Kendi kendine "Beni burada tutan daha ne var ki?" diye soruyordu. Hem kendine hem de özgür ve mutlu olabileceği kırlara, ormanlara koşmak yerine taşların üzerinde yuvarlanan bu siyah köpeğe kızıyordu. İkisinin de bu avludan çıkıp gitmesine engel olan tek bir şey vardı: Esarete ve köleliğe olan alışkanlık ...
Sayfa 113·Kitabı okudu
Artık ne mutlu ne mutsuzum. Her şey geçip gidiyor. Bu zamana kadar yaşadığım, soğuk bir cehennemi andıran sözde ‘insan’ dünyasında tek gerçek şey bu.
Reklam
Mutlu olduğunu bilmeyen ne çok mutlu insan var!
Sayfa 214·Kitabı okudu
sen ne kadar mutlu olduysan o da o kadar mutsuz yaşadı.tanrı böyle paylaştırmayı uygun bulmuş.
Hem Sadullah ile Asude arasında bir tek zincir yoktu ki! Halka halka zincirler vardı. Her biri paslanmış, kaynamış, köhnemiş zincirler… Krallar da ölürdü. Önemli olan mutlu ölmekti. Kendisini mutlu sanan veya öyle inanan insanların aslında ne kadar aldandıklarını, dünyanın bir rahatlık ve mutluluk yurdu olmadığını, ölümden sonraki mutluluğu elde etmenin ise en büyük erdem olduğunu düşündü.
Sayfa 270·Kitabı okudu
Oysa bütün istediğin kıpırtısız bir hayattı. Sakin, dingin, hareketsiz... Mutlu olmaktan çoktan vazgeçmiştin, istediğin tek şey huzurdu. Huzurun yolu da mutlak eylemsizlikten geçiyordu. Ama ne zaman, ne eşya, ne de o izin verdi buna.
Alıntı
Reklam
Reklam