Yazarın ( Amy Taylor ) ilk kitabı olan Arama Geçmişi zaman zaman olay örgüsünde kopukluk yaşansa da konusu ve bütünlüğü itibarı ile akıcı bir romandı.
Ana'nın ilişki pratikleri üzerinden geçmiş ve gelecek tahlilleri yaptığımız romanda can alıcı birkaç nokta üzerinden ters köşeye uğruyoruz. İçeriğindeki cinsellik unsurları sebebiyle de cesur bir roman olduğunu söyleyebilirim, özellikle genç okurlar için. Tabuları kırma nezdinde ise edebiyatın pozitif yönünü yansıttığını söyleyebiliriz.
Fakat çeviri için ne yazık ki aynı şeyleri söyleyemem. Sevgili Neşe Demir'in çevirisi, Efe Turgut Çağlar'ın editörlüğü ve Ece Yücesoy'un son okumasını yaptığı romanda neredeyse her on sayfada bir yazım yanlışları mevcut. Totalde 5-6 tane olsa bu denli göze batmayacak hatalar, sıklıkla yapıldığında önemsenmemiş ya da aceleye gelmiş bir basım izlenimi uyandırabiliyor.
Zamanında ben de editörlük yapmış biri olarak sürecin ne kadar zahmetli ve sancılı olduğunun farkındayım fakat naçizane önerim, eğer bir noktada yazıma ulaşılırsa sevgili İndigo yayınlarına; kitabın ikinci basımı yapıldığı takdirde yazım yanlışlarını minimum seviyeye indirmeleri yönünde olur. Akış, konu ve karakterler keyifli sürerken bu hatalar, odağınızı istenmedik düzeyde kaybetmenize sebep olabiliyor.
Yazara odaklanacak olursak ilk kitap için oldukça akıcı ve keyifli bir eser ortaya sunmuş. Netflix'te 8 bölümlük bir mini dizi olarak uyarlansa çok keyifli olurdu. Eğer kafanızı dağıtmak ve stres seviyenizi minimize etmek istiyorsanız çerezlik bu kitabı okumanızı tavsiye ederim.
Keyif almadığım tek kısım ise sonu oldu. Oldukça havada biten ve olay örgüsünün genel akışından kopuk bir sondu. Benim için 7/10 bir kitaptı, okuyacak olanlara şimdiden keyifli okumalar diliyorum.