BELKİ çok varlıklı değildik...Ayakkabılarımız da hep marka değil di...Elbiselerimizi annem diker,kazağımızı annem örerdi.Mutluyduk...Korkmazdık...
Okulumuz öğretmenimiz güzeldi...Andımızı okurduk. Fabrikalarımız bizimdi. Yollarımız bizimdi. Köprülerimiz de...
En çok müslüman yoktu....Herkes insandı.Herkes cennetlik...Komşuluk vardı. Gaz yoktu. Tek odada kömür sobası. Ama hiç üşümezdik. Bir roman yazsan sığmaz buralara. Kopya yoktu.Herkes kendi alınteri ile gelirdi biryerlere. Din konuşulmaz, herkes ibadetini yapardı... Demokrasi vardı.
TRT bizimdi. Dinlerdik Yurttan sesler. Zeki Müren ,Neşet Ertaş,Bedia Akartürk. Aşık Veysel. Radyo tiyatrosu dinlerdik. Hepsi bizimdi. Televizyon siyah beyazdı ama bizim için rengarenkti. Kaptanın Seyir Defterini o zaman not ettim. Elektrik Kurumu bizimdi. Buğday bizimdi. Saman bizimdi. İnek bizimdi.
Komşu teyzelerle akşamları yazlık sinemalara giderdik. Ya da çıngır çıngır çaylar börekler eşliğinde hoş sohbetler vardı. Kimse kimseye kışt demezdi. Kimse kimseye sen şucusun ben bucuyum filan demezdi.
Türk tütünü vardı.Pancar vardı.Türk şekeri vardı. Sümerbank vardı.Etibank vardı. Halkbank vardı.Sokaklarda akşama kadar oynardık. Eller tozlu. Dizler yırtık. Kimse bizi kaçırmazdı annelerimiz korkmazdı.
Gençlere eski Türkiye’yi anlatın diyorlar.
Nasıl anlatalım?
Demezlermi ne yaptınız böyle?
Neticede.....
Varlıklı değildik. Belki ayakkabımız yamalıydı. Kıyafetleri annem diker. Kazağımı annem örerdi,ama Mutluyduk ! Korkmazdık ! Okulumuz öğretmenimiz güzeldi. Andımızı okurduk. Fabrikalarımız bizimdi. Yollarımız bizimdi. Köprülerimiz de..
Çoğumuzun cebi delik, ancak gönlü zengindi. Sofralarımız bereketli, yediklerimiz sağlıklıydı.