f

Felsefe, Hinduizm

0 üye
Takip
Belki o kadar da değerli değilsindir
Son 20 yıldır popüleştirilmiş bir psikolojik yaklaşım var: "Sen değerlisin", "özelsin", "biriciksin", "kıymetlisin" "müthişsin". Her yerde kişinin kendisinin ne kadar kıymetli olduğu, herkesin özel olduğu, bunu görmesi ve farkındalık kazanması ile alakalı yazılar, psikolojik yaklaşımlar, post-it ler yayımlanıyor. Ben buna psikolojik polyannacılık diyorum. Hayatlarıyla alakalı çözümsüzlükleri olan insanlara özgüven kazandırmak amaçlı enaniyet pompalıyor. Evet bu bildiğin enaniyettir. Sen adama, sen var ya çok özelsin diyorsun; sokakta, iş hayatında, yolda, her şey o insanın o kadar da özel olmadığını bağırıyor. Bu nasıl saçma bir motivasyondur abicim. Herkesin özel olduğu bir yerde kimse özel değildir. Özel olmak standartlaşmak haline gelmiştir. Bakın dünyada 7 milyara yakın insan var. Senden 7 milyar tane daha var yani. Eee seni özel kılan nedir? Sorsam cevap veremezsin. Şimdi hayatın getirdiği onca sıkıntı karşısında oturup kendinle yüzleştiğin bir anda ya ben değerli değil miyim diye soruyorsun ya... Ben değerli miyim, değersiz miyim? İkisi de değil aslında. Değerli olmak önemli değildir :) Yaşamak için değerli olmana gerek yoktur. Hayat seni ne duruma sokarsa soksun, bir şeyi yapmak için değerli, kıymetli olmana gerek yoktur. Değer, sen değil senin ürettiğin bir şeydir. Önemli olan değerli olmak değildir. Değer üretmektir. Hayat, daha doğrusu "doğa" varlıkların tek başlarına önemi olmadıklarını, kollektif bir beraberlik içerisinde herkesin bir "anlamı" olabileceğini ve bu anlamın diğer insanlarla ve varlıklarla bir bütün olarak kazanılabileceğini haykırır. Ben özelim diyerek bir kenara geçip değer beklersen daha çok kırılırsın. Yaşam, herkesin hayata katılımıyla değerli değil ama anlamlı bir birlikteliği olabileceğini gösterir. Hayvanıyla, insanıyla yaşam muazzam
Felsefe, Hinduizm
HİND BEDBİNLİĞİ...
Kafka dedi ki: "Hindlileri dinî belgeleri hem çekiyor hem itiyor beni. Zehir gibi, hem baştan çıkarıcı, hem korkunç bir şeyler var bunlarda. Bütün ve yogilerle büyücülerin tabiat üstündeki hâkimiyetleri, o yakıcı hürriyet sevgisinden değil de, hayata duyulan gizli ve buz gibi bir nefretten ileri geliyor. Hindlilerde dinî hayatın kaynağı dipsiz bir bedbinliktir!.."
Sayfa 45 - Bilgi Yayınevi
Felsefe, Hinduizm
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Uyuyan varlık, hiçbir arzu duymadığı ve hiçbir rüyanın öznesi olmadığında, derin uyku halindedir.
Sayfa 89·Kitabı okudu
Felsefe, Hinduizm
Türkçe konuş koçum kim anlayacak bu kitabı :)
Ölümsüzlükten, batı­lıların kullandığı manada bir ölümsüzlükten bahsedildiği sanılabilir. Fakat durum bu değildir. Metafizik ve doğulu manasıyla ölümsüzlüğün ancak bütün (bireysel olan ve olmayan) kayıtların ötesinde fiili tamlığına kavuşacağı doğrudur, öyle ki mümkün her türlü ardışıklık tarzından mutlak olarak bağımsızlığı onu bizzat Ebedilikle özdeş kılar; yani ona verilen ismi zamansal bir "süreklilik". ya da herhangi bir sürenin sonu belirsizliğine de vermek bütünüyle yanlış olacaktır.
Sayfa 113·Kitabı okudu
Felsefe, Hinduizm
Bir insan ölüme yaklaştığında, söz ve ardından da diğer on harici meleke batını hasse içinde söner, çünkü harici uzuvların faaliyeti batını hasseden önce durur
Sayfa 111·Kitabı okudu
Felsefe, Hinduizm
Bireysel "yaşayan nefs" rüya halinde "kendi ışığına sahiptir" ve sadece kendi arzusu vasıtasıyla, tamamen kendisinden kaynaklanan bir alem üretmektedir
Sayfa 84·Kitabı okudu
Felsefe, Hinduizm