Hep öyle oldu.
Kime biraz gülümsediysem, garip bir önlem duygusuyla, bir yerlere gecikiyormuş gibi telaşlı, arkasını dönüp gitti...
Duygu ve Düşünce
Gerçekten de dağın tepesine kadar tırmanan ve ona bakmadan onun nasıl bir şey olduğunu anlayamayan türden insanlardır roman yazarları. Sadece bu kadar da değil; defalarca tırmansa da hâlâ bilemeyebilir ya da tırmandıkça daha da anlamaz hale gelebilir; işte bu, roman yazarının doğasıdır. Öyle olunca da bu artık verimden önce gelen bir sorundur.
Sayfa 23·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam
"Büyük kurtarıcı tarafından dünyanın güzelleştirilmesi için önce çirkinleşmesi gerekiyor da ondan. Anne karnında­ ki ceninler dünyanın en masum varlıkları olduğu için onları ve annelerini kurban etmek büyük kurtarıcının merhametini celbedecekmiş, öyle dediler."
Ama hayır! Tanrım,bize öğrettiğin yol dar bir yoldur, öyle dardır ki yan yana yürümek ne mümkün.
Sayfa 108·Kitabı okuyor
Hayatta öyle acılar var ki, ruhu inzivadayken cüzzam gibi yer, kemirir…
Alıntı
"Hafızanın dokusu" ile neyi hayal ediyorum? İster eski eşyaları, taşlan, kap kacağı muhafaza edelim, ister kalıcı olacağını düşün­ düğümüz renkli resimler yapıp bir kenara koyalım, ister üzerine yazı yazdığımız her kağıt parçasını özenle biriktirelim (ben öyle biriyim, mesela), ister fotoğrafın ve dijital hafızaların sonsuzluğuna saflıkla inanalım, geçmişi korumak ve muhafaza etmek imkansız bir çabadır. Ama buna rağmen Dayanita Singh'in fotoğraflarının gösterdiği gibi "geçmişi koruma çabamızı" gösteren şeyleri yani eski eserleri, belgeleri, dosyaları bugün bize göründükleri gibi sap­tamak, hatırlamak çabamızın ne kadar candan ve ne kadar "kutsal" olduğunu hissettirir bize. (Dini konu ve yapılarla çok az ilgilen­ mesine rağmen Singh'in kamerasının bize sunduklarında dini ve mistik bir yan vardır.) Hafızalarımızdan pek bir şey kalmaz geriye; belki bizler bile hatıraların ayrıntısından değil, onların bugünkü şeylerin içlerinde sıkışmış havasından hoşlanırız. Hatıraların şey­ lerden biriktirdiği aura elbette bizde bir hüzÜn/melanholi uyandırır. Tıpkı eski Yunan, Roma kalıntılarına, terk edilmiş anıtlara bakmak gibi. Bu kirli, tozlu, renksiz dosyaları "güzel" bulmamızın nedeni, Singh'in hünerli kamerası sayesinde onların içlerimizde birikmiş melankoliyi ortaya çıkarmasıdır.
Sayfa 171 - YKY yayınları 2026
Anı-Mektup-Günlük-Edebiyat
Reklam
Reklam