“Balık tutmaktan hoşlandığım yaz. Çünkü o hoşlanıyordu. Koşu yapmaktan hoşlanmayı. Çünkü o hoşlanıyordu. Ahtapottan, Herakleitos’tan, Tristan’dan hoşlanmayı… Bir kuşun öttüğünü duyduğum, bir bitkiyi kokladığım ya da sıcak, güneşli günlerde ayaklarımın altından buğu yükseldiğini hissettiğim ve tüm duygularım tetikte olduğundan, tüm bunların kendiliğinden ona doğru koştuğunu gördüğüm yaz.”
Sayfa 23·Kitabı okuyor
Hayat bana binlerce cephe açtı, bazılarına koştum, bazılarına yetişemedim. İnsan hayatında öyle bir dönem var ki koşu biter, artık varman gereken yerdesindir.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Yürümenin Felsefesi
Yürüme tarzı öyle çok şeyi ele verir ki... Cesaret kırıklığını veya hastalığı, kararlılığı. Kasıla kasıla ve fesatça yürüyenler, kabadayıca yürüyenler, utangaçça ve usulca yürüyenler vardır; bu yürüyüş ise neşeliydi, sanki yürüyen kişi sevdiği biriyle buluşmaya mutlu mutlu gidiyormuş gibi. O yürüyüşte gurur da vardı, ama kibir yoktu.
Sayfa 46
Koşu bandında koşarken kendimi labaratuvar fareleri gibi hissetmekten alıkoyamıyorum. Bir şeyden kaçmıyorsak niye koşuyoruz anlamıyorum. O kadar koşup da bir metre bile yer değiştiremeden aletten indiğimde kendimi aptal gibi hissediyorum.
Yemişim endorfinini, ben durmak istiyorum ..
.... biraz daha büyüyünce sonsuz bir düzlük gibi tasavvur ettim Turan'ı, sınırsız ve mavi-yeşil bir düzlük, gözünün önüne getirebiliyor musun? İşte onun üzerinde güzel taşlar, başıboş koşuyorlardı hep. Amma ne koşu! Hürriyetin ta kendisi! Bu koşunun rüzgârını iliklerimde duyar ve coşardım! Değnekten atlarım vardı, mahallenin sokaklarında tozu dumanı birbirine katardım... Arkamda çocuklar, askerlerim! Eyt, ver elini Turan! Esaslı bir kumandandım ha! Babama sorardım: "Turan'da herkes bizim evde konuştuğumuz gibi mi konuşacak?" "Elbette oğlum." .....
Sayfa 79 - Bilge Kültür-Sanat