Üzgün değiliz belki de memnun gideriz Bir dilberin endamına meftun gideriz Leylamızı kaç yıl aradık yok, yine yok Gel gör ki cihandan yine mecnun gideriz .
Şiir
Cemal-i yâre meftun olanın gözü ve gönlü gayra kayabilir mi? Emr-i ilahiye itaatten başka bir kulluğu, rızay-ı Bari'ye erişmekten öte bir arzusu olabilir mi?
Sayfa 206 - DİB·Kitabı okuyor
Din
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İsrafil isimli çocuk
İsrâfil sevinçten uçuyordu. Çünkü hayatında ilk kez, başka birinin yapamadığı, ama sadece kendisinin yapabildiği bir işi olmuştu. Artık saygıdeğer bir şahıs, adıyla sanıyla, Amat'ın borucusu Eşek İsrafil'di o! Artık, halat roda etmek ve raspa taşı ile güverteyi ovmak gibi süfli işlerle kendini tüketmek yerine hayatını sanatına adayacaktı. Muhteşem pirinç borudan çıkan o harika ses bir kere ruhunu büyülemiş, onu meftun eylemişti. Heyhat ki boruyu ancak savaş zamanı çalabilecekti! Allah vere de tez zamanda bir V enedik kadırgasına yahut bir İspanyol kalyonuna rastlasalardı! İşte o zaman herkes, İsrâfil'in borusunun nasıl öttüğünü anlayacaktı.
Sayfa 26·Kitabı okuyor
On Sekizinci Söz
Ey fahre meftun, şöhrete müptela, medhe düşkün, hodbinlikte bîhemta, sersem nefsim!
Envar Neşriyat·Kitabı okudu
"Muhabbet-i İlahiyenin tecellisinde ve o şarab-ı muhabbetten herkes istidadına göre mesttir. Malûmdur ki: Her kalb, kendine ihsan edeni sever ve hakikî kemale muhabbet eder ve ulvî cemale meftun olur."
_"Sağ ol." _"Sağ olduğun sürece."
Sayfa 121