Gidiyorum anne…
Uzak bırakılmış hayallerimin,
Kelepçeye vurulmuş umutlarımın peşine gidiyorum.
Bir ömür boyu içimde taşıdığım sessizliğin,
Yaralı çocukluğumun izlerini alıp gidiyorum.
Ardımda yarım kalmış türküler,
Kapısı hiç çalınmamış sevinçler bırakıyorum.
Bir halkın acısını,
Bir annenin gözyaşını,
Bir çocuğun büyüyemeyen düşlerini sırtıma vurup gidiyorum.
Bilirim anne,
Her gidiş biraz eksiltir insanı.
Ben de eksile eksile çoğalan yaralarımı alıp gidiyorum.
Ne zafer türkülerim var cebimde,
Ne de dönüşe dair kesin sözlerim…
Sadece suskun gecelerden kalan bir hüzün,
Ve yüreğime ağır gelen memleket hasreti…
Belki bir gün,
Dağların rüzgârı adımı taşır sana.
Bir yabani çiçeğin kokusunda,
Bir dengbêj ağıdında,
Bir sonbahar akşamının sessizliğinde duyarsın beni.
O vakit bil ki anne,
Ben bir kavganın değil,