Bu masal okuru alışıldık köy, orman ya da şatodan farklı bir sosyal çevreye götürür. "Güzel ve Çirkin" devrim öncesi Fransa'sında yeni gelişmekte olan burjuvazinin varlığını yansıtır. Bu sınıf, feodal dönemden çok farklı bir ahlaki, toplumsal ve finansal ekonominin içinde yaşar.
Sayfa 79 - Everest Yayınları 1.Basım 2024·Kitabı okuyor
Alıntı
Tabanca eşkıyanın silahıdır; sahte mektuplara imzayı gırtlağa silah dayalıyken attırırlar; bir orman kenarında posta arabasını elde tabancayla durdururlar; iflas etmiş adamlar, beynini tabancayla uçurur... Tabancaymış!... İğrenç!... Ama kılıç öyle mi ya! Kılıç in- sana yoldaş olur, sırdaş olur, dost olur; ya şerefini korur ya intikamını alır
Reklam
acı hatıralar yağar göklerden zehirle yoğrulur gül geceleri. zamanın düğümü kopar bir yerden nereye koydunsa bul geceleri. yıldızlar kalp elmas, ay sahte gümüş çürümüş çürümüş, hepsi çürümüş… bir hayal, bir kabul, bir uyku, bir düş sev sevebilirsen gel geceleri başı karlı yaylalara çıkarım ardıç dallardan ateş yakarım otuz yıl geriye döner bakarım kuşatır çevremi çöl geceleri toprak döşeğimdir, gökyüzü yorgan yanar ta içimde dağ, bayır, orman yeter! tahammülüm kalmadı ey can al götür üstümden, al geceleri bulut ol, engine ağ ikram eyle yağmur ol, bağrıma yağ ikram eyle gel bir gün güneş ol, doğ ikram eyle sil gitsin ufkumdan, sil geceleri.
Ne demiş en büyük ozanımız Neden kulak vermiyorsunuz sesine Bir ağaç gibi hür yaşayın dememiş mi, Ve bir orman gibi kardeşçesine?
Sayfa 78·Kitabı okudu
Alıntı
Zaman
Ben zamanı gördüm , İçimde ve dışımda sessiz çalışıyordu , Bir mezar böyle kazılırdı ancak , Yıldırımsız ve baltasız , Bir orman böyle devrilirdi! Ben zamanı gördüm, Kaç bakışta bozdu hayalimi , Ve kaç düşüncede! Ben zamanı gördüm , Şimşek gibi bir anın uçurumunda.
Herif oturduğu yerden Mitya'ya bakarak gülüyordu. Başka bir durumda Mitya belki köpürüp vururdu bu ahmağa, ama şimdi çocuk gibi halsizleşmişti. Usulca peykeye gitti, paltosunu aldı, ses çıkarmadan giydi ve odadan çıktı. Öbür bölmede orman bekçisini bulamadı; orada kimse yoktu. Cebinden bir elli kapiklik çıkarıp yatak, mum, hizmet parası olarak masaya bıraktı. Kulübeden çıkınca etrafında çepeçevre ormanı gördü. Gelişigüzel yürüdü; hatta kulübeden sağa mı, sola mı dönmek gerektiğini bile bilemiyordu, dün gece papazla gelirken yolu fark etmemişti. İçinde kimseye, hatta Samsonov'a karşı bile kin yoktu. Dar orman yolunda düşüncesiz, şaşkın, aklını yitirmiş gibi, nereye gittiğini umursamadan yürüyordu. Ruhça, vücutça öyle halsizleşmişti ki, karşısına bir çocuk çıksa yıkabilirdi onu... Ormandan güçbela çıkabildi. Hasattan sonra çıplanmış tarlalar önünde göz alabildiğine uzanıyordu. Mitya boyuna yürüyor, “Nereye baksan hep keder, hep ölüm!” diye tekrarlıyordu.
Sayfa 505·Kitabı okudu
Reklam
Reklam