KİTAP KONUSU
Rosie, evinin tavanı çöktüğü için geçici bir süre en yakın arkadaşı Lina’nın evinde kalmaya karar verir, fakat Lina yurt dışında olduğu için ona ulaşamaz ve keyfini bozmak istemediği için de bu durumu kendine saklar.
Tam da o gün, Lina’nın evinin kapısı zorlanır. Bir hırsız olduğunu düşündüğümüz kişi, Lina’nın evinde kalmak için gelen kuzenidir. Üstelik Rosie’nin sosyal medyadan sürekli takip ettiği ve kendisiyle tanışmak için sabırsızlandığı kuzeni...
KİTAP YORUMU (SPOİLERSİZ)
Nereden başlasam ki? Öncelikle bence Rosie ve Lucas dünyanın bir yerindeler ve gerçekten yaşıyorlar. Bir kitabı okurken bunu hissetmek pek sık başıma gelmiyor ama onların gerçekten hayatta olduğunu hissettim ve buna bayıldım! Çünkü yazar bu şekilde anlatmış ve bence harika bir gerçekçilik, duygu aktarımı!
Dili çok akıcı ve konusu yüzünden sayfalar okunmuyor, yutuluyor. Kesinlikle ama kesinlikle bu kitabı okumadım, YEDİM!
Karakterlerin aynı evde yaşaması, çift bakış açısı olması...
Rosie’nin cesurluğu ve her zaman dik durma, asla yıkılmama çabası, sürekli etrafındakileri düşünmesi ve Lucas’a verdiği değer...
Lucas’ın naifliği, Rosie’yi güldürmek için sürekli çabalaması, düşünceliliği ve harika yemekler yapan biri olması...
Bayılmadım, ÖLDÜM!
Yani bu kitabı yerden göğe kadar övmek istiyorum ama sanki kelimelerimi yeterince güçlü kullanamıyorum. Bu kitap için yetmiyor!
Tek bir sıkıcı an bile yoktu. Baştan sonuna kadar içine çekti ve bırakmadı. Özellikle Rosie’nin iç dünyasını okumak beni yıkıma uğrattı. Sürekli iyi ve güçlü olmak zorunda olduğuna dair okuduğum o paragraflar... onu inanılmaz seviyorum. Tarifsiz. En sevdiğim kadın karakterler arasına girdi ve en yükseklerde.
Lucas ve Aaron sahneleri mükemmeldi. Lucas başlı başına mükemmeldi. Bu kadar düşünceli erkek