Resm-i Türkiye'ye gelince, onlar da yalanlarla dolu yeni gerçeklerini topluma kabul ettirmek için her konuda, her şeyin unutulmasını şart koşuyorlardı; unutkanlık, onların başarısının koşuluydu. Unutkanlığı gerçekleştirmek, hafızayı yok etmek ve günün resmi gerçeklerini ebedileştirmek için de geçmişi, tarihi, gelenekleri hatırlatabilecek her şeyi, dili, kitapları, alfabeyi, isimleri, yapıları, bayramları, ayinleri, törenleri, müziği, dansı, oyunları, giyimi, akla gelebilecek her şeyi yasaklıyor, değiştiriyor, cezalandırıyor ve yok ediyordu.