5/10
·176 syf.··
2026 2. kitabı
·
52 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2026 01:59
rezil bi kitapti ya neden boyle oldu bilmiyorum basta iyi gibiydi ama COK fazla kadin uzerinden namus ve ahlak degerleri vardi donemine gore normal(???) olsa da cok rahatsiz oldum
Yeşil Bambu ve Diğer Fantastik ÖykülerOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 20214,058 okunma
Aşk ve Hafızanın Romanı
Puan vermedi
Altan, eserinde yalnızca iki insan arasındaki bir aşkı anlatmaz; aynı zamanda Türkiye'nin yakın tarihine damgasını vurmuş toplumsal yaraları, devlet-toplum ilişkilerini, kadın sorununu ve bireyin hafızayla mücadelesini de sorgular. Roman, Selim ve Yelda'nın trajik aşkı etrafında şekillense de, arka planda Mezopotamya’nın tarihsel gerçekliği, şiddet sarmalı ve insan ruhunda bıraktığı derin izler yer almaktadır. Merkezde, hayatında herkesten ve her şeyden çok sevdiği adamdan uzaklaşarak Kurdistan dağlarında uluslararası bir araştırma grubuna katılan Yelda ile ruhundaki kırılganlıkları gizlemek için sevdiği insanı sürekli yaralayan Selim bulunmaktadır. Yazar, gerçek aşkın insan üzerinde bazen nasıl yıkıcı bir ağırlığa dönüşebileceğini çarpıcı biçimde ortaya koymaktadır. Selim ve Yelda'nın ilişkisi, iki yakasını birleştirmesi gereken ancak bu yükü taşıyamayıp çöken bir köprü gibidir. Sonuçta her iki taraf da yalnızlığın içine hapsolur. *Bazı karakterler;* Selim, ilk bakışta olumsuz özelliklerle ve karmaşık bir kişilik görünümü sergiler. Korkak, yalancı, bencil ve zaaflarına teslim olmuş bir kişilik görünümü çizer. Sevdiği insanı kaybetmekten korkmasına rağmen, onu korumak yerine sürekli yaralar. Kendi ruhundaki eksiklikleri ve kırılganlıkları dürüstçe kabullenmek yerine yalanlara, kaçışlara ve savunma mekanizmalarına sığınır. Selim'in bütün zaaflarının altında derin bir sevme kapasitesi, yalnızlık korkusu ve çocukça bir korunma isteği vardır. Bu yönüyle Selim, modern insanın parçalanmış ruhunu temsil etmektedir. Yazar, insanın matematiksel bir formül olmadığını vurgular. İnsanı oluşturan duygu dünyasının karmaşıklığı sayesinde, Selim tüm kusurlarına rağmen okurun ilgisini ve hatta sempatisini kazanabilmektedir. Romandaki "kurbağayı ancak prenses öptüğünde prense dönüşür"
En Uzun GeceAhmet Altan · Alkım Yayınevi · 20054,163 okunma
2/10
·125 syf.··
2026 44. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 18:12
Orhan Kemal, bu romanda toplumsal cinsiyet rollerini altüst etme iddiasıyla yola çıksa da aslında felsefi ve edebi olarak bu iddianın altında ezilen kaba bir yer değiştirme denemesi sunuyor. Sistemdeki eril ve mülkiyetçi kodlara hiç dokunmadan sadece etiketleri değiştirdiği için, ortaya yaşayan karakterler yerine yazarın elinde oynayan yapay kuklalar çıkıyor. Kadın fıtratının özünde var olan o latiflik, zarafet ve kapsayıcılık, güç yer değiştirdiği an anlaşılmaz bir şekilde buharlaşıyor ve yerini "erkek taklidi" kaba bir hoyratlığa bırakıyor. Üstelik yazarın, bir erkeğin ezilmesi ve namus baskısı altında pısırıklaşması üzerinden kadın okuyucunun içinin rahatlayacağını, bir tür intikam hazzı duyacağını varsayması, kadının vicdan ve adalet duygusunu tamamen küçümseyen, oldukça iğreti edici bir yaklaşım. İşin içinden o dönem için ilginç sayılan parodi havasını çıkardığınızda ise geriye sadece dilsel açıdan sığ, kendini tekrar eden, gürültülü ve boş bir mahalle muhabbeti kalıyor; bu da edebi derinlik ve nitelikli bir üslup arayan okur için sabır zorlayan tam bir vakit kaybına dönüşüyor.
Tersine DünyaOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20214,125 okunma
Puan vermedi·240 syf.·
2026 10. kitabı
Peyami Safa'nın aynı zamanda ilk romanı olan Sözde Kızlar, bu sene okuduğum en beğenmediğim kitap olacak gibi görünüyor daha şimdiden Kitapta üç kadın karakter üzerinden Batı yaşam tarzına özenmeye karşılık Türk milliyetçiliği ele alınıyor. İdeal Türk Müslüman kadınının nitelikleri Mütareke Dönemi işgalleri sırasında babasını arayan Mebrure, Batı'nın istenilmeyen niteliklerini barındıran kişi Nevin ve bu iki ucun arasında olan ama Batıya özenen kişi ise Belma (Hatice) karakteri ile temsil ediliyor. Türk Müslüman kadını yazara göre fikrî yönden gelişmiş olmalıdır, Batılı kadın ise daha çok fiziksel nitelikleri ile ön plana çıkar. Buna rağmen kitapta çelişkili bir şekilde Mebrure karakteri fiziksel nitelikleri açısından detaylıca betimlenirken, Nevin'in bu konuda yeterince iyi olmadığına değinilmiş. Yazarın kadının düşünsel ve kültürel yanlarına eğilmesini bekliyordum. O nedenle beni gerçekten hayal kırıklığına uğrattığını söyleyebilirim. Ahlakı salt namus üzerinden tanımlamak yazıldığı döneme göre normal sayılabilecek bir durum olsa da bu durum romanın amacının dışına çıkacak düzeyde vurgulanıyor. Yazarın iki uçlu düşünme biçimi (diyalektik düşünme) henüz 20 yaşında yazmasına bağlanabilir. Daha olgun eserlerinde bu kadar bir acemilik olduğunu sanmıyorum. Özellikle düşünce yazılarında iyi argümanları var. Kitabı daha iyi incelemek adına bir makale okudum ve bu kendi adıma bir ilk oldu Özetle hiç hoşlanmadığım bir roman okuma deneyimi olsa da belli safsataları tespit etme fırsatı buldum Sizin benzer olumsuz okuma deneyimleriniz oldu mu? kitaplar | Peyami Safa | Sözde Kızlar | okumalar | kitap incelemesi | toplumsal cinsiyet |
Sözde KızlarPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202211,3bin okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2026 8. kitabı
Pəncərədə görünən kölgə kimindir? Kitabın sonuna kimi, yazıçı oxucunu çaşdırsa da sonda Qanbay Qasımlının dilindən əsl qatilin kim olduğu bizə deyilir. Kitabda ən üzüldüyüm hissə, qadınların cəmiyyətimizdə haqsızlığa uğraması, namus adı altında dinlənmədən, uşaqların gələcəyini düşünmədən “cəza verilməsi” oldu.
Pəncərədə Görünən KölgəElhan Elatlı · Nurlan Nəşriyyatı · 2015920 okunma
Sen Kadınsın Otur Oturduğun Yerde!
8/10
·100 syf.··
2026 37. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 10:33
Sıcak havaların etkisiyle kısa sürecek, bir çırpıda okunacak, elimden bırakamayacağım, akıcı bir kitap okumak istiyordum. Bu sebeple elim kitaplığımda duran ve okumadığım tek Moliere kitabı olan Kadınlar Mektebi'ne gitti. Moliere! :) Sadık dostum, zor zamanlarımın kurtarıcısı, gülmek istediğimde, gülerken biraz da düşünmek istediğimde sık sık başvurduğum bir yazar kendisi. Dün, gecenin geç saatlerinde başlamış kitabı bu sabahın erken saatlerinde bitirmiş bulunuyorum. Gelelim kitaba. :) Bu eserinde Moliere; erkeklerin kadınlara yönelik baskıcı ve kıskanç bakış açılarına, ahlak ve namus kavramının içeriğine, aşk ve evlilik kavramının sorgulanmasına, evlilik nedir/ne değildir?'in irdelenmesine yer vermiş. Bunları ele alırken yer yer mizahı yönünü de tabii ki ortaya koymuş. Bu eserinde diğerleri kadar gülemedim fakat bu durum, eserin değerinden ya da okurken aldığım keyiften hiçbir şey eksiltmedi. Yine her eserinde olduğu gibi bunda da yer yer ihanet, kaos, aldatmaca, entrika vardı. Bunların olmadığı bir esere Moliere eseri demem şahsen. :) Dili akıcı, okuması kolay ve keyifli bu kitabı; uzun, bol betimlemeli ve ağdalı anlatımlardan yorulmuş, edebi açıdan daha anlaşılır ve sade bir kitap okumak isteyen herkese gönül rahatlığıyla öneririm.
Kadınlar MektebiMolière · İş Bankası Kültür Yayınları · 20242,305 okunma