Bu gece evrad ile meşgul olurken nöbetçiler ve başkalar işitiyorlardı. Kalbime geldi ki: "Acaba bu izhar, sevabını noksan etmiyor mu?" diye telaş ettim. Hüccetü'l-İslâm İmam-ı Gazalî'nin meşhur bir sözü hatıra geldi. O demiş: " Bazen izhar, çok defa ihfadan daha ziyade efdal olur. " Yani aşikâre yapmakta başkalar ya istifade veya taklit etmek veya gafletten uyanmak veya dalalette ve sefahette muannid ise karşısında şeair-i İslâmiye nevinde izhar etmek, izzet-i diniyeyi göstermek gibi çok cihetle, hususan bu zamanda ve ihlas dersini tam alanlarda değil riya, belki gizliden tasannu karışmamak şartıyla çok ziyade sevaplı olabilir diye bir teselli buldum.
Din
Tarihin henüz ağır ağır yol aldığı çağlarlarda az sayıdaki olaylar belleklerde rahatça yer ediyor ve önünde özel yaşamın çekici serüvenlerinin izlendiği bir arka fon perdesi oluşturuyordu. Günümüzde zaman büyük adımlarla ilerliyor. Tarihi olaylar bir gecede unutuluveriyor,hemen ertesi sabah bir yenisinin çiğ damlacıkları parıldamaya başlıyor ve artık Öykücünün anlattıklarına bir fon perdesi oluşturmaktan çıkıp özel yaşamın o tekdüze bayağılıklarının arka planda yer aldığı bir perdede oynanan çok şaşırtıcı bir serüvene dönüşüyor.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Li Zhensheng'in adı "şanın yükselen bir şarkı gibi dört bir yanma erişecek" anlamına gelir. Li, 1963'te Çin'deki tüm kurumlan yerle bir eden Büyük Proleter Kültür Devrimi patlak vermeden üç yıl sonra ye­ rel bir Harbin gazetesinin kadrolu fotoğrafçısı olma şansına ve şanssız­ lığına sahipti. Gazetede onsekiz yıl görev alan Li, bunun iki yılını bir eğitim kampında geçirmişti: milyonlarca kişi gibi o da bir eylemci, bir zorba ve bir kurban olarak Kültürel Devrim'e katılmıştı. Bir fotoğrafçı -ve kısa süreli de olsa şevkli bir devrimci- olan Li, on yıl boyunca Çin'i sarsan siyasal çalkantıları yücelten onbinlerce fotoğraf çekmiştir. Ancak öte yandan, bu devrimsel deneyin karanlık yüzünü de gören Li, bu sahneleri kaydettiği ve "'negatif negatifler" adını verdiği filmleri uzun yıllar boyunca, yağlı bezlere sarılı biçim­ de evinin döşeme tahtaları arasında saklamıştır. Kültürel Devrim'in tamamen kınanmakta olduğu 1988 yılında, bu karelerden yirmisi Pekin'de sergilendi; 1990 yılında ise, artık bir üniversite profesörü olan Li, onları Birleşik Devletler'e kaçırmaya başlamıştı. 2003 yılında, bu resimlerin yanısıra ayrıntılı başlıklar, tarihsel denemeler ve gazete baskıları, Li'nin de anılarıyla birlikte Li'nin devrim birliğinin de adı olan Kızıl Haber Neferi isimli son derece şık ancak oldukça da ürkütücü bir kitap olarak basılmıştır.
Sayfa 155 - Espas kuram sanat yayınları 2013
Araştırma-İnceleme-Siyaset-Politika
“Cennet-i âlâ’ya! Yüreğimi yaralı bir halde bırakıp gitti cennet-i âlâ’ya. O gittikten sonra bir daha saramadım yaralı yüreğimi. Oradan çekip çıkaramadım batan dikeni…”
Sayfa 48·Kitabı okuyor
Bir şeye sahip olmamakla, onu kaybetmek hiçbir zaman aynı şey olmamıştı. Yaşanan her an, hayat suyunun içindeki bir damla gibiydi. O damlayı geri almak mümkün değildi. Damla bir kez oraya aktıktan sonra, suya yayılır, suyla bütünleşir ve suyu değiştirirdi. Buna umutlarımız da dahildi. Umut, bir kez doğduktan sonra, sanki yaşayan hücrelere dönüşüyor ve yok oluşu sizden bir şeyleri eksiltiyordu. Yaşanmış zamanların aritmetiği olamazdı. Onlar, artık yalın zaman dilimleri değildi.
Sayfa 21
O bir harikalar âleminde, bir heyecan dünyasında yaşardı...
Alıntı