“Her yeni insanla kendi öykümüzü yeni baştan yaşarız. Kimse bize yeni bir öykü getirmez. İnsan, insanın öyküsüne katılır sadece. Alaşağı da etse, o eski öyküdür alaşağı ettiği. Bu yüzden her yeni insan yeni baştan kendimizle yüzleştirir bizi. Öykümüzün renk değiştirme vaktinin geldiğini söyler bize gelişiyle. Bu belki de hep hazırlıksız yakalandığımız vakitler bir müjde midir bir uyarı mı, bilinmez. Her değişim, bizden alır bize verir. Mutlaka sonradan özleyeceğimiz şeylerdir bizden alacağı ve mutlaka sonradan özleriz bize vereceklerini.”
Sayfa 358·Kitabı okuyor
Ebû İdris el-Havlânî (Allah rahmet eylesin) anlatıyor: Bir gün Şam Mescidi’ne gitmiştim, baktım ki orada nur yüzlü güzel bir genç vardı, halk etrafına toplanmış ihtilafa düştükleri meselelerin çözümü için ona soru soruyor ve görüşünü de kabul ediyorlardı. Onun kim olduğunu sordum: –Muâz b. Cebel, diye cevap verdiler. Ertesi gün kuşluk vakti mescide gittim. O zatı, orada benden evvel gelmiş ve namaz kılarken buldum. Namazı bitirinceye kadar kendisini bekledim, sonra önüne gelerek selâm verdim ve: –Vallahi ben seni seviyorum, dedim. Bana: –Allah için mi seviyorsun, dedi. –Evet, Allah için seviyorum, dedim. –Allah için seviyorsun değil mi, dedi. –Evet, Allah için seviyorum, dedim. Bunun üzerine elbisemin kenarından tutarak beni kendisine doğru çekti ve şöyle dedi: –Sana müjde, ben Resûlullah’ın (sav) şöyle dediğini duydum: “Allah Teâlâ “Sırf benim için birbirini seven, benim için toplanan, benim için birbirini ziyaret eden ve benim için infak edenler, benim sevgime hak kazanmışlardır.” buyurdu.” (MU1748 Muvatta’, Şa’r, 5)
Din
Reklam
Biz bu kitabı sana, her şeyin açıklayıcısı, bir doğruya iletici, bir rahmet, Müslümanlara bir müjde olarak indirdik. 16-Nahl Suresi 89
Sayfa 393 - İstanbul Yayınevi·Kitabı okuyor
Alıntı
Mutlulukla çoğalmaya başladığımızda daha güzel olacak bu dünya. Hepimize yetecek kadar müjde var bu hayatta.
- Yepyeni bir haber ister misiniz? - Müjde çocuklar!.. - Allah var!.. Sevinin!.. + Bu mu yeni haber? - Bu! Dünyanın en eski ve en yeni haberi! Kavrayamadınız mı? Her ân yeniden öğrenmişçesine öğrenin: Allah var! Hâlâ mı kavrayamadınız? Allah var diyorum! Şimdi öğrenmiş gibi öğrenin! Müjde Allah var!..
“ Mal biter, mülk yiter, sevdiğin elden gider, can yurdunda duman tüter, geçer, elbet ömür geçer, bu fena yurduna üryan gelen, üryan gider. Bizim meftunluğumuz bu üryan halimize midir? Üzerimizdeki bir yamalı aba olsa ne olur, bir ipek yaba olsa ne olur? Bu dünya bizim olmadı hiç, bizim değildir lakin bir müjde vereyim ki size ötelerde bizim olan bir dünya var elbet. O öte aleme hazır olmak için sizin ne engelliyor ve sizi bundan ne alıkoyuyorsa bilin ki o nefsinizdendir ve nefs apaçık düşmandır size. Sultan olsanız ne olur, köle olsanız ne olur bu kuru kavgada. Köle de toprak, sultan da toprak… Bu dünya yolda abdest almak için durduğumuz bir handır ancak. Abdesti alalım da yürüyelim dostlar”
Sayfa 173·Kitabı okuyor
Reklam
Reklam