Davranış kazandırma ve beceri geliştirmeye dönük öğrenme biçimi, aile ile birlikte, hoyküen (kreş) ve yöchien (ana okulu) denilen ve bir tür terbiye edici birimler olan okul öncesi kurumlarla başlar çoğu zaman.
Miralay S.Urazbayevin ifadelerine gõre, bu sehirler bidayette daha ziyade siyasi maksatlarla, iç Rusya (RSPSR) dan göçürülmekte olan Rus muhacirlerini yerleştirmek için bina olunmuştur, fakat bidayette Sovyet matbuatında ilân ettilleri gibi, yerli Kazak köylülerini ve sürü sahiplerini şehir hayata ve sanayi işlerine alıştırmak maksadiyle yapılmıs değillerdir Balhas Gölü kenarında Bertis sehri yaplrken bu yeni şehirlerin kuruluşunda muhacir yerleştirmekle beraber yerli ahaliyi ruslaştırmak gayesine matuf cynique plânların göz önünde tutulduğu meydana çıkmıştır. Bu husus da, Kazak münevverlerinin Sizi șehirlerde yerleştirecek ve mesud edeceğiz> mealindeki propagandasına güvenerek bu yeni sehirlerde yerleşmek isteyen Kazak köylü zümrelerini tiksindirmiştir. Anlaşılmış ki bu şehirlerin hattâ onların ayrı mahallelerinin iskân plânlanları Moskova'da tertip ediliyor ve bu plânlara göre muhacirler Rusya'nın muhtelif kısımlarından getirilerek kendilerine tâyin olunan mahalle ve evlere yerleştiriliyormus. Hiçbir şehir, hiçbir mahalle, hiçbir apartman bloku bir sehir yapılıp bittilkten sonra yerli Kazaklara tahsis edilemezmis. Onlar ancak yeni gelen Rus muhacirleriyle karışık bir surette yerleștirilmeli imişler. Fabrikalarda ve ocaklarda çalışan Kazak amele kadını kendisi ișde iken cocuklarının Rus komünist mürebbiyeler tarafından idare edilmekte olan kreşlerde bırakmak mecburiyetindedirler. Burada bu çocuklarla ancak rusca konuşuluyor. İyi rusçca bilmeyen bu Kazak kadınları bir zaman geçtikten sonra bu fabrika kreşlerinde
yetiştirilen çocuklarıyle rusça konuşmak mecburiyetinde bırakılıyorlar. Bolsevikler bu siyasetlerini tekmil gayri-rus ana babaları çocuklarına tatbik ediyorlar. Bunun neticesinde bozkırlarda kurulmuş olan bu kapalı şehirlerin hayat şartlarında
hemen bir tek
Evlerinde travma yaşamış çocukların yeniliğe karşı verdikleri tepki türü; bir okul öncesi eğitim, kreş, mahkeme ya da terapistin ofisi gibi yeni bir ortama girdiklerinde onları ne şekilde etkileyebilir
Annesini yetiştiren toplum zaten yetiştireceğini yetiştirmiştir.Annelerin açığını kapatacak ne bir öğretmen ne bir kreş ne de okul bütün kainatta yoktur.
"Sizde devlet toplumun var olma, yok olma şartıdır. Siz, farkına varın varmayın, her şeyi devletten beklersiniz. Bizde ağalık almakla olduğu hâlde, sizde elbette vermekle olacaktır. Siz devletinizi talancılıkla suçlarken, Batı kültürünüzle, Batılı devletmiş gibi yargılıyorsunuz. Batı'da ilkçağların kölelik sisteminden bu yana özel mülkiyet kutsal olduğu hâlde, sizin beş bin yıllık toplum tarihinizde devletten başka kutsal hiçbir şey yoktur. Bu açıdan bakınca, Melek Ahmet Paşa'nın ağası devlet işine giderken Bolu paşasının atını çekip alırsa bu talan sayılmaz. Çünkü sizde her iş devlete yararlılığıyla değerlendirilir. Sizde devlet tehlikeye düştüğü zaman devletten sorumlu olanlar, bir dakika önce korkunç suçlamalarla geri ittikleri en akıl almaz sistemi kabullenmekte bir an duraklamazlar. Batı'da bütün monarklar geriliği tuttukları hâlde sizin padişahların apansız ilerici kesilmeleri bundandır."
Patriyot'un sesinde o zamana kadar fark etmediği bir başkalık buldu apansız... Sesi de gevşekti. Konuşmasında, akla da duyguya da bağlanmayan bir kişiliksizlik vardı. "Yatmıyor musun?" derken arkadaşının üşüyeceğini, yorgunluğunu düşünmediği belliydi. Bir arkadaşı koruma istediğinden, ona acıdığından gelmemişti sanki bu soru... Patriyot hiçbir şeyi insan gibi merak da etmemişti ömründe... Bunca yıllık dosttular, hiçbir önemli işte hiçbir soru sorduğu insan rastlamamıştı.