Bu dünya hayatında yaşadığın sürece, uykuda olduğunu anlamalısın! Öldükten sonra uyanacaksın. İşte o zaman tam karşısında hakikati yalın haliyle gözlemlemeye ehil olursun. Ondan önce hakikatleri yalnızca metafor ve çeşitli imgelerle anlayabilirsin. Ne var ki zihnin duyusal şeylere saplanıp kaldığından imgelerin ardında bir anlam olmadığını sanır ve işin özünü kaçırırsın. Sadece bedenini görüp kendi ruhundan habersiz kalman neyse bu da öyledir.
Sayfa 64·Kitabı okuyor
Din
Austin BAY'den Mustafa Kemal Paşa'nın Subay Portresi
Mustafa Kemal'in askeri içgüdü ve öngörü konusunda kendi etkileyici metaforunu kullanmak gerekirse, Çanakkale Savaşı'nın ilk saatlerinde kılıcıyla değil dürbünüyle savaşmıştı. Burada sahra dürbünü, stratejik içgüdü ve öngörüye yönelik askeri bir metafor olarak gayet yerinde kullanılmıştır. Olayları etraflıca gözünde canlandırma yeteneğine sahip komutan, mevcut durumu değerlendirdikten sonra, zaman içinde gerçekleşmesi muhtemel etki ve tepkiler üzerine varsayımlarda bulunup analizler yapar. Amacı kendi lehine sonuçlanacak şekilde düşmana üstünlük elde etmektir. İçgüdüleriyle mevcut durumun kaos ve karmaşasını aşıp başkalarının göremediği askeri, siyasi, toplumsal ve hatta psikolojik fırsatları saptar. Öngörüsü sayesinde, eylemleriyle [harekâtlarla] yaratıp şekillendireceği gelecekteki koşulla önceden tahmin eder. Gerçekten zeki, stratejik bir lider -yani dahi- bir zaman dilimi içinde diğer liderlerin gelecekte yöneteceği başarılı harekatlar için gereken koşulları yaratır. Dahi kişi onlarca, belki yüzlerce yıl sonrasının olaylarını etkiler ve belirler
PEGASUS Yayınları, 2013-İstanbul, Çeviren: Fethi AYTUNA
Tarih
Reklam
“Labirentin o şeklinin temeli bağırsağa dayanır. Yani labirentin temel prensibi aslında senin içindedir.Üstelik, dış dünyadaki labirentlerle paralellik gösterir." "Metafor" dedim. "Evet öyle. Karşılıklı metafor. Senin dışında olan bir şey içinde olan bir şeyin yansıması; senin içinde olan bir şey dışında olan bir şeyin yansımasıdır. İşte o yüzden de, kendi dışında olan bir labirente adım atmak yoluyla, kendi içindeki labirente de adım atmış olursun.”
İnsanlar rüya,duygu ya da karmaşık bir duygu durumu gibi içsel bir deneyimi kelimelerle ifade etme ihtiyacı duyduğunda,sol beynin dil yeteneğine sağ beynin eşsiz bir katkısı olan ve metafor denilen özel bir konuşma biçimine başvurur.
Sayfa 184·Kitabı okuyor
Alıntı
17 Haziran - Saldırı mı Savunma mı?
Seneca şansla ne kadar savaşırsan bu konuda o kadar hassas olacağını söyler. Ve ayrıca güven duygusuna giden daha sağlam yolun, felsefenin "yıkılmaz duvarlarından" oluştuğunu anlatır. Onun deyişiyle "felsefe, hırsımızın vahşi coşkusunu dizginlememize ve korkularımızın öfkesini bastırmamıza yardım eder." İster sporda ister savaşta kullanılsın, burada sözü geçen metafor, bitmek bilmeyen ve insanı tüketen bir saldırı stratejisi ile dirençli ve esnek bir savunma stratejisi arasında yapılan seçimdir. Senin tercihin hangi yönde olacak? Sen nasıl birisin?
1000Kitap
"Artık daha fazla acı çekme talimi yapmadan kalbimi açmak istiyorum. Ve bunun için herhangi bir acı doktrinine ya da teolojisine gerek yok. Felaket kehanetlerini çok fazla seviyoruz, kriz etiğini ve tüyler ürperten diliyle tumturaklı aşırıcılığı. Affedersiniz ama hayır. Ben yeterince korkunç şey gördüm. İnsanlık tarihinde öyle bir noktaya geldik ki bazı kimseler için "Bu şey de ne?" diye sorabiliyoruz. Ben artık bunları istemiyorum; hayır, hayır! Ben basbayağı bir insanım, öyle ya da böyle. Hatta "öyle ya da böyle" kısmını size bırakmaya da hazırım. Benim hakkımda siz karar verebilirsiniz. Metaforları seviyorsunuz. Diğer yönleriyle hayranlık uyandıran çalışmanızı bozuyorlar. Eminim benim için de müthiş bir metafor bulabilirsiniz. Ama şunu söylemeyi de unutmayın: Ben acı çekmeyi asla hiç kimse için açıklayıp yorumlamayacağım ve bizi ciddi, dürüst insanlar yapması için cehennemi yardıma çağırmayacağım. Hatta bana öyle geliyor ki, insanın acıyı algılayış biçimi fazla incelikli bir hal aldı. Fakat bu, başka bir uzun incelemenin konusu.."
Sayfa 399 - İletişim Yayınları
Reklam
Reklam