Biliyorsunuz, iki yıldır burada yoktum, dün döndüm Kuzey kutbundan. Sizler öyle istemiş, öyle uygun bulmuştunuz, öyle oldu.. iki yıllık bir iş. Kısacası iki yıldır dünyanın damındaydım, bacanızı temizledim. Özene bezene de yaptım, tütmez artık. Ama diyeceğim o değil: Orada tam iki yıl penguenlerden başka canlı görmedim. Onlar da yalnız beni görüyorlardı. Durumu anladınız elbette: Bu iki yıl içinde ne bana nasılsın diyen oldu, ne de ben bir kerecik olsun nasılsın diye sorabildim. Tabii iyiyim de demedim. Penguenler dostluk nedir bilmiyorlardı.. bu yüzden tam iki yıl süresince dünyada değilmişim gibi geldi bana.Ve işte o zaman anladım ki, dostluk yok mu, dünya da yoktur: Hoş bulduk dostlarım.. dünyayı buldum: Çünkü sizi buldum. Bakın, az kalsın unutuyordum: Nasılsınız? Ama sizden atik davrandım gene de, önce ben sordum. Ben mi? Ben iyiyim elbette.. sizi gördüm daha iyi oldum. Ohooo.. demek beni dinleyecek vaktiniz de var? Anlatayım öyleyse.. hem de seve seve. Dedim ya, daha dün geldim Kuzey Kutbundan. Tam iki yıl oldu, iki çift laf etmeyeli; konuşmak için can atıyorum. Sonra anlatacak şeylerim de var.. öyle şeyler ki.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Mazhar Osman Atatürk'le görüşmektedir. Bir ara Atatürk sorar:
- Osman Bey, bu delilik nasıl bir şey?
- Gazi Paşam az da olsa herkeste bir parça vardır, deyince Atatürk:
- Ne demek istiyorsun, bende de mi var?
Hoşsohbet ve sözünü esirgemeyen biri olan Mazhar Osman:
- Ohooo . . . Sizde herkesten bin beteri var. İçeride ve dışarıda dört iklim yedi cihana kaf a tutmak akıllı adamın yapacağı iş mi?
Atatürk dakikalarca güler ...
Freud, “Evlilik aşkı kutsamaktır” Bukowski, “Sabah güneşinin doğuşu kadar kısa süren aşkı mı kutsayacağız? Aşk, nisan yağmuru gibidir. Yağar geçer. Kaldı ki bu işin daha yazı var, kışı var... Ohooo!
Nietzsche. “Tekeşlilik deyin ya da evlilik. Adı ne olusa olsun, çiftler arasında bir süre sonra ortaya güç yarışı çıkıyor. Mesele güç istencinde gizlidir. Ben nerede canlı bir varlık bulduysam, orada kudrete yönelik iradeyi gördüm. Hizmet edenin iradesinde bile efendi olabilme iradesini gözlemledim.”