Savaş, psikolojik bir nefretin değil, net bir artı-ürün ve hiyerarşi birikiminin sonucudur. Avcı-toplayıcının dünyasında artı-ürün (stok) bulunmadığı için, savaş yoluyla elde edilecek hiçbir ekonomik "ganimet" olamaz. Esir alınan bir düşman, beslenmesi gereken ekstra bir boğazdan başka bir şey değildir ve sosyal hiyerarşinin olmadığı eşitlikçi bir kabilede kölelik mekanizması kuramsal olarak çalışamaz. Kadın gaspı ve tecavüz ise, kabilenin en büyük hayatta kalma silahı olan "karşılıklı güven ve psikolojik bütünlük" dokusunu içeriden patlatacak ölümcül birer parazittir. Savaş, tamamen sınıflı toplumun ve mülkiyet birikiminin ürettiği ticari bir suçtur.
Bize en yakın primat kuzenlerimiz olan şempanzelerin gruplar arası ölümcül baskınlar düzenlemesi, Standart Anlatı tarafından 'savaşın 5 milyon yıllık evrimsel kökeni' olarak ilan edilir. Ancak aynı araştırmacılar, bonoboların iki farklı grup sınırda karşılaştığında sergiledikleri muazzam barışçıl ritüelleri görmezden gelirler. Bonobolar sınırda karşılaştıklarında birbirlerini öldürmezler; önce bir süre gerginlikle izler, ardından kadınların öncülüğünde bir araya gelir, birbirlerini tımar eder, yiyeceklerini paylaşır ve muazzam grup seksi seanslarıyla gerilimi tamamen erotik bir şölene dönüştürürler. Şempanze şiddetini evrensel doğa kanunu yapıp, bonobo barışını marjinal bir istisna saymak nesnel bilim değil, sadece ataerkil bir seçimdir.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ben vücudumun her tarafına yayılan gamzehrini kalbinden çıkarmak için kendimi aşılayacaktım. Ölümcül bir kara sevdadan kurtarılacaktım.
Sayfa 174·Kitabı okudu
Sosyoloji
Her kişinin kimliği, resmi kayıtlarda görünenlerle kesinlikle sınırlı olmayan bir yığın öğelerden oluşur.Kimlik yaşam boyunca değişir bugün Kabil de kız doğmakla Oslo da kız doğmak aynı anlamı taşımıyor, kadınlık aynı biçimde yaşanmıyor,ne de kimliğin başka hiçbir öğesi..... insanlar kimliklerin dolayı önce göçmen sonra sığınmacı oluyorlar bugünkü modern sistemlerin tüm amaç ve gayeleri bütün insanları göçmen ve azınlık haline getirmek değil mi?
Muhteşem kurtuluşlar, dayanılmaz çaresizliklerle boğuştuğumuz anda gelir. Gücünüzün tükendiğini sandığınız yer, bir adım daha direnirseniz kurtuluşun aniden elinizden tutacağı yerdir. Hz. Eyüp iyileşemeyeceği sanılan bir hastalıktan kurtarıldı. Hz. Yusuf terk edildiği kuyudan kurtarıldı. Hz. Yunus gece vakti atıldığı ölümcül denizden kurtarıldı. Tüm bunların ardında, ilahi takdire yönelen bir sabır, sığınma, azim, tevekkül, inanç ve güven gizlidir.