkan kitabına başlamak için sabırsızlanıyorum.
Kan ve GülAlper Canıgüz · April Yayıncılık · 20178,9bin okunma
Annelikten istifa edilir mi?
7/10
·84 syf.··
2026 7. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 22:27
Sevdiğim ve beğenisine güvendiğim bir arkadaşımın tavsiyesiyle ilk kez okuduğum Melisa Kesmez’in üslubu hoşuma gitti. Dili akıcı, betimlemeler yeterli seviyedeydi. Konuyu dağıtmadan, anlatmak istediğini uzatmadan kısa ve öz olarak vermiş yazar. Kitabı bitirdikten sonra kitabın adı neden Küçük Yuvarlak Taşlar diye çok düşündüm. Okuyanlar belki farklı bir sebep de bulabilirler. Bence keskin hatları olmayan yuvarlak taşlar önce insana huzur veriyor ama çoğaldıkça onları nereye koyacağınızı bilemiyorsunuz. Bir kavanoza da koysanız, cebinizde de taşısanız daha başka önemli şeylere yer bırakmayacak boşluklar oluşturuyorlar. O boşluklar ne görmezden gelecek kadar küçük ne de arasına başka bir şey alacak kadar büyük. Üstelik yuvarlak hatlarıyla da elinizi hiç acıtmadığı için atamıyorsunuz. Çoğaldıkça hayatınızı kangrene çevireceğini bilmeden biriktirmeye devam ediyorsunuz. Kitapta anlatılan birinci hikayede bu yuvarlak taşlar daha belirgin. Üç kişinin hikayesi var kitapta. Aslında var olmaları birbirlerine bağlı ama hikayeleri birbirinden bağımsız. Nergis’in Hikayesi, Elif’in Hikayesi, Mehmet’in Hikayesi… Okuyan herkesin odak noktası farklı olacaktır eminim. Benim odak noktam Nergis oldu. Annelik kavramını sorgulattı bana. Yazar kahramanlarını yargılamadan anlatmış ama ben Nergis’i çok yargıladım. İsteyerek anne olduktan sonra annelik bana göre değilmiş deme lüksümüzün olmadığına inanıyorum. O yüzden Nergis’e hak vermem mümkün değil. Şimdi kızıma baktığımda kalbimde bir tel titriyor adeta. Benim geçtiğim yaşlardan geçmesi, hayata bakışının şekillenmesi, gözümün önünde gün geçtikçe büyürken onu hala kucağımdaki minik bir bebek gibi hissetmek kalbimi sızlatıyor. Öyle anneliği de aşırı kutsallaştırmam ben. Bilirim ki neyi çok kutsallaştırıyorsak içini boşaltıyoruz. Dünyaya
Edebiyat
Küçük Yuvarlak TaşlarMelisa Kesmez · İletişim Yayınları · 20226,7bin okunma