• 'Çarmıha gerilen peygamber isa aşkına söyle;
    sen nasıl bir şeysin böyle.
    Sol yanımdan on binlerce havari göç ediyor coğrafyana.
    Hasbinallah!'
  • Bu sefer Fuat elini arkadan Mine’nin çamaşırının üzerinden dolgun kalçalarına götürdü. Kuyruk sokumundaki çukurdan başlayarak kalça kıvrımlarını parmaklarıyla keşfetmeye çalışıyordu ki Mine kalktı. Fuat onun ince beline sarılıp, bir göğsünü ağzına alırken, Mine de Fuat’ın erkekliğini eline aldı.
    “Hadi onunla biraz daha ilgilen,” diyerek aşağı çekti Mine’yi. Aslında Mine’nin içi kıpır kıpırdı. Hemen orada şimdiye kadar bildiği her şeyi yapmak, kendini sonuna kadar vermek istiyordu. Fakat Fuat ile yaşayacaklarını ciddiye aldığı, belki de aradığı adamın o olduğunu düşündüğü için de kendini tutmak istiyordu. Fuat’a ona çok önem verdiğini, herhangi biri olmadığını, belki de aradığı adamın kendisi olabileceğini hissettirmek istiyordu öncelikle. Her erkekle aslında bu kadar çabuk yakınlaşmadığını, aralarında özel bir şeyler olduğu için böyle olduğunu belirtmesi gerekiyordu bir şekilde ama nasıl? Zaten aklı başından gitmişti. Fuat’ın organına ilk dokunduğu ve onu gördüğü zaman öyle büyük bir coşku duymuştu ki. Yanılmadığı için çok mutluydu ve deli gibi onu tatmak istiyordu. Kendi kendine,
    “O kadar elime aldım, sadece tek bir kere dilimle tadına bakayım” diye düşündü. Dizlerinin üzerine çöken Mine şimdiye kadar sadece eliyle dokunduğu kamışın başına sanki ilk defa dondurma yalar gibi tek bir dil hareketiyle dokundu ve bunu yaparken de Fuat’ın gözlerinin içine baktı. Bak organını nasıl yalıyorum dercesine, meydan okurcasına yaptığı tek bir dil hareketi Fuat’a yine,

    “Sen nasıl bir şeysin?” sorusunu sordurttu. “Seni istiyorum. İçine girmek istiyorum. Her şeyi istiyorum.”

    “Bugün değil. İlk gün olmaz,” dedi Mine.

    “Çıldırıyorum senin için.”

    “Bugün değil. Bekleyeceksin.”
  • https://www.youtube.com/watch?v=vBg9qeZlhDg

    Uluorta

    'Seyrek gülüş sen ne güzel bir şeysin
    nazlanırsın ama, bir gün gelirsin...'

    Düşen bir yaprağa bağladım hayatımı
    Olsun artık diyorum ne olacaksa
    Paralı asker miyim neyim ben
    Ekleyip duruyorum sabahları akşama?
    Ve kendimi arıyorum, meşgul çalıyor...
    Gerçi söylenmez böyle şeyler uluorta,
    Aşk diyor başka bir şey demiyor kalbim.
    Nasıl bir dostluk ki bu, hem kadim
    Hem de mayhoş elma tadında...

    Kendimi de koysam ayağımın altına
    Yine de yetişemiyorum ey aşk,
    Omzunun hizasına.
    Çünkü bende birikiyor her şeyin tortusu
    Ve ayağını kaldırıyor Dünyâ, konuşurken benimle.
    Budanan oğullar gibiyim, sessiz ve nârin
    Nereye konsam, geri sayım başlıyor
    Kurcalıyor beni bir çırağın elleri
    âh, unufak olsam ve desem ki;
    Ağzın tat görmesin hayat
    Kandırdın beni...

    Sorma,
    Elim kırılsın bir daha,
    Dokunursam güneşe...

    Kılpayı kaçırılmış bir şeyin
    Bıraktığı ardında
    Neyse, oyum ben.
    Yaralı serçe, benim için dua et;
    Gök bir kayalık gibi şimdi üstümde
    Dr. Şükrü Öncüoğlu'ndan
    Üç ayda bir reçete...

    Acıyan bir şeyim ben burdan çok uzaklarda
    Ve koskocaman bir hansın sen, uğraşma bu çocukla.
    Çünkü nasıl birşey biliyorum, itin taştan korkması
    Bir yastık arıyorum kuş seslerinden
    Mühim değil sonrası...

    Sorma,
    Yangın sönseydi suyla,
    Denizler her akşam böyle yanmazdı...

    Yakartop oynayan melekler gördüm güneşle
    Ve büyük çiftçiler gördüm dağları biçen
    Yolundaydı herşey, ben bile yolundaydım
    Ama
    Kıyıya vardığımda
    Kendimi unuttuğumu anladım
    Karşı kıyıda...

    Şiirler söyledim belki duyarsın diye,
    Çığlığıydım içinde dilsiz bir şehzâdenin
    Sana seslendim durdum bu küçücük odadan
    Acımı duy, sensin pusulam benim
    Ki Dünyâ
    Silinmiş bir harita
    Gibi yabancı bana.
    Sorma,
    Usulca uzandığında
    Bir ceset oluyorsun öpüldükçe şımaran...

    İbrahim Tenekeci
  • https://youtu.be/mQR0bXO_yI8

    Benimle aya uç
    Yıldızlarından arasında oynayalım
    Baharın nasıl olduğunu göreyim
    Jüpiter ve Mars'ta
    Başka bir deyişle: elimi tut
    Başka bir deyişle: öp beni
    Kalbimi şarkıyla doldur
    Ve sonsuza dek şarkı söyleyeyim
    Sen özlem duyduğum her şeysin
    Taptığım ve bayıldığım
    Başka bir deyişle: lütfen,doğru ol
    Başka bir deyişle: Seni seviyorum.
  • Bu kitabı önermiyorum yani 357 sayfalık bir kitabı iki günde bitirtiyorsa bağımlılık yapar kardesim, yasamdan koptum yav sen nasıl bir şeysin anlamadım ki kitap bitti icimde hala devam ediyor beynim kabul edemiyor bittigine o nasil guzel bir anlatım tarzıdır yarabbi. Harper Lee mekanın cennet ola (boğa burcu bu arada kendileri ;) )