Kendimize sürekli bir inat ve daha da sabırlı bir hoşgörüyle hatırlatmalıyız ki, hiçbir şey mükemmel olmak zorunda değil gerçekten ne fikirlerimiz, ne bedenlerimiz, ne yazdıklarımız, ne yaptıklarımız… Elimizden gelen neyse tamam, o kadar olsun.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
«Fakat insanlar ait oldukları gruplara sadıktır ve mültecilerin çoğunun Midgard'ın orijinal nüfusundan birkaç ton daha koyu tenli olduğu gerçeğini bir kenara bıraksak bile, aksanları onları yabancı olarak mimlemek için yeterliydi. Midgard'a gelmelerinin üzerinden daha bir ay geçmeden, yayınlarda Yeni Umut'u mahveden delilik her neyse onun taşıyıcıları olduklarını, sosyal ve siyasi hayatımıza girmelerine izin verilirse Midgard'ı da aynı yola sürükleyeceklerini savunan anonim makaleler çıkmaya başladı. Hükümet onlara temel bir maaş ve yaşayacakları yerler ayarladı ama ilk andan itibaren gerçek bir iş bulmaları neredeyse imkânsızdı. Karaya ayak bastıktan iki yıl sonra, içlerinden birkaç düzinesi küçük bir isyana dönüşen bir oturma eylemi düzenledi. Ondan sonra, çocuklarını genel okullara kabul ettirmekte bile zorlandılar.»
Sohrab başını bir kez daha salladı. "Her şeyden yoruldum," diye yineledi.
"Ne yapabilirim, Sohrab? Lütfen söyle."
"Ben..." Yine suratını buruşturdu, sesini engelleyen şey her neyse, onu çekip almak istercesine elini boğazına bastırdı. Gözlerim yine beyaz pansuman beziyle sıkı sıkı sarılmış bileğine kaydı. "Eski hayatımı istiyorum," diye soludu.