Mor Dünyaya Yolculuk Sırasında...
9/10
·224 syf.··
2025 6. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 28 Aralık 2025 13:03
Mor Mürekkep’i bitirdiğimde, kapağını kapatıp uzun süre elimden bırakamadım. Çünkü bu kitap, okunup rafa kaldırılanlardan değildi; insanın içine bırakılan, orada sessizce çoğalan bir şeydi. Nazan Bekiroğlu’nun mor mürekkebi, sadece bir yazı rengi değil; hatıraların, suskunlukların, yarım kalmış cümlelerin rengiymiş meğer. Bu kitapta anlatılan her metin, bana şunu hissettirdi: İnsan bazen yaşadıklarını anlatmaz; yazıya sızdırır. Ve Bekiroğlu tam da bunu yapıyor. Açık açık bağırmıyor acısını, süslü bir isyan da kurmuyor. Daha çok, içe doğru akan bir nehir gibi… Sessiz ama derin. Okurken sık sık durdum. Çünkü bazı cümleler vardı ki, sanki benim yerime yazılmıştı. Çocukluğun masumiyetiyle kaybın hüznü aynı sayfada buluşuyordu. Hatırlamakla unutmak arasında gidip gelen bir ruh hâli vardı kitapta. Bu, bana kendi hayatımı düşündürdü: Geride bırakılmış evleri, susarak büyüyen duyguları, güçlü durmak zorunda kalmış bir kalbi… Mor Mürekkep, bana şunu söyledi: Her insanın içinde anlatılamayan bir hikâye vardır ve o hikâye en çok sessiz kaldığımız yerlerden kanar. Nazan Bekiroğlu’nun dili çok zarif ama bir o kadar da sarsıcı. Kelimeleri seçerken acele etmiyor; sanki her kelimeyi elinde evirip çeviriyor, “Acıtır mı?” diye soruyor. Bu yüzden kitap boyunca kendimi güvende hissettim ama aynı anda savunmasızdım. Çünkü yazar, kalbimi incitmeden açtı; sonra oraya kendi hüznünü bıraktı. Metinlerde özellikle kadınlık hâli, beklemek, sabretmek, içten içe büyüyen bir yalnızlık çok güçlüydü. Ama bu yalnızlık, bağıran bir yalnızlık değil. Daha çok, gecenin bir vaktinde herkes uyumuşken insanın kendi içine dönmesi gibi… Bu yönüyle kitap, bana yalnızlığın utanç değil; derinlik olduğunu hatırlattı. Mor mürekkep, aynı zamanda bir direniş rengi. Hayata rağmen inceliği koruma direnişi. Kırılmış
Edebiyat
Mor MürekkepNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 20212,176 okunma
Hiç dolmayan boşluğu olan kadınlar sorunsalı
9/10
·142 syf.·
2025 124. kitabı
Bu yazara Chat Gpt den Hakan Günday tarzı yazarlar aradığım zaman rastladım. İyi ki de rastlamışım. Gerçek hayatta da yazdıklarıyla benzer hikayesi olan kadın yazarları severim. Hepsini birleştiren tek nokta: duygusal boşluk.. Bazılarında bu boşluk çocukıuktan gelir, bazılarında yaşadıkça derinleşir. Hayatları tam yolunda gitse bile, bir şey vardır yerine oturmayan. Bunu aşmayı denerler, alkolle, eroinle, dağıtmakla, dibe vurmakla. Karşılarına merhametli ve onları gerçekten anlayan biri çıkarsa şanslıdırlar, yoksa uçurumun dibine yuvarlanırlar bu duygusal boşlukla.. Nilgün Marmara , Sylvia Plath ve ya Virginia Woolf gibi.. Kitabın bazı sayfalarında kendimi okudum.. orada bahsedilen hisler bana çok tanıdık bir geçmişten geliyor. Hayatın zor anlarında insan tutunmaya bir şeyler arıyor.. Uyuşturucu bu yollardan en kötüsü ve tercih edilmemesi gerekeni. En doğrusu kaçmadan yaşanacak her şeyi yaşayıp, dibe vurup çıkmak.. Yazarın aynı sebebten yaşamını sonlandırması üzücü.. Bu aralar insanların üzülmesi ve mutlu olamaması konusu beni çok rahatsız ediyor, en çokta kötü kalpli insanlar ve ya tepkisizler... Mor ve Ötesi' nin "Canlı yayın" şarkısı ona ithaf edilmiştir, çok güzel.. Kitap sarstı baya.. Kırık bir hayata dair kitaptan son bir alıntı bırakıyorum: Ben galiba hayatım boyunca iki arada gidip gelicem Kornişteki perde gibi, raydan çıkana dek..
Eroin GüncesiKanat Güner · Stüdyo İmge · 20011,698 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·312 syf.··
Beğendi
·
2025 107. kitabı
Herkese merhaba Bugün, British Book Awards'ta 2023 yılında ‘En Sürükleyici Kitap’ ödülünü almış olan Hikaye Koleksiyoncusu ile geldim. Kahramanımız Janice; 50'li yaşlarında evli ve bir çocuklu, evlere temizliğe giderek geçimini sağlayan,işinde de çok başarılı,kendi hâlinde bir kadındır. Kendi sorunlarından kaçmak için; etrafta duyduğu hayat hikayelerine kayıtsız kalamamaya başlar, kendine hikayelerden bambaşka bir dünya kurar. Evine temizliğe gittiği, mor kimonolu,sert mizaçlı, eski ajan, 90’lı yaşlardaki ev sahibi Bayan B’nin; ‘peki senin hikayen ne?’ sorusuyla Janice iç yolculuğuna başlayıp eteğindeki taşlar dökülünce; ben de koleksiyonuma bir hikaye daha eklemiş oldum. Kitap için sürükleyici değildi diyemem ama en sürükleyici ödülünü alacak bir kitap mı emin değilim; zira son 50 sayfaya kadar yavaş aktı benim için. Günlük rutin; temizliğe gidiyor, sohbet ediliyor, hikaye anlatılıyor şeklinde ilerledi. Ama son 50 sayfa öyle ki, kitap sırf onun için bile okunur. Gülsem mi, duygulansam mı bilemedim ama yüreğim yumuşacık oldu Tavsiyemdir. Keyifli okumalar
Hikaye KoleksiyoncusuSally Page · The Kitap Yayınevi · 2023123 okunma
10/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2025 31. kitabı
Mor Kim Değilsen Bu kitap adeta sizin aynanız olacak. Yaşadığınız olumsuzluklar, hayal kırıklıklarınız, ailenizde olup bitenler… Hepsi sanki sizin için yazılmış gibi karşınıza çıkacak. Okurken ağlayacak, sorgulayacak, zaman zaman inanmakta güçlük çekeceksiniz. Kısacası, içinizde taşıdığınız tüm yükler tek tek önünüze serilecek. Her şeyle yüzleşmek zorunda kalacaksınız. Peki, buna hazır mısınız?
MorPınar Gogulan · Libros Kitap · 2019740 okunma
Puan vermedi·32 syf.··
2025 218. kitabı
Bazen arkadaş grubumuzda dışlanmış hissederiz ve üzüntüyle yapmamamız gereken birtakım davranışlar sergileriz. Oysa o an yapılması gereken kendi fikrimizi ifade etmektir, aksi takdirde bir yanlış davranış bir başka yanlışı doğurur ve karmaşa çıkar. Arkadaş olan Kırmızı, Sarı ve Mavi, üç küçük kuş bir telde sohbet ediyorken Kırmızı, Sarı'ya birlikte solucan avına çıkmayı teklif ediyor ve ardında Mavi'yi bırakıyorlar. Kendisini dışlanmış ve yalnız hisseden Mavi, yanına gelen Yeşil ve Mor'a asılsız bir dedikodu söylüyor. Böylece kuşlar kendi aralarında lafları değiştirerek kulaktan kulağa Kırmızı ve Sarı hakkında dedikoduyu taşıyorlar. Bir yalanın çığ gibi büyüdüğünü gören Mavi, kaygılanıyor ve pişman oluyor. Kuşlar ise işin aslını öğrenmek için Kırmızı ve Sarı'yı arıyorlar. Ne olduğunu anlamayan Kırmızı ve Sarı, Mavi ile yüzleşerek gerçekleri konuşmak istiyorlar. Dışlandığı için içerleyen Mavi, ilk başta yalanlarına devam etse de Kırmızı'nın derin nefes alarak sakince kendisine yönelttiği sorular sonucunda gerçekleri itiraf ediyor. Bazı davranışlara kırılmak ve sonucunda kızgın hissetmek doğaldır ama bu durumu kindar bir şekilde kötü yönetmek yerine konuşarak ve sakinliği koruyarak aşmak mümkün. Üç Küçük Kuş, bu olgular üzerine işlenen harika bir eser, tavsiyemdir
Üç Küçük KuşLysa Mullady · Sabri Ülker Vakfı Yayınları · 202032 okunma
Puan vermedi·344 syf.··
2025 9. kitabı
Mor Salkımlı Ev’i okurken kendimi bir hatırat değil de sessiz bir iç konuşma dinliyormuş gibi hissettim. Halide Edib, yaşadıklarını dramatize etmeden, neredeyse mesafeli bir dinginlikle anlatıyor. Bu mesafe, metni soğuk değil; aksine inandırıcı kılıyor. Okuyucu olarak bana “bunu böyle hissetmelisin” demiyor, sadece yaşanmışlığı önüme koyuyor. Bir okuyucu olarak eserin bana verdiği duygu, nostaljiden çok bir arayış duygusu oldu. Halide Edib’in çocukluğu mutlu bir çocukluk gibi sunulmuyor; daha çok gözlemleyen, düşünen, erken olgunlaşmış bir çocuğun hikâyesi. Bu da metni duygusal olmaktan çok zihinsel bir yolculuğa dönüştürüyor. Mor Salkımlı Ev, geçmişi özlemek için değil, geçmişi anlamak için yazılmış bir eser. Okuyucuya hazır cevaplar vermiyor ama güçlü sorular bırakıyor. Bu yönüyle beni yormadı; düşündürdü.
Edebiyat
Mor Salkımlı EvHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 20253,696 okunma