Doğanın kendine alışkanlığıdır, Sanatın yeniden, yeniden ürpermesi. İnsanın kendine alışkanlığıdır, Ölümü önceden beklemesi.
Sayfa 197·Kitabı okuyor
Mutluluk diye bahsettikleri şey, hayat boyu mest olmak değildir; az ve geçici acılardan oluşmuş bir varoluş içindeki anlar ile şüphesiz edilgin değil etkin olan pek çok ve çeşitli hazlardır ve tüm bu şeylerin temeli olarak da yaşamdan bahşedebileceğinden fazlasını beklememektir. Böylesi bir yaşam, ona sahip olma şansı olanlarda, her zaman mutluluk ismine layık görünür. Böylesi bir varoluş da yaşamlarının hatırı sayılır bir kısmı boyunca pek çokları için şanstır.
Felsefe-Düşünce
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Mutluluk ile bahsedilen şey hazdır ve acının olmamasıdır; mutsuzlukla ise acıdan ve hazzın yokluğundan bahsedilmektedir.
Felsefe-Düşünce
SON...
Ben bu yolun sonunda kendime çıktığım için çok mutluyum. Zor bir yolculuktu ama doğrusu değdi...
Sayfa 125·Kitabı okudu
Duygu ve Düşünce
Pozitif düşünce dedikleri salla, salla, dur bir durum. Hayat ne güzel filan. İçinde inanıyor mu peki? Hayır. Bir şey de değişmiyor o zaman.
Sayfa 181 - Mona Kitap·Kitabı okuyor
Düşünce tarihine baktığımızda, trajik düşünürler ve anti-trajik düşünürler arasında bir ayrışma tespit edebiliriz; bizzat kendisi trajik olan bir çatlak gibi de görülebilir bu. Bir tarafta anti-trajikler: İsa ve Marx, Buda ve Sokrates, ve ayrıca Keynes ve genel olarak mutluluk felsefeleri. Onlara göre her şeyin bir anlamı vardır, her şey dünyevi veya göksel bir kurtuluşla iyi biter. Diğer tarafta trajikler: Kant ve Freud, Nietzsche, Max Weber ve Schumpeter. Onlara göre, gölgesi olmayan ışık yoktur, görünmezlik olmadan görünürlük, mutsuzluk olmadan mutluluk, hep mutlu geçen bir aşk da yoktur.
Sayfa 126·Kitabı okudu