.... biraz daha büyüyünce sonsuz bir düzlük gibi tasavvur ettim Turan'ı, sınırsız ve mavi-yeşil bir düzlük, gözünün önüne getirebiliyor musun? İşte onun üzerinde güzel taşlar, başıboş koşuyorlardı hep. Amma ne koşu! Hürriyetin ta kendisi! Bu koşunun rüzgârını iliklerimde duyar ve coşardım! Değnekten atlarım vardı, mahallenin sokaklarında tozu dumanı birbirine katardım... Arkamda çocuklar, askerlerim! Eyt, ver elini Turan! Esaslı bir kumandandım ha! Babama sorardım: "Turan'da herkes bizim evde konuştuğumuz gibi mi konuşacak?" "Elbette oğlum." .....
Sayfa 79 - Bilge Kültür-Sanat