İşlerini monarşi ve kölelik olma: dan gördükleri gibi, borsaya, reklamlara, gizli poli se ve atom bombasına da hiç ihtiyaç duymamıslardı Lakin tekrar ediyorum, basit insanlar değillerdi, mü layim çobanlar, soylu vahşiler, sıkıcı ütopyacilar de gillerdi. Bizden daha az karmaşık da değillerdi. Ama mesele şu ki, mutluluğu aptalca bir şey sanmak gibi ukalaların ve elit geçinenlerin aklına uyarak sürdür düğümüz kötü bir alışkanlğımız var bizim. Sade ce ac1 çekmenin entelektüel bir değeri vardır bune göre, sadece kötülük ilgi çekicidir. Sanatçının ihane- ti de budur: Kötülüğün sıradan, acının müthiş sıkic olduğunu kabullenmeyi reddetmek. Yenemiyorsan, onlara katıl. Canını yaktıysa, tekrarla. Oysa acıyı yü celtmek, sevinci mahkům etmektir; siddeti benimse mek, geri kalan her şeyi yitirmektir.
Savsaklama, hayatın gerçeklerinden kaçmakla ilgili bir sorundur. Hedeflerimizi savsaklarken aslında kendimizin en azılı düşmanı haline geliriz. Söz konusu olan kendi hedeflerimiz, kendi görevlerimiz ve bunları gereksiz yere erteleyen de bizzat kendimiziz. Hayatımızın hatırı sayılır bir parçasını hedeflediğimiz şeyler teşkil ediyor. Aslında filozofların da, psikologların da bıkmadan usanmadan söyledikleri şey aynı: Mutluluk, insanın önüne koyduğu hedefler uğruna verdiği çabada yatar. Özel olarak şu veya bu başarıyı elde etmemiz gerekmiyor; bütün mesele, hayatta bize anlamlı gelen bir şeyin peşinden gitmeye, onun için uğraş vermeye kendimizi adamamız.
Hepimiz bir şeyleri ertelemek zorunda kalırız. Erteleme, önceliklerimizi belirlemenin bir parçasıdır. O günü nasıl planlamış olursak olalım, eğer bir çocuğun sağlığı söz konusuysa, hiç şüphesiz bunun dışındaki hemen her şey önceliğini yitirir. Buradaki esas mesele, bunun hiçbir biçimde istemli bir erteleme olmayışıdır.
Savsaklama davranışı, yapılacak bir işin veya faaliyetin bile isteye ertelenmesidir; hem de bu ertelemenin kişinin iş verimliliğini ve hatta söz konusu faaliyete veya bizzat kendisine dair hissiyatını olumsuz yönde etkilediğini bile bile. Savsaklamak, bile isteye , boş yere ertelemektir.
Serçenin ölmesinde bir bildiği vardır kaderin. Şimdi olacaksa bir şey, yarına kalmaz, yarına kalacaksa şimdi olmaz. Bütün mesele hazır olmakta.
- SHAKESPEARE
Başkaları için yaşadığımız yeter; hiç değilse bize kalan şu son yaşam parçasında kendimiz için yaşayalım. Kendimize ve huzurumuza, düşüncelerimize ve niyetlerimize doğru dönelim yeniden. Güvenli bir yere çekilmek küçük bir mesele değildir; başka şeye karışmayacak kadar bizi meşgul etmeye yarar bu.Kişisel yüklerimizi toplayalım ve çevremizdekilerden izin alalım; bizi bir kenara sürükleyen ve kendimizden uzaklaştıran bu zorlayıcı ayak bağlarımızdan kurtulalım.