Ancak koca bir hiç olabilirim. Koca bir nada. Hayır,o bile değil. Sıfır değil,eksiyim. Dünyaya hiçbir faydası dokunmamış sıradan biriyim. Arada bir kötülüğüm dokunmuştur o kadar.
Sayfa 206·Kitabı okudu
Alıntı
Sonuçlara göre, kadınlar doğurganlıklarının zirvesindeyken kısa süreli bir arkadaşlık veya bir cinsel ilişki için yaratıcı ama fakir sanatçıyı, yaratıcı olmayan varlıklı adama tercih ediyorlardı. Ancak döngülerinin diğer dönemlerinde kadınlar bu tip bir tercihte bulunmuyordu. Şunu unutmamak gerekir ki tercihlerimiz büyük oranda fizikseldir ve bilinçli düşünceyle üstelerinden gelmek kolay değildir, günümüzde kadınların kusursuz doğum kontrol yöntemleriyle gebe kalmalarını engelleyebilmesi, türümüz için o kadar yeni bir kavramdır ki doğuştan gelen özelliklere bir etkisi olmamıştır. En iyi ebeveyn adayı olan erkek (veya kadın) illaki olası yavruya en iyi genleri verecek kişi olmayabilir. İnsanlar her zaman cinsel açıdan en çok çekim hissettikleri kişiyle evlenmezler ve her iki cinsten insanların yüzde ellilik kısmı, evlilik dışı ilişki yaşadığını kabul etmektedir. Bir rock yıldızı veya atletle yatmak isteyen kadın sayısı, onlardan biriyle evlenmek isteyen kadın sayısından çok daha fazladır. Kısaca, en iyi babalar (biyolojik ma-nada) her zaman iyi babalık (ebeveynlik anlamında) yapamazlar. Bu, Avrupa'da yakınlarda yapılmış bir araştırmada kadınların yüzde onunun, çocuklarının, kendilerini çocuğun babası sanan kişiler tarafından yetiştirildiğini söylemesini açıklayabilir.
Sayfa 290·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hz Ebu bekir (R.A.)
Hz. Ebû Bekir(ra), herkese Ömer(ra) veya ebů Ubey-de bin Cerrah'ın halife olmasını önerir. Tam o es-nada Hz. Ömer(ra), ebû Ubeyde bin Cerrah'a (ra) biat etmek için hamle yaparken o da: "Efendimiz'in(sav) Hac Emiri tayin ettiği, vefatına kadar makamını kullandırdığı birinin önüne geçmem." der ve: "Hz. Ebû Bekir(ra) halife olsun." bile demeden hemen eli-ne yapışıp biat eder. Çünkü onların işi lafız değil, icraattır. Konuşma değil, hamle yapmaktır. Orada herkes biat ettikten sonra Hz. Ebû Bekir(ra) bir de şimdilerde güven oyu denilen atmosferin yani sulh ortamının sağlanması için umumi biat ister.
Sayfa 69·Kitabı okudu
Din
Hz. Cabir bin Abdullah
Hicretten bir yıl evvel Müslüman olmuştu. Bu es-nada 15 yaşındaydı. İkinci Akabe Biati'nde tüm zorluklara direnme pahasına Resulullah'tan (sav) ayrılmayacaklarına ve canları pahasına Onu (sav) koruyacaklarına söz veren Medineli müminlerin en genciydi. Bin beş yüzün üzerinde hadis nakletti. Onun hadis-i şerifler konusundaki hassasiyetinin anlaşılması için altmışlı yaşlardayken yaşadığı bir olayı hatırlayabiliriz. Kalabalık bir ortamda evvelce duymadığı bir hadis işitmişti. Buna göre üzerinde kul hakkı bulunan kimseler doğrudan cennete gidemeyeceklerdi. Sözün gerçekten Peygamberimize (sav) ait olup olmadığını öğrenmek için bunu rivayet eden sahabeyle yüz yüze görüşmek istedi. Bir aylık yolculuğu göze alarak Medine'den Suriye'ye gitti. İlgili hadisi ilk ağızdan dinledi ve gönlü mutmain şekilde Hicaz'a dönüp başkalarını da bu ikazdan haberdar etmeye başladı.
Sayfa 145 - Kapı Yayınları 2. Basım·Kitabı okudu
Sizi şu sakara (ateş dolu çukura) sokan nedir?"
İnsanlar amellerinin karış-lıklarına göre cennetlik ve cehennemlik diye ayrıldıktan son-ra; cennette bulunanlar, o ateşe atılanlara bakıp diyecekler ki: "Sizi şu sakara (ateş dolu çukura) sokan nedir?"(82) Cehennem ehli; o sakarın, o dehşetli vadinin ehli olanlar kendilerini oraya düşüren sebepleri şöyle sıralarlar: Birinci sebep: Namaz kılmamaları "Biz namaz kılanlardan değildik/ibadet edenlerden de-ğildik."[83] İkinci sebep: Yoksulu doyurmamaları "Yoksulları doyuranlardan değildik."[84] Namaz ile sosyal hayat arasındaki muhteşem ilişki bu âyet-lerde de dile getiriliyor. Mâûn sûresindeki uyarı ile aynı mâ-nada burada da namazın sonrasında yoksulların doyurul-maması cehennemi hak etmenin sebebi olarak sayılması çok önemlidir. Üçüncü sebep: Bâtıla dalanlarla birlikte olmaları "Bâtıla dalanlarla birlikte olurduk. "[85] Yani boş ve anlamsız işlerle uğraşanlarla beraber zaman geçirir, bâtıl davalar uğrunda vakit öldürür, hak ve hakikate karşı gelenlerle aynı mekânı paylaşır, bundan da rahatsız ol-mazdık. Dördüncü sebep: Ahiret gününü yalanlamaları "Din (ceza) gününü yalan sayıyorduk."[86] Hiç gelmeyeceğini zannettik, bir de baktık ki ölüm meleği kapımızda bizi çağırıyor. İşte bu dört sebepten dolayı cehen-nemin ehli olduk. Onları bu mekândan kurtaracak hiçbir şefaatçi/yardımcı da yoktur.
Da Rosa, nada digamos agora... Gül üstüne hiçbir şey söylemiyoruz şimdi...
Sayfa 519·Kitabı okudu