mürüvvet

mürüvvet
@kusuvezi
bir takım mülahazalar
Başkent Uni/ Anadolu Uni
Göğe Bakma Durağı
67 okur puanı
Şubat 2022 tarihinde katıldı
8/10
·264 syf.··
2023 6. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2023 00:59
Kapak Kızı’nı okurken sürekli kulağımda İlber Hoca’nın ‘bir şeye karar vermek ve iyi düşünmek istiyorsanız tren yolcuğuna çıkın’ söylemleri yankılandı. İlber Ortaylı’nın sözlerinin tam bir aynası olarak da bu kitabı gösterebilirim. Çünkü tam olarak bir yüzleşme hikayesi. Şebnem’in karanlık ve pervasız hayatının, kaç kişinin hayatında müphem yalnızlıklara, kuşkulara, ihtiraslara, suçlamalara sebep olarak istemese dahi o hayatların bir parçası olduğunu okuyoruz. İnce ince işlenmiş olan kurguda en sevdiğim konu muhakkak ki insanların önyargılarının değiştirilemez olduğunu, kendi doğrularına körü körüne inanarak kişileri bu hükümlere bağlıyor olduklarıydı. Şebnem’den çok kesit yokken bile birçok olguyu bulabiliyorsunuz. Sözün sırası hiç ona gelmiyordu. Ve bu yolculukla tüm yüzleşme ve yanılgıların da ibaret olduğunu, çoğu sorunun yanıtsız kaldığı büyük bir sorgulamaydı bana göre kitabımız. Olay örgüsü, karakterler, düşünceler, yaşam tarzları sıradan gibi duran ama çok yoğunluk arz eden bir roman. Sindirerek okunmalı diye düşünüyorum. Devam niteliğindeki Yeşil Peri Gecesi’nde söz Şebnem’e geçiyor. Merak edilen soruların yanıtlarını alacağımız umudundayım. Sevgiyle, esen kalın..
Edebiyat & Roman
Kapak KızıAyfer Tunç · Can Yayınları · 202013,7bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Ben üzerinden geçen ufacık bir dalgayı tufan zanneden bir kaşık su.
9/10
·344 syf.··
2023 4. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2023 18:27
Ah Mücellâ’m.. Yüreğime öyle dokundun ki. Her satırında o hisleri ben yaşamışım gibi okudum. Kendini bildi bileli çeyiz işleyen bir kız Mücellâ. Herkesin hayatında bulunan, kaderin ellerinin kendisine değmesini beklerken ömrü tükenen Mücellâ. Son bir dönme çabasıyla şimdiye kadar boş kalan yerlerini doldurmaya, eksik kalanlari tamamlamaya, gençligini yakalamaya kalkmış olsa bile, bu kapinin bir yandan da yaşlılığa açılmış olması, ona artık kendi hayatini kendi eline almislara mahsus bir özgüvenle karayemişin ötesine geçme cesaretini de verdi.. Sonra bir gün tüm umutlarını beklentilerini, mutlu olma ihtimallerini evladiyelik çeyiz sandığına gömdü ve açılmamak üzere kilitledi. Bu hayattan bir Mücellâ geçti.. Kimseye değmeden, sükutu incitmeden. Çok sevdiğim bir hikaye oldu. Nazan Hanım’ın kalemine yüreğine sağlık. Okuyacaklara buradan keyifli okumalar diliyorum. Sevgiyle, esen kalın.
Edebiyat & Roman
MücellâNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202112,9bin okunma
Can’ Hadisesi..
10/10
·88 syf.··
2023 3. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2023 23:34
Baba figürünün eksikliğini tüm hayatı boyunca hisseden Aziz Bey’in hadisesini, çok farklı nüanslarla işlenmiş bir kurguyla Ayfer Tunç’un sihirli kaleminden okuyoruz. Kitap bittiğinde sadece duvarla birkaç dakikalık bakışma münasebetinde bulundum. Ki bu kusursuz anlatımın bende bıraktığı etkiyi anlatmak istesem de anlatamayacağım sanırım. Üstelik bu duygusal yapıma rağmen:( Vuslatla o pencere kenarında bekledim, Aziz Bey’e kimi zaman çok kızdım kimi zaman öfkem yatıştı. Ama yinede sevdim. Zaten Ayfer Hanım’ın kaleminde en sevdiğim olaylardan birisi de karakteri benimsetirken aynı zamanda hem kızıp hem farklı duyguları yaşatabiliyor. Hikayeyi yaşarken buluyorsunuz kendinizi o sıcaklığı size çok iyi empoze ediyor. Tahlili yapılacak o kadar fazla olgu var ki.. Suratına bir şamar gibi çarpılan bu aşkın hayatını nasıl tarumar ettiği, Aziz bey’in yıllar boyunca kalbinde ki o yalnızlık oyuğunun asla kapanmayışı, Vuslat’ın hep bir adım arkasında bıraktığı pencere kenarı aşkı, kıymet bilemeyişleri ve kaçınılmaz olan Vuslat’ın ölümü.. Cam kırıklarıyla başlayan hadisenin yine can’ kırıklarıyla son buluşu.. Ne denebilir ki? Muazzam bir hikaye. Muazzam bir yazar. Muhakkak okuyun okutturun.. Sevgiyle, esen kalın..
Edebiyat & Roman
Aziz Bey HadisesiAyfer Tunç · Can Yayınları · 202416,7bin okunma
İyi insanlar!
9/10
·166 syf.··
2022 46. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Aralık 2022 21:48
Hayatıma dokunan Viktor Frankl kitabına ilk olarak İkinci Dünya Savaşı sırasında toplama kamplarında yaşadıklarını kendi psikiyatrik öğretileri bağlamında okuyucuya sunuyor. Genel anlamda baktığımda o kadar zor şartların altında bile düşüncelerini ve duygularını diri tutmak için bir çaba vermiş. Bu ilk tutunmayı ise sevgiyle başarmış. Bu hakikati ise şu şekilde açıklamış: “Sevgi insanın ulaşabileceği en yüksek ve en büyük hedefti.” Beni en çok etkileyen kısım ise bu olmuştu. İşkencelere dayatmalara açlığa ve en önemlisi büyük bir psikolojik savaşa karşı, karısının imgesine tutunuyordu. Ve büyük ölçütte her şeye umut bağlayabilmesine neden olan en büyük fenomendi. Viktor’un elinden her şeyi almışlardı. Bir parça ekmek için verilen mücadele, hürriyetlerinin ellerinden alınması, soğuk, zor iş şartları. Tutsaklığın neticesinde mesleğine de sımsıkı bağlı olduğunu kampta bakmakta olduğu hastalarıyla mutsuz eden düşüncelerden sıyrılmıştı. İnsanın içsel değerine ilişkin bilinci daha derin, daha manevi şeylere bağlı olduğunu ve bunun tutsaklar tarafından sarılamaz olduğunu söylüyor. Peki ya özgür insanlardan kaçı bu bilince sahiptir? Toplumun belli düzeyde çoğunluğu sahip olduklarının değerini kaybetmeden farkına varmadığını görüyoruz. Bu yüzdendir ki tutsaklığı yaşamayanların bu hislere erişemeyeceğini yazarımız söylüyor. insanın kaderini ve barındırdığı, tüm ıstırabı kabul etme biçimi, kendi çarmıhını yüklenmesi ona en zorlu kosullarda bile yaşamına derin bir anlam katma olanağı, sunar. Cesur, onurlu ve bencillikten uzak duran biri olabilir. Kendini korumak için verdigi acı savaşta insan onurunu unutabilir ve bir hayvandan farksız bir hale gelebilir. Burada, insanin zor bir durumun sundugu ahlaki seviyeye erisme firsatini kullanması veya tepmesine yönelik
Psikoloji
İnsanın Anlam ArayışıViktor E. Frankl · Okuyan Us Yayın · 202651,5bin okunma
Bilinmeden geçmiş bir ömrün mektubu..
8/10
·80 syf.··
2022 49. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 19 Aralık 2022 17:24
Zweig kitaplarını okurken filmlerden sahneler gözümün önünde istemsizce canlanıyor. Olay örgüsü, karakterlerin ruh halleri, bunlara dair bariz ortada olan tahlillere ulaşmak ve düşünmek çok zor değil. Kitap birkaç saat içinde bitirebileceğiniz akıcılıkta sürüyor. Aşkının tanımını belki herkes farklı yapar ama yazar erkek olmasına rağmen bir kadının duygularını ve yaşadığı anormal aşkı inanılmaz farklı ve akıllara gelmeyecek bir biçimde okuyucuya aktarmış. Ana hatlarıyla baktığımda bilinmeyen kadınımızda obsesyon bir aşk tanımı görüyorum. Sadakatle bağlı kalmayan umursamaz bir adam ve aksine körü körüne bağlanmış ve sevdiği adamı ilahlaştırmış bir kadın. Yıllar boyu karşılıksız devam eden sevgi bağı. Aralarında bir takım olaylar yaşanmasına rağmen kadını hatırlamayan adam. Her baktığı yüzde adamı gören kadın, baktığı tüm yüzlerde bambaşka suratlar gören adam.. Mektuba hitabında “Sana, beni hiç tanımamış olan sana,” diyerek başlıyor bilinmeyen kadınımız. Ve ekliyor, “beni dinleyeceğin bir çeyrek saat için yorulma, zira ben seni hayatım boyunca sevmiş olmaktan hiç yorulmadım.” Duygulandığım ve ara ara sorguladığım bir kitap oldu. Meraklılarına kesinlikle tavsiye ediyorum. Sevgiyle, esen kalın.
Aşk
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Anonim Yayıncılık · 2020266,9bin okunma