8/10
·148 syf.··
2026 40. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 15 Mart 2026 16:52
Roman, Siddhartha adlı bir Brahman oğlunun arayış ve anlayış hikayesini anlatıyor. Bu arayışın ezbere metotlarla bulunamayacağı, kişiden kişiye değişebileceği ve herkesin farklı bir ilhamla buna ulaştığı kitabın ana konusudur. Kitapta “bilinmesi gereken şeyleri insanın kendisinin tatması iyidir” diyen Siddhartha varlığın içindeki gerçeğe nüfuz etmenin yolunun o anı tatmak olduğunu söyler. Okunmadan evvel temel Hinduizm bilgisinin faydalı olacağı; kitapta geçen bazı terimleri, karakterlerin edim ve düşüncelerini anlamlandırmanın bu bilgi ile kolaylaşacağı yapıttır. [Siddartha esasen buda'nın "hakikate ulaşmadan" evvelki ismidir. Üstelik Hindu inancına göre Buda'nın kendisi de Vişnu'nun atavarlarından (yani reankarnasyonlarından) birisidir. Kitapta Siddarta'nın yakın dostu olan Govinda ise Krişna'nın isimlerindendir. Bu gibi bilgiler, kitabı eline almış okuyucu için yol açıcı olacaktır.] Hermann Hesse Siddhartha
Edebiyat
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 202446,9bin okunma
Büyük İnisiyeler
7/10
·567 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
36 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2026 02:46
Kitapta 8 üstad /peygamber/inisiyeden sözediliyor. İlki Ram, Rama Hinduların kutsal kabul ettiği büyük bir bilgedir. Ölmediğine bedeniyle göğe yükseldiğine inanılır. Bu karakter kanal bilgisi aktaran Ramtha ile aynı isimdir. Ramtha kendisinin bu hindu geleneğinde anlatılan Ram olduğunu söyler. Yaşarken ölen ve ölümü ve yaşamı tüm halleriyle keşfeden bu bilge aynı zamanda ülkesini halkını koruyan kurtaran bir fatihtir. Tanrıyı yaşamın içinde tefekkür ve gözlemle bulmuştur. Tanrı ona göre ilahları yaratır, dünyayı düzenler evrensel yaşamı meydana getirir ve korur. Tanrı birliğini zedelemek uğruna kendini parçalara ayırmıştır. Galiplerle mağlupların eşitliğini, insan kurban etme ve köleliğin kaldırılışını, aile kadınına saygıyı, atalara tapınma ritüellerini getirmiş ve yaymıştır. Hayatının son döneminde dağa çekilmiştir. Bu sebeple müritleri onun hiç ölmediğine inanmıştır. İkinci inisiye Krişnadır. Krişna bakire bir anneden doğar. Güçlü bir kralla savaşıp onu yener ve halkı tarafından kabul edilip onurlandırıldıktan sonra 7 yıl Meru dağında inzivaya çekilir. Döndüğünde tefekkürle edindiği bilgilerden yola çıkarak halkına kadiri mutlak Tanrıdan söz eder. Tek kurtuluşun birlik bilincini kavramak ve içselleştirmek olduğunu söyler. Ona göre iyilik ve merhamet insanın her zaman arzulaması gereken duygulardır. Peygamber Krişna Hindu kutsal metni Bagavitta’da ayrıntılı olarak anlatılır ve metin MÖ 3100 lerde yazılmıştır. Kötülüğe iyilikle karşılık verilmesini salık verir. Üçüncü inisiye Hermes’dir. Namı diğer Toth, İdris ve üç kere büyük Hermes.Çünkü o aynı anda kral, yasa koyucu ve rahiptir. Ona göre Tanrı hiç bir kavram yada dille tanımlanamaz. Cisimsiz, görünmez biçimsiz duyularımızla kavranamaz.Sonsuz ve ezeli ebedi olandır. Bu sebeple sınırlı zaman kavramıyla ölçülemez. Onu
Büyük İnisiyelerEdouard Schurê · Stabil Kitap · 20214 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Linç İncelemesi = Linceleme (Delilere cevap vermek)
2/10
·172 syf.··
2025 47. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 30 Eylül 2025 14:22
Kendisi sürekli; "gerçeği bize şu vermez, bu vermez..." deyip duran, ama meditasyon ve zen-buda gibi öğretiler konusunda bir fanatik gibi savunma yapan, 1990'a kadar bir kanaat önderi gibi takılan Osho, istediği kadar samimi olsun, inandırıcı değil... Kitabın özü aslında çok eski bir yanılgının eseri. Yanılgı şu ki; "Duyularımız bizi yanıltıyor. O zaman sezgimize güvenelim." Bu fikir, presokratik filozoflarda da sokratik filozoflarda da değişik biçimlerde öne sürülmüştür. Bu fikir, dinlerin temelini atmıştır desek, çok küçük bir abartı ihtimali ile doğru söylemiş oluruz. Bu fikrin yanılgı olan tarafına gelirsek; "Ne yani sezgilerimiz bizi yanıltmıyor mu?" sorusunu soruyorum. "Gözlerimiz bazen ışık oyunlarına kanıp bir şeylerin yansımalarını başka bir şeye benzetiyor, o zaman inanması daha saçma olan bir şeye inanalım!" demek gibi bir şey bu. Bizi %60 ihtimalle yanıltan bir organizasyona sahibiz diyelim, %75 yanıltan bir organizasyonu buna tercih eder miydik? İstatistiğini tutmak zordur, evet, katılıyorum. O zaman bir de şu açıdan bakalım: Aktarılabilirlik! Duyularla algıladıklarımızı düşünsel bir süreçten geçirip bir başkasına yine duyular yoluyla aktarıyoruz. Oysa sezdiğiniz bir şeyi aktarma, (ki telepati bilmiyorsanız yine duyular yoluyla aktaracaksınız) aktarsanız bile aynı sezgiyi yaratmak mümkün mü? Oysa aynı (hemen hemen aynı) düşünmeyi oluşturmak mümkün. Kitapta anlatılan herşeye, yalnızca yukarıda yazdıklarımla cevap vermek yeterliydi. Başka hiçbir şeye gerek yoktu. Çünkü kendisi, çok eski, tartışılmış, pek çıkar yolu kalmayınca, mistikler dünyasında yerini almış, insanlığın ilerlemesine hiçbir katkısı olmamış, kimseyi memnun etmemiş, memnun ettiklerini de ayakta uyutmuş bu fikri tekrar tekrar ısıtıp ısıtıp önümüze koyuyor değişik sayfalarda. Hâlâ bize
SezgiOsho · Ganj Yayınları · 2016410 okunma
10/10
·342 syf.··
2025 4. kitabı
Krom Okuma Grubu’nda yaşadığımız ilk büyük deneyim, Roger Zelazny’nin kült bilimkurgu klasiği Işık Tanrısı'ydı. Krom Okuma Grubu, bilimkurgu ve fantastik türlere ilgi duyan okurlarla bir araya geldiğimiz, tematik bir okuma etkinliği. Türün öne çıkan kitaplarını birlikte keşfetmeyi amaçlıyoruz. Gelecekte, bambaşka bir gezegende, tahakküm altında yaşayan bir halk hayal edin. Milyonlarca insan tarlalarda ve şehirlerde ter dökerken, hükümdarları kutup bölgesindeki Göksel Şehir'de, yani "Cennet"te yaşıyorlar. Kendilerine Hindu tanrılarının isimlerini almış olan bu hükümdarlar, yüksek teknoloji ürünleri kendilerine saklıyorlar. Brahma, Şiva ve Vişnu dışında, Yama-dharma, Kali, Agni, Krişna, Maya, Ratri gibi tanrıların isimlerini almış, bir avuç kişiden bahsediyoruz. Halk ortaçağda yaşıyor. Hükümdarlarının gerçekten de tanrı olduklarını düşünüyor. Matbaayı icat etmeleri bile mümkün değil, çünkü fikir birinin aklına gelse bile, gerçeğe dönüşmesi yönetenler tarafından engelleniyor. Tanrılar ölümsüzlüğe, bedenler arası bilinç transferine, akıl almaz silahlara, sınırsız bolluğa ve uzay gemilerine sahipler. Kendileri refah içinde yaşarken halkın bu teknolojileri kullanmak için gereken olgunluğa sahip olmadığını düşünüyorlar. Tanrılardan biri bu düzenden rahatsız. Yönetenler ile halk arasındaki mesafeyi ortadan kaldırmayı, teknolojinin nimetlerini herkesle paylaşmayı planlıyor. Farklı isimlerle biliniyor: Mahasamatman, Aydınlanmış Olan, Buddha, Sidarta, İblis Tutan, Maitreya ya da Işık Tanrısı... Mahasamatman adındaki 'maha' ve 'atman' kısımlarını atıyor, kendine yalnızca "Sam" diyor. İnsanları kontrol etmek için Hindu dininin figürleri kullanan zorbaların karşısına, Sidarta Gotama'nın dini ve öğretileriyle dikiliyor. Bu hikaye, sahte bir Cennete karşı girişilen isyanın
Bilim-Kurgu
Işık TanrısıRoger Zelazny · İthaki Yayınları · 2016486 okunma
Vini Vidi
Puan vermedi·176 syf.··
2024 10. kitabı
Muhtemelen en sağlıklı yol olmasa da kitaplar benim için biriyle tanışma araçları oluyor. Özellikle kurgu olmayanlara işaret ederek böyle yazıyorum. Bu eseri de Gülten Dayıoğlu'nu hep duyan işiten biri olarak kendisiyle tanışma isteğimin bir sonucu olarak okudum. Belki tanışmak için pek doğru bir eser olmadı. Dayıoğlu, kitabını daha çok bir kamera gibi kullanmış ya da belki de bir teyp olarak. Çoğu yerde kendisi aradan çıkarak bizi rehberleriyle başbaşa bırakıyor. Bu açıdan bakıldığında gerçek anlamda Hindistan ve Nepal'i merak edenler için çok keyifli bir okuma olacaktır. Akıllı telefon ile mekanların görsellerini aratmanın kesinlikle gerekli olduğunun kaydıyla. Benim asıl ilgilendiğim kısımları paylaşmadan önce de şunu da teknik olarak belirtmek isterim. Genel olarak kitapların fiziksel durumları ile ilgili bir şey demeyi beyhude bulurum; ticari kaygılar karlılık gibi şeyler düşünüldüğünde. Lakin burada sayfaların kalınlığı, kitabın sırtının yapısından dolayı kitabın iki yanının rahatça açılmaması, fotoğraflarla metnin arasında bir ilişki konulmadan bırakılması en kibar haliyle bir özensizlik ortaya koyuyor. Ki ben okurken acaba bir Seyehatname'ye mi baksam; bu güzel bir eser mi karşılaştırmalı bir okuma yaparım diye düşündüğüm noktadan beni aşağıya çekiyor. Bir gezi esnasında beni mekanlardan çok insanlar çeker. Bundan dolayı şuralar gezilmiş gibi bir not düşmenin kendi adıma çok gerekli olduğuna inanmam. Hafıza'nın faaliyetinin biraz da buza yazı yazmak olduğunu düşünerek bölgenin din, inanış ve geleneklerine dair ufak hatırlatıcı notları kendim için buraya yazacağım. "Tanrı Krişna, Şiva'nın beden değiştirmiş şekli.Dünyada önemli bir sorun çıktığında, Tanrı Vişnu'nun ruhu bir bedene girerek dünyaya geliyor. Sorun çözülünce Tanrı ruhu yeniden Nirvana alemine
Gezi
Hindistan'a Yolculuk ve Nepal GezisiGülten Dayıoğlu · Yapı Kredi Yayınları · 201399 okunma
Puan vermedi
"Arcuna; "İnsanı kendi isteği dışında, sanki karşı koymaya hiç gücü yokmuş gibi günaha iten şey nedir? Krişna; Tutkudan doğan aç gözlülük ve öfke. Bütün kötülüklerin anası, ruhun düşmanı, yıkıma götüren şey budur....' Der kitabın bir yerinde....öyle çok cümleyi işaretledim ki, tekrar tekrar okuyup, hâl olana kadar okumak için.... Okurken zor olduğunu söyleyip dursa da beynim, içimden bir ses hep " zor ama İmkânsız değil" dedi......işte bu çatışmalar için; ruh-beden-zihin dinginliği şart... Hep içimde bir savaş var.... Yol uzun ben de istekliyim... Daha ne olsun... Kitaba gelirsek, Doğu Bilgeliğinin en önemli belgelerinden biri olan ,2500 yıl önce ortaya çıkan Vyasa tarafindan söylendiği düşünülen ünlü Hint Destanı " Mahabharata"nın içinde yer alan bir bölüm bu kitap... Krallığı paylaşamayan iki güçlü akrabanın savaşını anlatıyor. Daha önce savaşın tamamını okumuştum. Bu kitap da daha çok içsel yolculuk için yol gösterici.... Bhagaadgita ( Kutsal Ezgi)... Çeviri için #sevdaçalışkan a teşekkür ederim. Akıcı ve anlaşılır idi. Kitapta hoşuma giden konuşmalardan biride," Arcuna Krişna'ya der ki; savaşacağım taraf akrabalarım, eşim, dostum. Nasıl onları öldürebilirim. Öldürdükten sonra ben nasıl eski ben olurum. Nasıl devam ederim kılıcımda onların kanları ile.... " İşte bu cümle...... Savaşın kazananı olmadığını nasıl da anlatıyor değil mi?
BhagavadgitaKolektif · İmge · 2014414 okunma