Dinar Bandosu
Küçük İskender, Metin Altıok gibi genç ve özgün bir tarzı giyinen şairleri aldığı bir grupta sayıyordu Nilgün Marmarayı: Yeni Marjinaller. Hatta bu grubun içine dahil etmekten çok, onu bu grubun şefi ilan ediyordu: "Şöyle bir şaka kurmuştuk: Sanki bir şenlik var. Sağdan soldan eğri büğrü çalgılar ve sökük bayrak kırmızısı üniformalar. Yani 'Dinar Bandosu! Nilgün Marmara zaman zaman havalara attığı asasıyla önde yürüyen şef genç kız, Cihat Burak 'helikon'u sol yerine sağ omzuna takmaya çalışıyor. Sen izci kılığında 'trampet', ben İngiliz kornosu, Sezai Karakoç kös', Komet 'zil', Enis Batur 'trompet', gerçek 'mahzun marjinal' Metin Altıok 'yatay flüt', Turgay Özen 'okarina', Sami Baydar 'obua', Küçük İskender ağzıbozuk bir klarnet' - yeni bir İstanbul ezgisi çalıyoruz. Yalnız bir Memet Fuat 'sousaphone'la alttan alta kanto ritminde bir marş havası tutturmuş. 'Şiir adamları da belki var ama onlar iyi seçilmiyor." Nilgün Marmara'nın içinde bulunduğu bu Dinar Bandosu, Ece Ayhan'ın taktığı bir isimdi. Dinar, Ege'de çatma bandolara takılan isimdi. Kadrosu yoktu bu bandonun. Çatlak sesler çıkaran çalgıların olduğu, sökükler içinde bayrak kırmızısı üniformaların bulunduğu bu bando, sadece törenlerde öylesine, birdenbire, hızlıca bir araya gelirdi. Ece Ayhan, bu bandonun çalgıcılarını daha da detaylandırmış ve herkese tek tek bir görev vermişti. Zaman zaman içindeki çalgıları zaman zaman da kişileri değiştiriyor ama bandonun hissettirdiklerini hiç değiştirmiyordu. Bandonun en büyük özelliği herhangi bir kuralı ol-maması ve her an değişmeye hazır olmasıydı. Verdiği görevlerde **Nilgün Marmara'ya “tambur majör" görevini yüklemişti. Tambur majör, elindeki asa ile bando takımının çaldığı parçayı, yürüyüşü ve ritmi yönlendirirdi. Bu düzensiz bandonun en başında bu görevle Nilgün
Her zaman faydalı olmak zorunda değiliz
Modern dünya bize durmaksızın tek bir marş fısıldıyor: Üret, faydalı ol, listendeki maddeleri ele, değer yarat. Sabah yataktan kalktığımız andan gece başımızı yastığa koyduğumuz ana kadar adeta görünmez bir "verimlilik puanı" topluyoruz. Sanki bu hayattaki varlığımızın meşruiyeti, ne kadar işe yaradığımızla ölçülüyor. hafifbirmerak.blogspot.com/2026/06/cicekle... Miskinblogger
Hafifbirmerak
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Mars patladı diyelim bir şey oldu ve patladı. Dünyaya doğru uçmaya başladı hatta yönü bu tarafta.
Roman, Mars ve Ay’ın kolonileştirildiği yakın bir gelecekte geçiyor. Baş karakter Mert, ilk başta çok önemsemediği bir güneş patlaması haberiyle karşılaşıyor. Ancak NASA’da çalışan eski sevgilisiyle yaptığı bir görüşme sonrası bunun sıradan bir bilim haberi olmadığını öğreniyor. Yaklaşan güneş patlamasının zamanı belli ve etkileri insanlık için yıkıcı olabilir. İnsanlar sadece hayatta kalma mücadelesi vermekle kalmıyor, aynı zamanda değişen dünyada yeni tehditlerle de yüzleşiyor. Kitap; bilim kurgu, kıyamet sonrası yaşam, gerilim ve hayatta kalma temalarını bir araya getiriyor.
ithaki scifi reading challenge ☆112/26
DuneKıyamete Bir Milyar YılMaymunlar GezegeniCesur Yeni Dünya 5) Çocukluğun Sonu 6) Dr.Moreau'nun Adası •Dune Mesihi 8) Işık Tanrısı 9) Yıkım'a Giden Adam •Yıldız Gemisi Askerleri 11) Sürgün Gezegeni 12) Pazartesi Cumartesiden Başlar 13) Arcturus'a Yolculuk 14) Zaman Makinesi 15) 2001: Bir Uzay Destanı •Dune Çocukları 17) Ben, Robot 18) Kaplan! Kaplan! 19) Bitmeyen Savaş •Ay Zalim Bir SevgilidirSu Adamı 22) Görünmez Adam 23) Tanrı Olmak Zor İş •Frankenstein 25) Anlatış •Dune Tanrı İmparatoru 27) Resimli Adam 28) Yenilmez •Dünyalar Savaşı 30) Yüzyılın En İyi Bilimkurgu Öyküleri
1000Kitap
Optik çalışması
Bir an gelir, içindeki bütün sessizlikler aynı anda kırılır. Göğsüne sığmayan bir gökyüzü büyür, damarlarından ışık geçer. Ve sen anlarsın; insan bazen mutlu olduğu için değil, artık korkmadığı için yükselir. O anda, dağlar küçülür, ufuk yaklaşır, kalbin kendi adına bir marş söylemeye başlar.
Alıntı