Sonra bir soru buldum kendime. Beni içine düştüğüm dipsiz kuyudan kurtaran bir ipti bu soru: "Ne malum?" Ne malumdu böyle olacağı? ​İlk hayalde, babamın içip içip eve geldiğinde annemi dövmeyeceği ne malumdu mesela? Mutfak masasında titreyerek otururken ben, içeriden annemin "yapma" diye yalvaran sesini duymayacağım ne malumdu? Babamın mülayim, annemin sert, suratsız, sinirli ve sevgisiz bir anne olmayacağı, babama da bana da hayatı dar etmeyeceği ne malumdu? ​İkinci hayalde babamın hovarda, sorumsuz, serseri bir dul baba olmayacağı ne malumdu? Her akşam pencere önünde babamın gelmesini bekleyecektim belki, ne malum? Ne malum, belki her hafta başka bir kadın getirecekti eve, utanıp sıkılmadan? Olamaz mı? Olur. Neler neler yaşanıyor evlerde. ​Üçüncü hayalde babaannemle dedemin yatalak kalmayacakları ne malumdu? Annesiz, babasız olduğum yetmezmiş gibi bir de sabahtan akşama kadar bir babaannemin bir dedemin altını almak zorunda kalmayacağım, haftada bir gün olsun yıkamak için sürükleye sürükleye banyoya götürmeyeceğim ne malumdu onları? Hepsi olabilirdi. "Acaba" ile başlayan her ihtimal karanlıktı. Ama biz o ihtimallerin hep çok güzel, en azından mevcuttan daha güzel olduğunu düşünüyor, bu yanılgıyla kendimizi yiyip bitiriyorduk. Oysa karanlıkların içinde kötü senaryolar da olabilirdi, mevcut halimizi mumla aratacak senaryolar...
Sayfa 197·Kitabı okuyor
Alıntı
Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı, yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin, hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil, ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için, yaşamak, yani ağır bastığından..!
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Huzurevine yazıldık ...
~ Ne denir ? Geçmiş olsun mu , hayırlı olsun mu ? Her şeye de bir kelam edecek değiliz ya...Bazı şeylere de susulur.Buna susulur mesela . Sunulmalı.
Sayfa 151·Kitabı okuyor
Ama o zaman insanda başka şeyler olmalı… Mesela kuvvetli bir zekâ. Herkesin hayran olduğu bir kafanın karşısında o da eğilir… Ya da insan ünlü bir artist olur… Ben neyim ki? Oblomov, işte o kadar.
Sayfa 267·Kitabı okudu
Mesela bir farenin yahut tavşanın beyni, kafatasının içini tam dolduracak şekilde yerleşmiş ve genellikle düz bir yüzeye sahiptir. Fakat maymunlara, deniz memelilerine ve nihayet insanlara baktığımızda beyinlerin yüzeyi bol miktarda kıvrım içerir. Bu kıvrımlar, geniş bir beyin dokusunun dar bir kafatasının içine sığdırılabilmesi için kendi üzerine katlanıp kırışmasından kaynaklanır.
Hayata Dair
Meselâ hayat bir cisme, bir bedene girdiği vakit; Hakîm ismi dahi tecelli eder, hikmetle yuvasını güzelce yapıp tanzim eder. Aynı halde Kerim ismi de tecelli edip, meskenini hâcatına göre tertib ve tezyin eder. Yine aynı halde Rahîm isminin cilvesi görünüyor ki, o hayatın devam ve kemali için türlü türlü ihsanlarla taltif eder. Yine aynı halde Rezzak isminin cilvesi görünüyor ki, o hayatın bekasına ve inkişafına lâzım maddî, manevî gıdaları yetiştiriyor. Ve kısmen bedeninde iddihar ediyor.