Memleket ölüm uykusunda
NATO, Ankara'yı esir almış, ülkenin başına dönüşü olmayan çoraplar örülüyor.
01.12
Bütün memleket yanmış bağrında. Sen su tutmaya çalışırken tutuşmuşsun o yangına. Bazen.
Duygu ve Düşünce
Yaz bana, Memleket karışmış, tuttuğun takım maçı kaybetmiş, en sevdiğin film tekrar vizyona girecekmiş... Mutlaka yaz. İşten çıkınca yaz. Sokakta bir kediye rastlayınca yaz. Gökte bulutları belki bir armuta benzettiğin vakit yaz. Bulutların armuta benzemesi, nereden baksan şaşırılacak şeydir. Boynu bükük bir çiçek görürsen yaz. Gri kaldırım taşlarının arasına karışmış kırmızı renkli bir taş görünce yaz. Bahane çok. Sen birini tut yakasından, onun için yaz. Canın sıkılır belki, yaz. Ben gülmenin her koşulda bir yolunu bulurum, güldürürüm seni. Sen gülmek için yaz. Az çok anlarım şiirden; kelimeler yüreğini daraltırsa yaz. Şarkılar söylerim sana. Belki sadece susmak istersen yaz. Ayşegül Kızılarslan
Şiir
"Bir devrim evvelâ devrimi devirecek Mama lobisi bizi görünce memleket değiştirecek." -Che Meowera
zihin resetleme, bilinç akışı ve varoluşsallık arasında :)
günlerden bir gün yine zihin restelerken buluyoruz kendimizi. gönül isterdiki noktalamasyonlu olsun ama attila ilhanı öne sürürp bilnç akışı yapacağımı düşnerekekten akışına bırakıyorum. zaten en sonda nerede sonuçlanacak bu yazı onu da ön göremiyorum. gelişigüzel artık. hep derim ya yazmasam çıldıracaktım minvalindeyim sait faik misali. ama yazınca da her şey gözümün önüne geliormuş ve hepsini yazmam gerekiyormuş gibi hisssediyorum ve ne yazıkki beynimdeki düşünceler ile elimin sürati aynı değil. o yüzden hep bir yerlerde bir şeyler eksik de ona ulaşamıyormuş gibi hissediyorum. orhan velinin anlatamıyorum un vücüt bulmuşundan hallice. BİR YER VAR HER ŞEYİ SÖYLEMEK MÜMKÜN EPEYCE YAKLAŞMIŞIM DUYUYORUM ANLATAMIYORUM. tamam ya aynı bu dizeler gibi şu an. ne zamandır yok olan bir neşe var bende her ne kadar dışarıya yansımasa da ve üni ikideki tamarayı çokça özlüyorum. idealleri, hayalleri, sınırları, neşesi, çalışkanlığı olan tamarayı. kendi bölümünü sevmese de dersler ilgisini çekmiş kendine harika bir hayat kurmaya çalışan tamarayı. dernekte aktif ama insanlarla arası iyi olan birçok dile hakim olup çevrede vay bee çok kültürlü denen tamarayı. ha şu an geçen iki seneye nazaran inanılmaz toparlanmış vaziyetteym o ayrı çok şükür. hele su an yavaş yavas o enerjiye dönmeye başlamış olmak inanılmaz harika bir hissiyat. tek istediğim önceden gözlerimin içinde olan o gülmsemeyi geri getirmek. tüm çabam tüm gayem o. ve günün birinde kesinlikle geri gelecek buu da biliyorum. sadece zamanı bekliyoruz sanırsam. ya bir diğer mesele de mezun olmuş olmak (henüz olamadı hala alttan dersim var bitane lanet olası okuma ma neyse) çok normal bir olay aslında bakarsak olması gerekiyor ama psikolojik olarak böyle ağırlığı olacağını bilmiyordum. tam yetişkin olma fikri beni çok korkutuyor.
Murabba
Sıdk ile terk edelim her emeli her hevesi, Kıralım hâil ise azmimize ten kafesi; İnledikçe eleminden vatanın her nefesi, Gelin imdada diyor, bak budur Allah sesi! Bize gayret yakışır merhamet Allah'ındır; Hükm-i âtî ne fakîrin ne şehinşâhındır; Dinle feryadını kim terceme-i âhındır İnledikçe bak ne diyor vatanın her nefesi... Mahv eder kendini bülbül bile hürriyet içün; Çekilir mi bu belâ âlem-i pür mihnet içün? Dîn içün, devlet içün, can çekişen millet içün, Azme hâil mi olurmuş bu çürük ten kafesi? Memleket bitti, yine bitmedi hâlâ sen, ben, Bize bu hâl ile bizden büyük olmaz düşmen; Dest-i a'dâdayız Allah içün ey ehl-i vatan; Yetişir terk edelim gayrı hevâ vü hevesi! ... Namık Kemal