• Hangi terzi yüreğimi sana dikmişse sökemiyorum, anlaşılan ben sende eskiyeceğim...
  • “Ya hu nasıl olur da seni sevmezler bu adamlar. Oysa ben gözlerini ellerini en çok da burnunu öpmek isterim. Doyulmaz bir şeysin sen. Nasıl olur da doyulur sana bilmem ki...”
  • 384 syf.
    ·4 günde·8/10
    Keyifle okuduğum bir romantik komedi kitabı var burada.
    İşten çıkarılıp arkadaşlarıyla da arası bozulunca sıkıntılı günler yaşayan Bukle Erbağ hiç beklemediği anda bir iş teklifi alır ve hayatı değişir.
    Bukle kimi zaman üzdü kimi zaman sevindirdi, bazen de öyle trajikomik şeyler yaşadı ki gülsem mi ağlasam mı bilemedim.
    Tarot Falım, Büşra Köprü'nün basılan 2.kitabı, diğer hikayelerini bilmiyorum ama ilk kitabı Görücü Usulü'nü pek sevmiştim. Yalnız ana karakterimiz Bukle, Görücü Usulü'ndeki Zehra'ya hiç mi hiç benzemiyor, zaten benzemesi de gerekmiyor ama ne bileyim böyle beklememiştim nedense :) Uzunca bir müddet karaktere alışamadım.
    Bukle sen nasıl bir şeysin anlatsana biraz? Bazen o kadar mantıklı ki kendimden şüphe ediyorum acaba ben bu kıza haksızlık mı ettim diye. Ama bazen de sanki mantık kelimesi lugatinde bile yokmuş gibi davranışlar. Yok yok etmemişim diyorum :)
    Dobralık ile patavatsızlık arasındaki ince çizgide takılıyor, çoğu zaman patavatsızlığa doğru kaydığı muhakkak. Ama hikaye ilerledikçe gözüme batmamaya başladı, alıştım sanırım. Onu da öyle kabullenip sevdik :) İç sesleriyle çekişmelerini okumak eğlenceliydi. Evden çıkmadan burç yorumlarını okumayı eksik etmiyor Bukle, ben pek sevmediğim için o kısımlarda birazcık sıkılmış olabilirim.
    Diğer karakterlerden de bahsetmek istiyorum çok hoşlardı; Okan, Öykü, Devrim, Giray hatta Gözde bile. Normal şartlar altında kendisinden hoşlanmamamız gerekiyor ama pek mümkün değildi, gayet olgun bir karakter. Sevilesi karakterler yazan yazarları seviyoruz . Akıcı anlatım dili sayesinde kitap çabucak bitiyor. Hikayenin en sevdiğim yönlerinden biri de entrika barındırmaması oldu. Ponçik bir hikayeydi. Aslında çok okuduğum bir tür değildir romantik komedi. Şimdiye dek okuduklarımı saysam bir elin parmaklarını geçmez herhalde. Tarot Falım severek okuduklarımdan biri oldu. Kitabı kapattığımda yüzümde geniş bir tebessüm vardı :) Bu türü seviyorsanız keyifle okuyacağınızdan eminim.
  • seyrek gülüş sen ne güzel bir şeysin
    nazlanırsın ama bir gün gelirsin'

    düşen bir yaprağa bağladım hayatımı
    olsun artık diyorum ne olacaksa
    paralı asker miyim neyim ben
    ekleyip duruyorum sabahları akşama
    ve kendimi arıyorum meşgul çalıyor
    gerçi söylenmez böyle şeyler uluorta
    aşk diyor başka bir şey demiyor kalbim
    nasıl bir dostluk ki bu,hem kadim
    hem de mayhoş elma tadında.

    kendimi de koysam ayağımın altına
    yine de yetişemiyorum ey aşk,
    omzunun hizasına.
    çünkü bende birikiyor her şeyin tortusu
    ve ayağını kaldırıyor dünya,konuşurken benimle.
    budanan oğullar gibiyim,sessiz ve narin
    nereye konsam geri sayım başlıyor
    kurcalıyor beni bir çırağın elleri
    ah,unufak olsam ve desem ki
    ağzın tat görmesin hayat
    kandırdın beni.

    sorma,
    elim kırılsın bir daha
    dokunursam güneşe.

    kılpayı kaçırılmış bir şeyin
    bıraktığı ardında
    neyse oyum ben.
    yaralı serçe,benim için dua et; 
    gök bir kayalık gibi şimdi üstümde
    dr şükrü öncüoğlu'ndan
    üç ayda bir reçete.

    acıyan bir şeyim ben burdan çok uzaklarda
    ve koskocaman bir hansın sen uğraşma bu çocukla
    çünkü nasıl birşey biliyorum itin taştan korkması
    bir yastık arıyorum kuş seslerinden
    mühim değil sonrası.

    sorma,
    yangın sönseydi suyla
    denizler her akşam böyle yanmazdı.

    yakartop oynayan melekler gördüm güneşle
    ve büyük çiftçiler gördüm dağları biçen
    yolundaydı herşey,ben bile yolundaydım
    ama
    kıyıya vardığımda
    kendimi unuttuğumu anladım
    karşı kıyıda.

    şiirler söyledim belki duyarsın diye
    çığlığıydım içinde dilsiz bir şehzadenin
    sana seslendim durdum bu küçücük odadan
    acımı duy,sensin pusulam benim
    ki dünya
    silinmiş bir harita
    gibi yabancı bana.

    sorma,
    usulca uzandığında
    bir ceset oluyorsun öpüldükçe şımaran.
  • ''-bu yüzden buraya geldin. böylece birisi seni ve gerçekte kendine anlattığın hikayelerini dinleyebilecekti.
    -uzun vadede bu yeterli değil canım.
    +doğru. fotoğraf çekmemin kanıtlamakla ilgisi var. fotoğrafın belirmesini beklerken, kendimi garip bir şekilde huzursuz hissediyorum.
    +çektiğim fotoğrafı, gerçeğiyle karşılaştırmak için sabredemiyorum. ama karşılaştırmak bile beni sakinleştirmiyordu.
    +fotoğraflar gerçeğinin yerini hiç tutmuyordu.
    -burada kalamazsın.
    +sanki kontrol ediliyormuşum gibi gitmeye devam ettim.
    -sen gerçekten hayattan kopmuşsun. burada kalamazsın, anladın mı?
    +sen ciddi misin?
    -evet dostum. sana yardım edemem.
    +ama seni rahatlatmak isterim.
    +anlamıyorum.
    -nasıl yaşandığını ben de anlamıyorum. kimse bana nasıl yaşanacağını öğretmedi.
    -bu şehirde bir kavşağa geldiğinde,
    -sanki...
    -ormanda bir açıklığa gelmiş gibi olursun
    https://youtu.be/sR5BXifSvZQ
  • Sen nasıl bir şeysin ya ,virüs gibi sardın bedenimi❤