Belki de melankoli, hüzün, felsefemizin saklı yüzüdür... Belki de hayatımızı anlamlı kılmak, ölümü bilmekle mümkündür ve "felsefe yapmak nasıl övüneceğini öğrenmektir" ve belki de bu varoluş bilinci ancak melankoli ile mümkündür...
Acı çekmek .
Ve o acıyı çekerken yapayalnız olmak.
Acını haykırmamak.
Haykırsan bile bunu bir dinleyenin olmaması. Ateşe atılan bir tutuşturucu gibi harlatıyordu ateşi.
Kendimle baş başa kalmama sebep olan acılarla daha da kayboluyordum o boşlukta. Ölüm bir kerede verilen bir nimetti ve her kula nasip olmuyordu .
Her gün ölenler varmış şu kâinatta.
Kaybolup gidiyorlardı öylece kimseye hissettirmeden.
Ne zaman tamamıyla kaybolacaktım ne zaman kimsenin haberi olmadan yitip gidecektim .
Yorulmuştum, yolda tükenmiştim.
Yolun sonunu bekliyordum, sessizce.