Mesele, dünün bugüne etkilerini, bugünkü hayatımıza yansımalarını anlamaktır. Günlük yaşam tetiklenmelerinin algoritmasını okuyabilmektir. Bir durum, bir kişi, bir davranış bizi normalden fazla zorluyorsa, muhtemelen geçmişte yaşadığımız hisleri hatırlatıyordur bize ve zihnimiz orayla bağlantı kurmuştur.
"Defalarca aynı sokaktan geçmiş, aynı çeşmeden su içmişizdir hem de kayıtsız bir şekilde.
Lâkin bazen öyle bir an olur ki "İşte bu! Daha önce nasıl olmuş da ben bunu fark edememişim." deriz. Kırılma noktasını
oluşturur o an hayâtımızda. Bütün mesele bu kırılma ânını/ anlarını çoğaltarak meleke hâline getirebilmekte..."
Daha yeni tanıştığı kişilerle konuşmak insanı düşüncelere sürüklüyor ve yoruyor. O kişilerle dalga geçseniz olmuyor, onları ciddiye alsanız olmuyor. Onlarla temas kurarken ne kadar ileri gitmelisiniz, genel olarak onlarla temas kurmalı mısınız, bu da daima bir mesele, sizce de öyle değil mi?