Hakan

"... çünkü insanların sizi tanımaları, havaya girip size nasıl zarar verebileceklerini bulmaları ne de olsa biraz zaman ister. Henüz size kötülük etmenin en kolay yolunu bulmaya çalıştıkları sürece, biraz nefes almak mümkündür, ama işte o bağlantı noktasını buldukları an, her gittiğiniz yerde kör tuttuğunu beller. Sonuçta en keyifli dönem, gidilen her yeni yerde henüz bir yabancı olmaya devam ettiğiniz zaman dilimidir. Sonrasında, aynı hırtlık yeniden başlar. İnsan doğası budur. İşin püf noktası, o sevgili dostlarımızın sizin zayıf nokranızı iyice bellemelerini gereğinden fazla beklememektir. Tahtakurularını sığınacakları çatlaklarını bulmadan önce ezmek gerek. Öyle değil mi? "
Sayfa 385
Edebiyat
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?

Hakan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·342 syf.·
2022 60. kitabı
Henry Miller
8.1/10 · 737 okunma
"Bağışta bulunacağım." "Kime?" "Orospulara Yardım ve Destek Komitesi'ne! Onların deyimiyle fahişelere. Hepimizin anası Ulla'ya, Jackie'ye, Sonia'ya, birkaç tanesine daha danışacağım. Hatta bununla kalmayıp Fransa Orospularının Savunulması, Desteklenmesi ve Ünlendirilmesi mücadelesi için bir fon kurup, danışman avukatlar tutacağım, adam başına telif haklarımın yüzde onu düşecek. Gerçekten örnek bir davranış olacak. Günümüzde en az sahte olan, kutsal orospu analarımız ve kız kardeşlerimizdir. Gerçekliğini koruyan tek şey orospuluktur. O yüzden uydurma olan her şey orospuluğa karşı. İstemem yan cebime koy türünden namus. Orospular kıçlarıyla gerçeği söyledikleri için eziliyorlar, oysa gerçek onların kıçına sığındı, el değmemiş olarak yalnızca orada durabiliyor. Orospular öylesine tipik bir örnek ki, seçimlerde adaylıklarını koyma hakkına bile sahip değiller. Bu yüzden parlamentoda orospu yok, anlıyor musun?
Edebiyat
Puan vermedi·160 syf.··
2022 58. kitabı
parmenides’in varlık anlayışı “tanrılar ve insanlar arasında bir tek yüksek tanrı vardır” kesnophanes’in bu sözleri bir anlamda monist bir sistemin hareket noktasını daha güçlü bir biçimde ortaya koyacak olan parmenides’i müjdeleyen sözlerdir. parmenides’in varlık anlayışına göre; madem ki tanrı’da bir değişme yoktur, madem ki tanrı her şeydir, o halde değişme dediğimiz şey bir vehimden bir sanıdan ibarettir. bu nedenle de ne oluş ne de ölüm vakidir. yalnızca ezeli ve ebedi varlık vardır. parmenides’in varlık anlayışına baktığımızda, onda varlığın var olma haline (varlaşmaya) gelemeyeceğini (herakleitos’un tam karşısında bir yerde durarak), varlığın oluş halinde olamayacağını zira oluş halinde olanın artık varlık olma özelliğini yitirdiğini görürüz. burada parmenides’in oluş’u, varlığın özelliklerinden kat’i bir şekilde ayırması dikkat çekicidir. burada “oluş” bize neyi bildirir? eğer parmenides’i haklı çıkarmak istersek oluş fikrini ve oluş durumunu akıl yürütmenin alanından alıp ampirik gerçeklikler alanına indirgememiz gerekir, oluş’u bulunduğu itibarlı konumdan alıp, “şeylerin” dünyasını açıklayan basit bir imkanlılık haline dönüştürmemiz gerekir ki bu büyük bir hatadır. herakleitos’u yorumlarken işte bu gibi hatalar yapılıyor zira herakleitos varlık oluştur derken o da aslında ampirik ve dünyevi bir gerçeklikten bahsetmiyor, o da aynı şekilde varlık’ın bir açıklamasını sunuyor. o nedenle kısmen akıl yürütmede oluş fikrin indirgenebileceği mümkünse de, oluş’u bulunduğu bağlamdan alıp ampirik dünyayı açıklama girişiminde kullanmak herakleitos’u oldukça yanlış bir yorumlamaya tabi tutmak demektir. bu nedenle yukarıda zikredilen parmenides’i haklı çıkarma eylemi yine parmenides’in akıl yürütmeleriyle yapılmak zorundadır. aynı şekilde parmenides’in savlarını akıl
Felsefe
FragmanlarParmenides · Alfa Yayınları · 0328 okunma