Adı:
Midak Sokağı
Sayfa sayısı:
317
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nobel Yayınları
Baskılar:
Midak Sokağı
Midak Sokağı
Midak Sokağı
1988 yılında nobel edebiyat ödülü alan ve bu ödülü almış ilk müslüman yazar olan Necip Mahfuz'un okuduğum ilk kitabı.Ve açıkça itiraf etmeliyim ki yazarın yazım tekniğine,anlatımına hayran kaldım.sanki bir kitap yazmamışta,eline kalemi kağıdı almış herhangi bir şey konuşur gibi çok rahat bir şekilde başlamış yazmaya ve karalamasız,müsveddesiz direkt yazıp bitirmiş gibi bir his bıraktı bende.Kitap o kadar akıcı ki,hani bir deyim vardır ya; su gibi akıp gidiyor diye işte aynen öyle.300 sayfalık kitabı iki oturma da bitirdim çıktım.insan elinden bırakamıyor.kitap ta 1940 lı yıllar da ,daha doğrusu ikinci dünya savaşı yıllarında,Mısır'ın Kahire şehrindeki küçük bir sokaktaki insanların,yaşantıları, birbirleriyle ve sokak dışı kesimdeki insanlarla olan ilişkileri anlatılıyor.karakterler o kadar iyi seçilmiş ki neredeyse her çeşit insana rastlamak mümkün.ama başta da dediğim gibi benim için yazarın yazış özelliği daha çok ön plana çıktı.eğer diğer kitapları da bu şekilde güzel,net ve akıcı bir dille yazılmış ise, ben daha çoook Necip Mahfuz eseri okurum gibi geliyor bana.
Necip Mahfuzun en sevilen en çok okunan ödüllü kitabı.
Gerçekten hertürlü övgüyü hertürlü beğeniyi hakediyor.
Kitabı okurken sokak sakinlerinin yanındaymış gibi hissediyorsunuz kendinizi.
Kirşanın kahvehanesindeki sohbetleri dinleyen bir müşteri, Kamil amcanın her zaman köşesinde oturup Abbasla laflaması duyan bir sokak sakini gibi hissedebilirsiniz kendinizi.
Tasviri,kelimelerin rengi,cümlelerin güzelliği kitabın akıcılığı insanı mest ediyor doğrusu.
Kitapta sürekli duygu değişimi yaşayabilirsiniz;
Hamidenin tutkusu, hırsı, fikirleri,özgüveni sizi kızdırabilir.Bir yandanda Abbas masum aşkı sizi gülümsetebilir.
Midak Sokağı , kendinizden ,çevrenizden mutlaka birşeyler bulabileceğiniz bir kitap.
Şiddetle tabsiye edilir.
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.277 Oy)19.039 beğeni43.307 okunma3.012 alıntı182.666 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.534 Oy)8.818 beğeni28.653 okunma840 alıntı139.425 gösterim
  • Simyacı
    8.6/10 (7.880 Oy)8.836 beğeni26.290 okunma2.645 alıntı114.503 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.647 Oy)5.753 beğeni19.632 okunma830 alıntı100.980 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (9.261 Oy)9.229 beğeni25.563 okunma1.790 alıntı118.468 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.697 Oy)13.396 beğeni34.476 okunma3.388 alıntı145.820 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.560 Oy)9.064 beğeni25.307 okunma1.500 alıntı126.314 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.458 Oy)7.862 beğeni21.348 okunma3.977 alıntı129.103 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.439 Oy)8.016 beğeni22.740 okunma826 alıntı89.564 gösterim
  • Uçurtma Avcısı
    9.0/10 (9.690 Oy)11.433 beğeni28.466 okunma1.561 alıntı149.268 gösterim
Kütüphanemizin en üst rafında unutulmaya yüz tutmuş kitaplar arasında gözüme çarptı Midak Sokağı. Nobel Ödülü almış olması okuma isteğime büyük bir katkıda bulundu desem yalan olmaz.
Kitap, ismiyle müsemma sokakta yaşayan insanların hayatlarını, yaşam tarzlarını konu ediniyor. Kitabın ilk başlarda gayet akıcı bir seyri vardı. Yer yer güldüm, şaşırdım hatta ürkütücü gelen bölümler bile oldu. Fakat ortalara doğru ilerledikçe kitabın seyrini tahmin etmek zor olmadı. Özetle bahsedecek olursam; bulunduğu ortamı, sokağını, yaşam tarzını beğenmeyen, etrafındakilere küçümser gözlerle bakan, sürekli güzelliğiyle övünen Hamide’nin olmadık hülyalara kapılıp başına gelen felaketleri konu edinmiş.
Kitapta en sevdiğim karakter Rıdvan Hüseyni oldu. İnsanların akıl danıştığı, etrafına sürekli iyimser gözlerle bakan, her yaşadığından ders çıkaran bir tip. Hüseyni gözümde tabiri caizse ‘ak sakallı dede’ olarak canlandı bazı bölümlerde. İnsanlara verdiği öğütler ise kulağa küpe olacak cinsten.
Kitapta sık sık gözüme çarpan ve rahatsızlık veren bir ayrıntıya da değinmek isterim: Karakterlerin bile isteye bir suç, kötülük işledikten sonra “Allah böyle emretti” diye onun arkasına sığınmaları biraz sinir bozucu geldi ama bu çevirmenin yorumu da olabilir pek tabii.
Zaman zaman sıkılsam da okuduğuma memnun olduğum bir kitap oldu. Yazarın Nobel Ödülü kazanan ilk Müslüman olması da önemli bir ayrıntı diye düşünüyorum. Farklı kültürlerden okumayı sevenler bu kitaba bir şans verebilir. Şimdiden iyi okumalar dilerim. :)
Sınıflar arası fark, yoksulluk, kenar mahalle, sınıf atlama çabası ve tüm bunların sonucunda yaşanan ahlaki ve manevi yıkımlar... Bu konulara benzer kurgularla hem edebiyat hem de sinema dünyasında defalarca değinildi. Hala en güncel konular, maalesef olmaya da devam edecek ve birçok kalem de yazacak. Necip Mahfuz çok içten ve duru bir anlatımla yazmış. Sayfalar bir bir ilerlerken okumuyor da dinliyor ya da yaşıyor gibi hissediyorsunuz.
Sade ve sarsıcı!! Bazı yazarların Nobel Edebiyat Ödülü almış olması hiç şaşırtıcı değil.. Necip Mahfuz kalemini kullanmayı çok iyi biliyor... Dil son derece sade, kitap akıp gidiyor.. Hikaye ise çok sarsıcı çünkü gerçeği olanca açıklığı ile anlatıyor.

Öncelikle yazarın bulunduğu ülkenin şartları, savaş döneminde olması, ve ülkenin inanç sistemi düşünüldüğünde kitaptaki karakterler daha da sarsıcı oluyor. Mahfuz, Mısır gibi bir ülkede tabu olan ve bahsetmesi bile sakınca yaratabilecek hayat biçimlerini yazıya dökmüş ve kalıcı bir eser içerisinde toplamış. Aslında sadece gerçek insanlardan bahsediyor ama gercekleri kabul etmek bazı toplumlarda sakıncalı olabilir. Onun ödül almasını sağlayanın bu olduğunu düşünüyorum. Büyük bir cesaret gerektirir.

Çok etkileyen bir başka husus ise; o yalın anlatım dili ile anlatılan o karmaşık karakterler. Kâmil Amca, Abbas, Hamide, Şeyh Derviş, Kirşa ve diğerleri; her birinin neden o gün o insan olduğunu ve her davranışının nedenini anlayabiliyorsunuz. Her karakterin duygu durumunu, fiziksel görüntüsünü ve yeri geldiğinde mimiklerini gözümde canlandırabildim.

Midak sokağı gerçek bir hikâye. Bir toplumda inanç sisteminin gölgesinde tabu olan ve hiç yaşanmıyormuş, varolmuyormuş gibi davranılan hayat biçimlerini tüm gerçekliğiyle anlatan bir kitap....

Kitabı okuyanların/okuyacakların düşüneceği gibi; "Büyüleyici" bir kitap, Ingilizcesi "magical" diye okunur, yazılışı ise m-a-g-i-c-a-l.
Kitabın son 100 sayfasını okuyamadım. Vasat bir tv dizisi gibi geldi. Belki de çok fazla tarzım değildi. Okuyacak olanlar için şunu söyleyebilirim; Mısır'ın Zaglul sonrası bir döneminde, bir sokakta geçen gündelik olaylar anlatılıyor. Dil çok sade ve haliyle akıcı ama ben okurken sıkıldım.
Elimdeki kitap 1989 yılında Sokaktakiler adıyla 315 sayfa basılmış. Kitap için yapacağım şey inceleme değil küçük bir yorum olacak, kitap hakkında fikir sahibi olmak isteyenlere. Kolay bir dil ama derin manalar gizli cümlelerde. Şeyh karakteri var ki romanda böyle bir komşumun olmasını arzuladım, herşeyini yitirmiş inancı ve umudu dışında! Bir insanın hayatı bir anda sadece kısacık bir anlık karar ile nasıl değişiri birkaç olayla çok güzel işlemiş yazar. Bir an yetiyor ise dünyamızın altüst olmasına dürüst, sağlam, seven ve sabreden olmalıyız. Çok zor ama en çokta affeden olabilmeliyiz. Ben asla yapmam demeyin hiç bir kötülük ve hayret verici işler için. Şeytan boş durmuyor çünkü. Kitabı tavsiye ediyorum, listenizde olmalı. Selamlar
Yazar gecekondu mahallelerini tüm gercekligiyle anlatmis.Okurken kimi zaman cok sinirlenip kimi zaman hayrete duseceksiniz okumanizi tavsiye ederim...
farklı kültürlerin günlük yaşamını öğrenmek hep ilgimi çekmiştir . bu romanda da mısır halkının arasında yaşıyorsunuz . mutlaka okunmalı . tıpkı pearl bakın ana romanı gibi .
Sokak insanlarinin ozellikle kohne ve eski yerlesim yerinde yasayan veya yasamak zorunda kalan insanlarin tekduze ama zorlu yasamlari ele alinmis. Binbir gece masallarindan bir tat var gibiydi..
“Hangimiz bu dünyaya geldiğimizde bir kral gibi karşılanmaz ki! Ama sonradan kötü talihinin kararlaştırdığı yöne gider. Bu, doğanın en zekice ihanetlerinden biridir. Bizi gelecekte nelerin beklediğini bize önceden gösterecek olsa, rahimden ayrılmayı reddederdik.”
Gerçekten çok güzeldi. Normalde aldığım bir kitabı acele etmem bitirmek için ; ama bu kitapta bekleyemedim. Heyecanı sürekli dorukta. Mahalle sakinlerinin her birine ozenle deginmis yazar.Sonu yürek parçalayiyci idi. En çok dikkat çeken şey yazar sürekli betimlemis zaten sokakta ne kadar iç parcalayici olay yaşanırsa yasansin akşamına anında unutuluyor.Zaten herkes birbirinden tiksindigi ve bu duygularını gizlemekdikleri için çok da sıkıntı degil herhalde. Her şeye rağmen yazarın bu kitabını ozleyecegim.
İnsanlar unutulmaya mahkûmdurlar ve değişmeyen bir yürek yoktur.
Necib Mahfuz
Sayfa 314 - Kamil Amca
Kötü bir ruhun çirkinliği en güzel şeyleri bile berbat edebilir, ama yine de hayatın bütününde güzellik ve iyilik vardır.
Necib Mahfuz
Sayfa 60 - Cem Yayınevi
Ama aslında hayatı uzun bir uykudan başka şey değilken ölüm ona nasıl zarar verebilirdi?
Necib Mahfuz
Sayfa 6 - Kâmil Amca
Niçin dünyayı kana bulayan bir savaşta biz bir mutluluk kırıntısı bulabilelim?
Necib Mahfuz
Sayfa 273 - Hüseyin
Hiç bir zaman sıkıldığınızı söylemeyin.Can sıkıntısı Allah'a inançsızlıktır.Can sıkıntısı inancı mahveden bir hastalıktır.Bunun hayatla yetinmemekten başka anlamı var mıdır?
Necib Mahfuz
Sayfa 60 - Rıdvan Huseyni

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Midak Sokağı
Sayfa sayısı:
317
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nobel Yayınları
Baskılar:
Midak Sokağı
Midak Sokağı
Midak Sokağı

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

  • 2 defa gösterildi.

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0