Ey Ölüm Seni Yendik Yoksa Tam Tersi mi!?
7/10
·236 syf.··
2026 20. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 15:52
İsimsiz bir ülkede yeni yılda yeni bir hayat başlar. Ölümsüzlük hükmünü sürmeye karar verir ve artık kimse ölümün soğuk yüzü ile tanışmayacaktır. Bu durum başlangıçta bir festival havasında karşılanır oysa hayat döngüsünün çarkının bozulması düzenin ritminin bozulmasına neden olur. Ölümsüzlük sanıldığı gibi sonsuz mutluluk sunacak bir durum olmadığı gibi kaosa neden olmuştur. İnsanların inanışlarından, ahlaki yaklaşımlarına, toplumun değer yargılarından ekonomik krize kadar bir sürü kavram konusunda karmaşaya neden olur. Önce kilise damgayı yer ölümsüzlük hakimse artık insan neden dine sığınsın? Din adamları panikler. Sonra cenaze levazımatçıları. Ortada kaldırılacak bir cenaze olmayınca işsizliğin eşiğinde bulurlar kendilerini. Bir taraftan hastanelerin kapasitesi dolmaktayken diğer taraftan huzurevleri 'huzur' evi olmaktan çıkar. Devlet yaşa bağlı olarak artan nüfus ile nasıl cebelleşecegini düşünürken Bankacılık ve sigorta işlemleri de kaosa dönüşür. Ülke koskocaman bir bilinmezlik çukuruna düşmüş debelenirken bir de bu krizi fırsata çeviren mafya üyeleri peydah olur. Yani ülke gerçekten de bir kaosun içindedir. Jose SARAMAGO inanılmaz güzel bu kurgusu ile hayatımızın rutininde varolan durumların yokluğunu sorgulatıyor. Yazı dili, basit anlaşılır bir de yazarı okuyanların bildiği bir tarzı var: nokta ve virgül dışında noktalama işareti kullanmaması. Çokça atasözü ve deyim kullanmış, bu da anlatımı kuvvetlendirmiş. Kitabın ana karakteri ölüm. Bence kitap 3 bölümden oluşuyor. Ilk bölümde ölüm ortadan kayboluyor bahsettiğimiz o kaos ortamında toplumun ahlaki olarak da çöküşü çok güzel resmedilmiş. 2. Bölümde ise ölüm insanlığa verdi dersi yeterli bulup görevini yapmaya başlar tek bir farkla bu kez insanlara öleceklerini bir hafta önceden eflatun zarflı bir mektupla
Ölüm Bir Varmış Bir YokmuşJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınevi · 202015,4bin okunma
Dünyayı Anlamadım
5/10
·69 syf.··
2026 245. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2026 02:34
Felsefi yönü baskın bir şiiri var yazarın, düşünen sorgulayan, sorular yönelten. Ölüm ise en gözde teması. Yaşama, evrene, zamana, dünyaya ve içindekilere yönelik o anlamadığı dünyaları nasıl anlamadığını mırıldanıyor. Kendi içinde tutarlı fakat beğenmedim.
Edebiyat
Dünyayı AnlamadımYaşar Kara · Yazılı Kağıt Yayınları · 201712 okunma
Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı
9/10
·160 syf.··
2026 12. kitabı
Bir inanç ritüelinin baskı sonucu değişime uğraması karşısında derin bir bunalıma düşen bir keşişin, kendi olma ve hayatını anlamlı bir uğurda yaşadığına ikna olmak için girdiği büyük bir mücadele ve bu mücadeleyi göze alamayıp değişime ayak uyduruyor gibi görünen başka bir keşişin ise içindeki boşluğun büyüyerek ağır bir sancıya ve yıkıma dönüşümünün şiirsel bir anlatımıydı kitap. Hakikat mücadelesinin çilesi ve özle uyuşmayan ,sorumluluk almadan taşınan maske iki ayrı ölüm getirdi. Tükenmez bir sorgu gem de...Bir hikaye okumadım, uzun bir şiir okudum sanki. Yazarın kullandığı dil ve üslup fark yarattı, bir yandan da Ferit Edgü' yü çağrıştırdı. İnandığımız gibi yaşamak veya yaşadığımız şeye inanmanın derin bir sorgusu üzerine harika bir eser.
Uzun Sürmüş Bir Günün AkşamıBilge Karasu · Metis Yayınları · 20192,182 okunma
Puan vermedi·95 syf.·
2026 22. kitabı
unutmuş sevinebilmeyi, gülümsemeyi unutmuş biliyor seçtiği adın kendine hiç yakışmadığını sımsıcak sarılmayı unutmuş, bilmiyor öpmeyi Kenti bir uçtan bir uca yürüyebilmek sevdiğinin kolunda bulutlara bakarak Boşver bunları diyor, karşılığı yok yaşamda...
Belki Yine GelirimAhmet Telli · Everest Yayınları · 20166bin okunma
9/10
·624 syf.··
2026 54. kitabı
Kitaba başlarken yarım bırakır mıyım acaba diye biraz çekinmiştim ama endişelerimin hepsi sayfalar ilerlerken yavaş yavaş yok oldu gitti resmen. Beklediğimden çok daha keyifliydi kitap. Sanırım zaman ilerledikçe okumaktan hoşlandığım türler de değişiyor. Daha önce okusam sıkılacağım kitaplardan çok büyük keyif almaya başladım ve Kıyamet Kitabı o listenin baya yukarısında diyebilirim. Aslında zaman yolculuğu temalı kitapları pek sevemiyorum ben. İşlemesi gerçekten çok zor bir konu ve her şey pamuk ipliğine bağlı olduğu için -özellikle geçmişe yapılan yolculuklarda- hikayeler genelde kasıntı oluyor gibi geliyor bana. Başlamadan önce biraz da bu yüzden çekinmiştim ama Kıyamet Kitabı diğer zaman yolculuğu kitaplarından çok farklıymış. Peki nasıl farklıymış? Her şeyden önce hikaye zamanda yolculuğun kendisinden çok yolculuk sonrası yaşananlarla ilgiliydi. Sadece bir kez zamanda geriye gidildi ve hikaye geçmiş ve -kitap evrenindeki zamana göre- günümüz olarak ikiye ayrıldı. Diğer kitaplardaki gibi sürekli başka yerlere geçip durmadılar yani. Ayrıca yolculuğun sebebi maceraya çıkmak için değil de bilime katkı sağlamak için olunca okuduğum diğer kitaplardan hemen ayrıldı. Şöyle birazcık da kitaptan bahsedelim; Geçmişe yolculuk yapan tarih öğrencisi Kivrin ve onun bu yolculuğa çıkmasını asla istemeyen, endişe içindeki üniversite hocası Dunworthy; bu iki dönemi bize anlatan iki ana karakterdi. Kivrin'in cesaretine gerçekten hayran kaldım ama Dunworthy'nin önsezilerini de hafife almamak gerektiğini Kivrin'le beraber kitabın ilerleyen sayfalarında yaşayarak öğrendik. Kivrin yanlışlıkla girdiği her eve ölüm getiren veba salgınının yaşandığı döneme gitmişti. Dunworthy'nin ağzından dinlediğimiz 2054'te ise bambaşka bir salgın (grip) ortaya çıkmıştı. İki ayrı dönemde salgınlara
Kıyamet KitabıConnie Willis · İthaki Yayınları · 2026206 okunma
Puan vermedi·336 syf.·
2026 30. kitabı
Herkese merhaba. Yine muhteşem bir Eve Dallas kitabı ile geldim. İlk önce Eve'nin muhbiri yüzü parçalanmış şekilde öldürülür. Daha sonra ünlü model Pandora öldürülür. Eve bu cinayette çok zor durumda kalır. Pandora'nın cinayetindeki tüm deliller Eve'nin en yakın arkadaşı Mavis'i göstermektedir. Eve, Mavis'in katil olmadığına emindir. Eve bir yandan olayı çözmeye çalışırken diğer yandan Roarke'ın zorlamasıyla düğün hazırlıklarıyla uğraşır. Kendi düğünü de olsa Eve için mesleği daha ön plandadır. Bu sefer bir de en yakın arkadaşını aklaması gerekmektedir. Pandora'dan kimse hoşlanmamaktadır. Herkes katil olabilir. Ayrıca ölümsüzlük adı verilen yaşa dışı bir madde ortalıkta gezmektedir. Yine ve yine katili tahmin edemedim. Hiç düşünmediğim biriydi. Baştan sona gizem doluydu. Eve düğün hazırlıklarında kendinden bekleneni yaptı. Hiç şaşırtmadı. Roarke bu konuda çok sabırlıydı. Mavis'in çok çabuk olanları kabul edip sanki hiç cinayetle suçlanmamış gibi hareket etmesi beni rahatsız etti açıkçası. Eve ondan daha çok endişeliydi. Eve'nin geçmişe olan kapı daha çok aralanıyor. Ve bu kapı hiç hoş olmayan, can sıkıcı bir yere açılıyor. Düğüne bir gün kalaya kadar çalışan Eve'nin dördüncü kitapta nasıl balayına çıkabilecek merak ediyorum. Ölümsüz Ölüm serinin üçüncü kitabıydı. Ölümsüz Ölüm Nora Roberts (J.D. Robb)
Polisiye / Gerilim
Ölümsüz ÖlümNora Roberts (J.D. Robb) · Epsilon Yayınları · 2005359 okunma