Değerli yazar ve fikir adamı Nurettin Topçu'nun Ahlâk Nizamı kitabını 'ennihayetinde' bitirmek nasîb oldu. Neden 'ennihayetinde' kelimesini kullandın diye soracak olursanız eğer, incelemenin devamını okuyun derim.
Öncelikle yazarımıza bu kitabı bizlere tevdi ettiği için çok teşekkür ederiz. Oldukça ağır bir fikrî kitap olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Kullanılan kelimeler, tabirler ve cümle yapıları gayet ağır; dolayısıyla bazen bir cümleyi defalarca okumak durumunda kalıyor insan. Cümleyi önce anlayıp sonra tefekkür ediyor çünkü. Kitabın bütün muhtevâsı insanımızın müreffeh bir yaşam yaşayabilme etrafında cereyan ediyor. Yazar bizlere ahlâkî kurallara riayet ederek, Materyalist (maddeci) değil de, Spiritualist (ruhçu) bir yaşam sürerek, milli değerlerimize sahip çıkarak refah içerisinde yaşayabileceğimizi savunuyor. Bu çerçevede farklı eleştirilerde de bulunuyor elbette. Örneğin; milli eğitimi, iktisadî düzeni, üniversiteyi, gazeteyi ve Komünizm başta olmak üzere Anarşizm'i, Kapitalizm'i, Emperyalizm'i, Materyalizm'i ve daha bir çok ahlâkî düzeni sarsacak görüşleri eleştirip karşısında yer aldığını belirtirken; binaenaleyh bu yanlışlardan dönebilmek adına çözümlerini de bizlere takdim ediyor. Bütün bu ahlâkî düzenin ancak ve ancak bir din anlayışıyla, dolayısıyla ruhçu bir anlayışla sağlanabilir olduğunu savunuyor.
İncelememin başında -biraz serzenişte bulunur gibi- 'ennihayetinde' kelimesini içeren cümleme gelince, bunun sebebi şudur ki; yazar bu kitapta Komünizm'e karşı olduğunu sarih bir üslup ile dile getirmiş. Eyvallah, lâkin kitabın yarısından sonra sadece bu kavram/görüş hakkında üç aşağı beş yukarı benzer fikirler beyan etmek ne kadar elzem? Evet, Komünizm'in menbağına inerek her yönünü ele aldığı kabule ve takdire şayandır; lâkin her bölümde aynı cümleler karşımıza
Yavuz Bülent Bâkiler'in Unutamadıklarım kitabını cumhuriyette neler olduğuna dâir bilgi edinmek isteyen herkese tavsiye ediyorum.
Öncelikle kitap cumhuriyet tarihinde vukû bulan hatırlatları ihtivâ ediyor. Yazar bu kitapta daha çok Atatürk'ü ilahlaştırıp; vatanımıza, milletimize hiçbir yararı olmayan cahil tavırlar içerisinde olanları eleştirir. Bunun yanında yaşanan darbeleri, kesilen idam kararlarını, çekilen işkenceleri, oynanan siyasî oyunları ve pek çok diğer vukuâtları da bizlere -bazen birden fazla şahidlerle- aktarır. Ekseriyetle kendi yaşadığı unutulmaz olayları -unutmadıklarını- anlatırken, zaman zaman ise cumhuriyet tarihinde yaşamış büyük siyasetçilerimizden de örnekler verir.
"Atatürk'ü putlaştırmak hiç kimsenin işine yaramaz, bilakis insanları ondan uzaklaştırır..!" der yazar. "Atatürk hata yapabilen bir beşer idi. Her ne kadar Kazım Karabekir Paşa'yı hâin ilan edenler olup, Atatürk'ü de yegâne kahraman olarak göstermişlerse de devletimiz için yaptıklarını unutmamız doğru değildir." der.
Ayriyeten Cumhuriyette devletimizin içinde birçok bölücünün olduğunu, Türkleri Kürtlere, Alevîleri Sünnîlere kırdırıp millî birlik ve dirliğimizi bozmak isteyenlerin var olduğunu söyler. Bununla beraber Türkiye Cumhuriyeti çatısı altında herkesin mutlu mesut yaşayabilmesi gerektiğini savunur.
Kısacası: Cumhuriyet tarihinde yaşanan doğru veya yanlış bazı olayları bizlere önemli hatırâtlarla aktarıp okuyucunun bu konuları önemli bir kaynaktan öğrenmesini sağlayan değerli bir kitap...
İbrahim Kalın'ın "Gök Kubbenin Altında" adlı eserini okumak nasip oldu. Daha doğrusu Youtube'da "My Mecra" kanalının yazarla yaptığı bir mülakat serisinden müteşekkil bir kitap diyebiliriz. Bu sebeple yazarın kullandığı dil diğer kitaplarına kıyasla biraz daha hafif kalıyor, kolay demiyorum.
Kitap genel itibariyle milli değerlerimizden bahsederken farklı konulara da değiniyor; değerlerimiz, medeniyetimiz, var oluşumuz, ufkumuz, vs. Yazar kendisine yöneltilen sorulara karşılık çok güzel cevaplar veriyor. Kendisinin yazdığı kitaplardan da ara ara örnekler veriyor. Bazen hayatından örnekler vererek bazen de İslâm Medeniyeti'nin değerli düşünürlerinden ilham alarak sunduğu muhtevâ sizde güzel ufuklar açıyor. Kitabın genel muhtevâsı da zaten değerlerizin farkında olup ona göre yaşamımızı ihdâs etmek.
Okurken hiç sıkılmadım diyebilirim. Konuşma tadında olduğu için akıp gidiyor. En beğendiğim bölüm, Fârâbî gibi muazzam bir düşünürümüz hakkında verdiği mümtaz örnek...
Kesinlikle tavsiye ediyorum.
Beklediğimden de güzel bir kitap çıktı İskender Pala'nın "İki Dirhem Bir Çekirdek" kitabı. Sıkça kullanılan deyim ve atasözlerimizin menbağına inerek, nereden intaç ettiğini kavrayıp nasıl kullanıldığına dair fikir sahibi olarak özümüze iniyoruz adeta. Aydınlanma dediğimiz olay tam olarak bu sanırım. Farklı bir pencere açılıyor zihninizde. Herkese tavsiye ederim... İskender Pala
Bu kitabı bir dostumdan ödünç alarak okudum. Kitabın muhtevâsı beni kitabı okumaya yönlendirdi, nitekim ihtiva ettiği mevzuların hepsi bir gencin ferdî bir şekilde, iradesini kullanarak; faydalı çalışmalar ortaya koymasını, kendini geliştirmesini, iyi alışkanlıklar edinip kötülerinden uzak durmasını ve daha bir çok önemli tasarruflarda bulunmasını anlatıyor. Tam olarak prensipli çalışmanın ayrıntılı bir müfredatı gibi.
"Gençlerle Başbaşa" kitabını genç yaşta mutlaka okuması gereken bir kitap olduğunu değerlendiriyorum. Şahsen çok fayda gördüğümü açıkça beyân etmek isterim. İnsana dâir çalışmaya yönelik bütün etkenleri ele alan Ali Fuat Başgil hocamıza bu değerli yol göstermeleri için çok teşekkür ediyorum.
Gençlerle BaşbaşaAli Fuad Başgil