1000Kitap Logosu
Resim

Roman

1.498 Takipçi
TAKİP ET
304 syf.
·
5/10 puan
Harri
Kitaptaki Harri karakterinin olaylara bakış açısını, başına gelenleri yorumlama şeklini çok sevdim. Harri ye çok güldüm. Ayrıca çok üzüldüm. Bir çok farklı duyguyu bir arada yaşadım kitabı okurken. Yazarın fikri muhteşem olayın kurgusu çok güzel. Fakat kitaptaki problem bence çok fazla küfür e ve +18 e yer verilmesi. Çok rahatsız edici boyutta. Çünkü Harri nin kendine ait güzel bir hikayesi var . Daha masum bir yerden anlatılabilirdi diye düşünüyorum. Kitabı okurken bir kitap okuyormus gibi değil de küçük bir çocuğun günlüğünü okuyormusum gibi hissettim. Başta bu çok keyifliydi ama sonlara doğru sıktı.
Kuş Dili
5.5/10 · 106 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
278 syf.
·
Puan vermedi
Kurgu iki zamanlı olarak kaleme alınmış geçmiş ve günümüzle ilerlemektedir. Murat Italya'nin en önemli şehirlerinden Milano'nun turistik meydanlarından biri olan Piazza San Babila meydanındaydı Elli yedi yaşında bir tekstil firması ve E-Ticaret şirketinin iki ortağından biriydi.Firmasının gelecek yılki yaz sezonunda satmayı planladığı gömlek ve buzların kumaşlarını seçmek için italya'da idi. Meşhur bir markanın mağazasına doğru ilerlerken eski bankacı eşi Ayşe aramıştır konuşmaya başlayıp tam görüşmeleri biteceği anda bir ses ile sarsıldı ve yürüdüğü kaldırımda havalandı, elindeki telefon bir yana çantası başka bir tarafa savruldu.Piazza San Babila meydanı savaş alanı gibidir.. Bundan sonra tarih olarak Murat'ın Kayseri de 1959 Eylül ayında doğumuna gidiyoruz.Ailesini erken yaşta ölen babasının neden öldüğünün kimsenin bilmedigini ,lise yillarındada annesini kaybettigini ,okulda özel yetenegi ile bir anda kendini devletin gizli görevlerinde bulduğuna şahit oluyorsunuz.Belli bir süre sonra deşifre olunca görevden uzaklaşarak iş hayatına atılır ama gizli görevde tanıdığı Sema'nin saplantılı ilgisi onun yakasını bırakmaz. Italyada' ki patlamanın ardından yaralı olarak kurtulan Murat ve eşi Ayşe yi zorlu günler beklemektedir..
San Babila
9.5/10 · 3 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
533 syf.
·
Beğendi
·
8/10 puan
Kitap iki yakın arkadaşın hayatlarını bırakıp bambaşka bir ülkeye gidip beraber yaşamayı ele alıyor fakat buna pek de yaşamak denilemez. Kinyas ve Kayra… İkisi de genç yaşlarda ailelerini terk edip yurt dışına giderler ve orada illegal işler yaparlar; adam öldürme, kaçakçılık, hırsızlık… Kitap her iki karakterin ağzından anlatılıyor; yani bir bölümde Kinyas anlatıyor, o bölüm bittikten sonra Kayra anlatıyor, sonra tekrar Kinyas’a geliyor sıra ve bu böyle devam ediyor. Kitapta karakterlerin iç dünyalarına bolca yer verilmiş. Kitaptan o kadar çok terim öğreniyorsunuz ki bu terimlerin kitaptaki kullanımı terimin ne olduğunu apaçık gösteriyor. Biraz yoran bir kitap çünkü karakterlerin zihninden geçen olaylar çok ağır ve tüyler ürperten olaylar gerçekleşiyor. Yeri geldiğinde çok kızdığınız durumlarla karşı karşıya gelebiliyorsunuz, yeri geldiğinde çok acıdığınız, merhamet ettiğiniz durumlarla karşı karşıya gelebiliyorsunuz. Ayrıca kitaptan binlerce yeni şarkı öğreniyorsunuz. Son olarak şunu söylemek isterim: Kitabın sonunda bir yandan üzüleceksiniz, bir yandan sevineceksiniz. Keyifli okumalar.
Kinyas ve Kayra
8.5/10 · 19,5bin okunma
Okuyacaklarıma Ekle
264 syf.
·
6 günde
·
8/10 puan
Normal İnsanlar
Ben bu kitabı çok sevdim. Sevmeyen kişileri de anlıyorum çünkü birçok sebebi olabilir. Öncelikle yazar tırnak işareti kullanmamış ve gördüğüm kadarıyla bu çok fazla kişiyi rahatsız etmiş. Beni rahatsız etmedi ama imla kurallarına çok önem veriyorsanız önermem. Diğer yorumlara baktığımda herkes karakterleri ve bir türlü iletişime geçememelerinden şikayet etmiş. Ben bunun bütün kitabın konusu olduğunu düşünüyorum. Adı üstünde “Normal İnsanlar”. Bugünlerde kimse içindeki tam olarak ifade edemiyor, kendini anlatamıyor ve sorunlarını iletişim kurmak yerine susmakla çözdüğünü zannediyor. Bence yazar bunu çok güzel aktarmış ve karakterleri kusursuz yapma kaygısı yerine şimdiki gençleri de ele alarak mükemmel bir hikaye oluşturmuş.
Normal İnsanlar
6.4/10 · 2.973 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
112 syf.
·
6/10 puan
Jack London ~VAHŞETİN ÇAĞRISI~
"Vahşetin Çağrısı" daha önce izlediğim "Beyaz Tanrı" filminin temel hikayesi olabilir diye düşünüyorum şu anda. İnsanın vahşiliği ve acımasızlığı ile özüne dönen bir köpek Buck. Yediği sopalar, kamçılar, gördüğü işkenceler Buck'ın vahşi doğanın çağrısına eninde sonunda kulak vermesi adeta bir Rambo köpek öyküsü. London'ın doğayı ve köpekleri tasvirine bayıldım. Kendi hayatından kesitler taşıdığını düşündüğüm o acımasız göçebe hayat son derece gerçekçi bir dille anlatılmış. Yer yer içim ezildi, yer yer öç alma duygusu kapladı içimi. Bir çırpıda bitti nitekim. Bu kitabın ana düşüncesi 'kendini gerçekleştirmek' diyebiliriz aslında. İnsanın doğası gereği kendini gerçekleştirebilmek için çeşitli badireler atlatması ve ders çıkarması lazım malumumuz olduğu üzere. Söz konusu bir köpek, Buck olunca da işler pek değişmiyor haliyle… Jack London'ı Martin Eden ile sevdim ve tüm kitaplarını okumaya kararlıyım, Vahşetin Çağrısı da bunlardan biri. Güzel kitaptı Vahşetin Çağrısı. İyi bir kitap olması bir yana, 'güzel' oluşu önemli; çünkü değindiği konu mühim. Okumak lazım.
Vahşetin Çağrısı
8.3/10 · 22,4bin okunma
Okuyacaklarıma Ekle
628 syf.
adı konulamaz!!!
İlk defa ama ilk defa okurken çok zorlandığım kitaptır sözüm ne edebi diline ne olay örgülerine!sadece yüreğim dayanmadı böyle bir vahşete.. sarajova ve Bosna ya gittim orada ki asla silinemeyecek vahşet izleri hala damga gibi duruyor insanlik utancı olarak.. hiçte iyi fikir değilmiş dönüşte bu kitabı okumak..okunmali ve okutulmali "Meyra" ki ders alınmali bunca acıdan.....
Meyra
8.1/10 · 4.212 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
10bin öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.