Ve işte anladım ki bir şehrin ruhunu hissetmek, sadece sokaklarında yürümek veya mekânlarını görmekle
değil; onu dinlemek, geçmişin yankılarını bugünün ritmiyle birleştirmek ve kendi sessizliğinde hissetmekle mümkün olabiliyormuş.
KOR DERGİ
|s:17|
Kendime ancak yetiyorum, ancak kendime çare olabiliyorum,o da ne kadar oluyorsa.
Şehir, insanın kendini düşünmesine, kendine çare olmasına bile firsat bırakmıyor ki..